Dr. Emel Çolakoğlu “Yoğun ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre maruz kalmak gözlerde tahriş ve rahatsızlığa yol açarken, korunmasız UV maruziyeti, katarakt başta olmak üzere bazı göz hastalıklarının gelişme riskini artırabiliyor” diyor. Çocuğun dışarı çıkarken UV korumalı güneş gözlüğü kullanması, güneşe çıplak gözle bakmaması ve çok güneşli ortamlarda şapka takmasının göz sağlığını korumada önemli rol oynadığını vurgulayan Dr. Çolakoğlu “Ancak toplumdaki yaygın inanışın aksine güneş gözlüğünün yalnızca koyu renk camlı olması UV koruması sağladığı anlamına gelmez. Bu nedenle UV400 veya yüzde 100 UV koruması sağlayan gözlükler tercih edilmelidir” diye konuşuyor.
Yaz aylarında polenler, çimenler, toz, küf sporları ve diğer çevresel alerjenler çocuklarda alerjik göz şikayetlerini artırabiliyor. Bu durum gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma, batma ve göz kapaklarında şişlik gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Çocukların gözlerini ovuşturması, şikayetlerin şiddetlenmesine ve göz yüzeyine zarar verebileceğinden dolayı bundan kaçınmak büyük önem taşıyor.
Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu “Aşırı sıcakların etkisiyle klimalı ortamlarda uzun süre bulunmak gözyaşı filminin daha hızlı buharlaşmasına neden olup gözlerde kuruluk, batma, yanma, kızarıklık ve yabancı cisim hissi gibi şikayetlere yol açabiliyor. Özellikle klimanın doğrudan yüze veya göze üflemesi bu etkileri artırabiliyor. Bu nedenle klimanın hava akımının doğrudan çocukların yüzüne gelmemesine dikkat edilmeli, çok kuru ortamlardan kaçınılmalı ve çocukların gün boyunca yeterli sıvı tüketmeleri sağlanmalıdır” diyor.