AKİT MENÜ

Kadın - Aile

1 avuç meyveyle tatlılığını bastırın bakın ne oluyor! Mucizevi baharat: Süper gıda adeta doğal kalkan

Osmanlı saray mutfağının bilinen tüm ezberleri bozan mucize baharat. Padişah sofralarında mucizevi etkileri nedeniyle çok kullanılıyordu. Süper gıdalar arasında olan o baharat, sadece yemeklere tat katmakla kalmıyordu. işte padişahların o baharattan vazgeçememe nedenlerini, bilinmeyen tüm yönlerini, doğru tüketim yöntemlerini haberimizde derledik.

3

Padişahların ziyafet sofralarında en çok tükettiği baharatın karabiber olduğunu biliyor muydunuz? Saray hekimlerinin önerisiyle her yemeğe bolca katılan bu lezzet sırrının arkasında hem mucizevi hem de stratejik nedenler yatıyor.

4

Osmanlı saray mutfağında padişahların sofralarında tuzdan bile daha fazla öne çıkan, adeta saray mutfağının "imza baharatı" kabul edilen madde Karabiberdir. Ancak yalnızca karabiber değil; tatlı-tuzlu dengesinde başrolde olan Tarçın ve şifa niyetine her yemeğe katılan Safran da bu hiyerarşide özel bir yere sahiptir.

5

Padişah sofralarında karabiberin (ve diğer değerli baharatların) tuzun önüne geçmesinin ve bu kadar yoğun kullanılmasının temel sebepleri şunlardır: 1. GÜÇ VE ZENGİNLİK GÖSTERGESİ OLMASI Osmanlı döneminde baharatlar (özellikle karabiber, safran ve tarçın) İpek ve Baharat Yolları üzerinden son derece zorlu şartlarda getirilen, ağırlığınca altın değerinde lüks maddelerdi. Sıradan halk tuza kolayca ulaşabilirken; padişahın ve saray halkının bolca karabiber ve pahalı baharatlar tüketmesi, imparatorluğun ve ihtişamın bir güç göstergesiydi.

6

Saray mutfağının kendine has bir tat dengesi vardı. Et yemekleri, pilavlar ve dolmalar; erik, kayısı, incir gibi meyvelerle pişirilir, üzerine bolca karabiber ve tarçın serpilirdi. Karabiber, meyvelerin tatlılığını bastırıp etin lezzetini öne çıkaran en önemli dengeleyiciydi. Saray hekimleri (hekimbaşılar) yemeklerin sadece lezzetine değil, padişahın sağlığına olan etkisine de bakardı: Sindirim Kolaylığı: Karabiberin ve tarçının mideyi ısıttığına, ağır et yemeklerinin sindirimini kolaylaştırdığına ve gazı söktürdüğüne inanılırdı. Mizaç Dengesi: O dönemin tıp anlayışına (Ahlat-ı Erbaa / Dört Sıvı Kuramı) göre karabiber "sıcak ve kuru" bir gıdaydı. Vücuttaki soğukluğu ve nemi dengelemek için bolca kullanılırdı. Padişahlar için en büyük tehditlerden biri yemeklerine zehir katılmasıydı. Keskin kokulu ve yoğun tatlı baharatların (karabiber, karanfil, tarçın) hem olası kötü kokuları/tatları maskeleme özelliği vardı hem de antiseptik (mikrop öldürücü) nitelikleri nedeniyle koruyucu olarak görülüyordu.