AKİT MENÜ

Aktüel

Turgay Yazıcı: Türkiye, İsrail'e karşı kırmızı çizgilerini kendisi çizmelidir

Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı, İsrail’in Suriye’de Türkiye sınırına yakın bölgelerde gerçekleştirdiği saldırıların ardından Türkiye’nin uluslararası hukuk ve mevcut anlaşmalar çerçevesinde daha güçlü bir diplomatik girişim başlatması gerektiğini söyledi.

3

Yazıcı, İsrail’in 18 Ağustos’ta Suriye’nin İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü’ne yönelik saldırısının ardından, 21 Ağustos’ta Kuneytra bölgesinde de saldırı haberlerinin gelmesinin bölgedeki gelişmelerin dikkatle takip edilmesini zorunlu kıldığını belirtti.

4

Türkiye’nin İsrail’le doğrudan bir çatışma arayışında olmaması gerektiğini vurgulayan Yazıcı, “Biz devletimize ve hükümetimize güveniyoruz. Türkiye’nin devlet aklı, böyle dönemlerde en doğru zamanda en doğru hamleyi yapabilecek güçtedir” dedi.

5

Yazıcı, Türkiye’nin önünde önemli diplomatik ve hukuki imkânlar bulunduğuna dikkat çekerek şu önerileri sıraladı:

6

Yazıcı, Türkiye’nin güvenliğinin tehdit altında olduğu kanaatine varması halinde NATO’nun 4. maddesi kapsamında istişare mekanizmasının işletilebileceğini belirterek, “Türkiye, Suriye’de yaşanan gelişmelerin kendi millî güvenliğine etkisini NATO müttefiklerinin önüne koymalıdır” ifadelerini kullandı.

7

Türkiye’nin Suriye’de görev yapan askerî unsurlarının veya Türkiye topraklarının doğrudan hedef alınması ihtimaline karşı NATO’nun ilgili hükümlerinin nasıl uygulanacağının önceden netleştirilmesi gerektiğini belirten Yazıcı, “Caydırıcılık, saldırı gerçekleştikten sonra değil, saldırıdan önce oluşturulur” dedi.

8

Yazıcı, İsrail’in Suriye’deki operasyonlarının Suriye’nin egemenliği ve bölgesel güvenlik açısından Birleşmiş Milletler gündemine taşınması gerektiğini söyledi. “Türkiye burada sadece tepki veren ülke olmamalıdır. Uluslararası hukuk zemininde dosyayı hazırlayan ve gündemi belirleyen ülke olmalıdır.”

9

Türkiye-Suriye sınırının hukuki zemini hatırlatılmalı 1921 Ankara Anlaşması ve Lozan Antlaşması’nın Türkiye-Suriye sınırına ilişkin hükümlerinin uluslararası kamuoyuna yeniden hatırlatılması gerektiğini ifade eden Yazıcı, “Türkiye’nin güney sınırında meydana gelen hiçbir gelişme Ankara açısından sıradan bir dış politika konusu değildir. Bu doğrudan millî güvenlik meselesidir” dedi. Şam merkezli bölgesel güvenlik mekanizması kurulmalı Türkiye’nin Suriye, Irak ve Ürdün başta olmak üzere bölge ülkeleriyle yeni bir güvenlik ve istişare mekanizması oluşturabileceğini belirten Yazıcı, bunun herhangi bir ülkeye karşı savaş ittifakı değil, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve bölgesel istikrarı korumaya yönelik diplomatik bir girişim olması gerektiğini söyledi.

10

Türkiye’nin Kıbrıs’ta sahip olduğu garantörlük tecrübesinin bölgesel güvenlik politikaları açısından önemli bir devlet tecrübesi olduğunu ifade eden Yazıcı, “Suriye için mevcut olmayan bir garantörlük hakkını Türkiye kendiliğinden ilan edemez. Ancak Suriye’nin egemenliğini koruyacak yeni ve çok taraflı bir bölgesel güvenlik modelinin kurulmasına öncülük edebiliriz” dedi. Türkiye’nin tavrı savaş değil, caydırıcılık olmalı Yazıcı, Türkiye’nin İsrail’le doğrudan çatışmaya sürüklenmemesi gerektiğini belirterek, “Devlet adamlığı, öfkeyle değil akılla hareket etmektir. Türkiye’nin gücü sadece askerî gücünden değil; diplomasisinden, hukukundan, tarihinden ve devlet aklından gelir” değerlendirmesinde bulundu.

11

Türkiye’nin zor bir coğrafyada bulunduğuna dikkat çeken Turgay Yazıcı, açıklamasının sonunda hükümete ve devlet kurumlarına güven mesajı verdi. “Bugün yapılması gereken, devletimizin alacağı kararlara güvenmek ve Türkiye’nin önünü açacak stratejik hamleleri desteklemektir. Biz hükümetimize ve devletimizin kurumlarına güveniyoruz. Türkiye, zamanı geldiğinde gerekli adımı atacaktır. Türkiye savaş isteyen taraf olmamalıdır. Ancak Türkiye’nin sınırlarına, güvenliğine ve bölgesel çıkarlarına yönelik hiçbir gelişmeyi de seyretmemesi gerekir. Kınayan değil, çözüm üreten; başkalarının hamlelerine cevap veren değil, bölgesel denklemi şekillendiren bir Türkiye istiyoruz. Türkiye’nin gücü; aklıseliminde, devlet tecrübesinde ve gerektiğinde kararlı adım atabilme iradesindedir.”