Demirkan, sigortalılık oranının bölgeden bölgeye değişiklik gösterdiğine de değinerek, "Bu, tamamen sigortalılık, DASK, deprem bilinciyle ilintili. Sık sık depremlerle karşılaşılan yerlerde sigortalılık oranı daha yüksek, daha az depremle karşılaşılan yerlerde daha düşük." diye konuştu. Depremlerin görece seyrek yaşandığı Konya ve Karadeniz gibi bölgelerde deprem sigortası yaptırma eğiliminin düşük olduğunu veya poliçelerin genellikle ertesi yıl yenilenmediğini aktaran Demirkan, bu noktada DASK'ın sel, dolu ve yangın gibi her yıl yaşanan diğer doğal afetleri de kapsayacak şekilde genişletilmesini öngören Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) Kanunu'nun önemine dikkati çekti. Balkır Demirkan, deprem bilincini artırmak üzere kamusal paylaşımlar yürüttüklerini, acenteler, sigorta şirketleri, bölge ofisleri ve DASK tırı aracılığıyla bu bilinci ve poliçe sayısını artırmaya yönelik çabalarını sürdürdüklerini anlattı.