Longevity dünyasında işler biraz karıştı.
Bir tarafta kırmızı ışıklar, saunalar, soğuk odalar, hiperbarik oksijen, kompresyon sistemleri… Diğer tarafta akıllı yüzükler, sürekli glikoz ölçümleri, biyolojik yaş testleri, beyin cihazları, cilt teknolojileri ve giderek büyüyen bir takviye pazarı.
İnsanın bütün bunları görünce aklına şu geliyor:
"Hepsini yaparsam 120 garanti mi?"
Maalesef longevity'nin henüz böyle bir VIP paketi yok.
Bilimin söylediği daha sade: Mesele elinizde kaç teknoloji olduğu değil, onları hangi sırayla kullandığınız.
Ben bilimsel longevity yaklaşımını bir merdivene benzetiyorum.
Ve ilk uyarım şu:
Üçüncü basamaktan başlamayın. Düşebilirsiniz.
1. BASAMAK: ÖNCE TEMELİ DÜZELTİN.
Bilimsel longevity'nin ilk basamağında şaşırtıcı biçimde hiçbir cihaz yok.
Uyku, egzersiz, beslenme, yeterli sıvı, stres yönetimi ve sosyal bağlar.
Bunlar yeni çıkan bir longevity cihazı kadar heyecanlı görünmeyebilir ama sağlık süresini uzatmada en güçlü temel hâlâ burada.
Özellikle kas gücü, aerobik kapasite, kan basıncı, kan şekeri, kan yağları, uyku kalitesi ve vücut kompozisyonu uzun vadeli sağlık için belirleyici.
Yani beş saat uyuyup bütün gün oturuyor, kaslarınızı çalıştırmıyor ama biyolojik yaşınızı üç ayda bir ölçüyorsanız mesele testte değil.
Yanlış basamaktasınız.
Biyolojik yaşınızı ölçmeden önce biyolojinize iyi davranmanız gerekiyor.