AKİT MENÜ

Sağlık

Koronavirüs aşıları kalp krizlerine sebep oldu mu? Tüm Türkiye'nin merak ettiği soruya cevap geldi

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, "Korona aşıları kalp krizi ölümlerini tetikledi mi?" sorusuna cevap verdi.

2

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, İstanbul’da sağlık muhabirleriyle bir araya geldiği basın toplantısında, kamuoyunda sıkça tartışılan "aşılar kalp krizini tetikliyor" iddialarına son noktayı koydu.

3

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 15 Ağustos 2026 Cumartesi günü İstanbul’da sağlık muhabirleriyle bir araya geldi. Programda söz alan Haberler sitesi Haber Müdürü Olgun Kızıltepe, Bakan Memişoğlu'na, "Algıda seçicilik mi bilemiyoruz ama son dönemlerde kalp krizinden hayatını kaybedenlerin sayısında ciddi bir artış olduğu söyleniyor. Ve bu ölümler sonrası toplumda şöyle bir ön yargı oluştu; bu ölümlerin sebebi korona aşısı. Hem bir sağlıkçı olarak hem de sağlık sisteminin başındaki isim olarak bu yöndeki dedikodulara cevabınız ne olur?" sorusunu yöneltti.

4

Kamuoyundaki spekülasyonlara net bir dille yanıt veren Bakan Memişoğlu, iddiaların bilimsel bir temeli olmadığını vurgulayarak "COVID'in o konuda bir kardiyovasküler sistemde pıhtılaşmayı artırdığına dair bir çalışma var. COVID hastalığının kendisinin. Hastalıktan kaynaklanan yüksek bu eylemi maalesef bazı arkadaşlar COVID'in aşısına bağladı. Aşıyla alakalı böyle bir çalışma yok, böyle bir veri yok. Hatta tam tersine bu pıhtılaşma mekanizmalarını düzenlediğine dair çalışmalar da var. Bu tamamen yanlış dezenformasyon" ifadelerine yer verdi.

5

Sözlerinin devamında "Yani bunlara bilimsel olarak inanmayın" diyen Bakan Memişoğlu, "Biz eleştirilere açık bir bakanlığız. Ama biz dezenformasyondan en çok zarar gören bakanlığız. Niye biliyor musunuz? Hastalık dezenformasyon olunca insanlar hastaneye gitmez, yanlış tedavi alır veya olması gerektiği gibi davranmaz. Bize ilgili eleştiri yapılabilir. Ama yanlış yönlendirmeler bizim sistemimizi, hasta insanı direkt etkilediği için insana zarar veriyor. Onun için bu konuda lütfen aşı konusunu böyle bazı insanların PR'ına kurban etmeyelim" şeklinde konuştu.

6

Bakan Memişoğlu'nun açıklamalarından satırbaşları; "Türkiye’nin sağlık sistemi ülkemizin gurur kaynaklarında biridir. Özellikle son 25 yılda Türkiye’de sağlıkta büyük bir gelişim süreci yaşanıyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, insan odaklı bir sağlık hizmeti sunulması için her türlü iradeyi gösterdi ve desteği verdi. Sağlık hizmetinin iyi sunulmasının en önemli etkenlerden biri de iyi bir sağlık çalışanı ordumuzun olmasıdır. Kaliteli, çalışkan, hedef odaklı bir sağlık çalışanı kitlemiz var. Bunun altyapısı ve organizasyonu iyi yapılınca ve destek de verilince Türkiye bugün sağlıkta herkesin rahat ulaşabildiği, sosyal tarafı da çok kuvvetli olan, aynı zamanda teknolojisini de kullanabilen bir ülke hâline geldi. Bugün 3 milyonun üzerinde insan Türkiye’ye sağlık hizmeti almaya geliyor. Çevremizdeki ülkeler bizim sağlık hizmetini örnek almaya çalışıyorlar, bizden destek istiyorlar. Birçok ülkeye de yardım edebilir haldeyiz.

7

Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık modelinin amacına ulaşabilmesi için sizden de destek isteyeceğim. Ben her zaman bir şey söylüyorum, çoğunuz biliyorsunuz zaten: Her biriniz en az bizler kadar sağlıkçısınız. Çünkü biz sağlıkta bir hekim olarak, bir yönetici olarak ne yaparsak yapalım bunu duyuracak, toplumun kültürünü ve bilincini artıracak sizlerin haberleridir.

8

Bizim yoğun bakımlarımızda 4’te 1, 5’te 1 oranında hastalarımız uzun süre yatan kronik hastalardı, bakım hastalarıydı. Şimdi Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik’i yayımlayarak ‘palyatif kritik bakım hizmeti’ diye bir şey tanımladık. Evde sağlık, uzaktan sağlık ve palyatif bakım hizmetlerini entegre ettik. ESKOM (Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Merkezi) denen bir merkezi komuta merkezi oluşturduk. Tabii bu çok ayrıntılı bir mevzuat aslında. Mevzuat çıkalı bir ay oldu, uygulama yakında çok daha net etkisini gösterecektir. Bu mevzuatla uzun yatışta olan, evde yatabilen hastaların uzaktan bakılmasını çok daha etkin hâle getireceğiz. Toplum yaşlandıkça ve aile küçüldükçe bakım yaşlılarımızın bakımı ile ilgili ve sağlık hizmetiyle ilgili farklı bir modele geçmek zorundayız. Onun için bu modeli oluşturduk. Aile hekimi de bu sisteme dâhil edildi. Aile hekiminin bir hastasının palyatif bakım ihtiyacı varsa aile hekimi bu durumu ESKOM’a bildirecek veya palyatif bakım hastası hastaneden çıkarılıp evine yerleştirildiyse otomatik olarak aile hekimine bu hastasıyla ilgilenmesi için bilgi verilecek. Böyle bir koordinasyon sistemi kuruyoruz. Bilgisayar yazılımıyla yapacağız bunları. Mevzuatı çıkardık, şimdi yazılımı bitiyor. Türkiye genelinde 271 bin yatağımız var, 7 bin 822 yatağımız palyatife ayrılmış durumda. İstanbul’da da 910 palyatif bakım yatağımız var. İstanbul’da palyatifte yatak sorunumuz yok. Önemli olan organizasyonu iyi yapabilmemiz.

9

Ben şuna inanıyorum: Sahayla teması kestiğiniz zaman, sahayla diyalog kurmadığınız zaman kendi bildiklerinizi ve gördüklerinizi uygularsınız. Saha size çok şey öğretir. Ben şimdiye kadar 81 ilimizin 78’ini dolaştım. Orada toplantılar yapıyoruz. Çünkü her şeyin parametresinin farklı olduğu illerimiz de var. Böylece onların dertlerini dinledik, sorunlarını çözmeye çalıştık. Onun için iki sene boyunca her cuma ve cumartesi günleri illere dolaştık.

10

İki senede 160 mevzuat çıkardık. Bunların içinde bir tane de kanun var. 20-30 tane daha mevzuat değişikliğimiz olacak. 2024 yılının Kasım ayında Aile Hekimliği Yönetmeliği’ni değiştirdik. Sağlık sisteminin ‘Koruyan Sağlık’ tarafını ön plana çıkardık ve proaktif aile hekimliği sistemine geçtik. Türkiye’de aile hekimliği sayımız 25 bin bandındaydı, bugün 31 bin aile hekimliğimiz var. İstanbul’da 1.121 aile hekimliğimiz var, 81 aile hekimliği açtık, 130 tane daha açacağız. Aile hekimliklerinde; yaklaşık 1.850 ilacın yazılabilmesini, sağlık raporlarının verilebilmesini, geleneksel tıp (GETAT) uygulamalarının yapılabilmesini ve aile hekiminin gerek görürse hastası için hastaneden randevu alabilmesini sağladık. İstanbul’da 34 tane Sağlıklı Hayat Merkezi var. Ücretsiz hizmet sunulan Türkiye’deki bütün Sağlıklı Hayat Merkezlerinde gebe okulu, çocuk gelişimci, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist var. Pilates, egzersiz yapılıyor. Aşıdan kanser taramasına kadar her şey yapılıyor. Şimdi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından aile danışmanı da var. Aile hekimi veya hastanedeki hekimler, hastaları için Sağlıklı Hayat Merkezlerinden randevu alabiliyor. Vatandaşlar da MHRS üzerinden Sağlıklı Hayat Merkezi randevusu alabiliyor.

11

TÜİK’in geçen ay yayınladığı bültende Türkiye’de yaş ortalamamız 78,5 olmuş, yani artmış. Neydi bu? 2002 senesinde 72’ydi. Geçen sene bu 78,1 idi. Bu esasında dünyada sağlık sisteminin başarı parametrelerinden biridir. Yani siz ne kadar uzun yaşıyorsanız sağlık sisteminiz o kadar iyidir. Bebek ölüm oranlarına bakın. 2002 senesinde bebek ölümü bin doğumda 31,5 iken bugün 7,8’e düşmüş durumda ve 2024’te binde 9 iken 2025’te binde 7,8’e düştü, yaklaşık 1,2 demek. Bu yılda 3 bin bebeğin daha yaşadığını gösteriyor. 3 bin bebek, az bir sayı değil bu. Doğumda annenin ölüm oranını düşürdük. Sağlık sisteminizin başarısı OECD’de bunlarla ölçülüyor.