AKİT MENÜ

Dünya

Bugün milyonlar yaşıyor ama... 50 yıl sonra bu bölgelerde yaşamak imkansız hale gelecek

Güncelleme Tarihi:

Aşırı sıcaklar, kuraklık, deniz seviyesinin yükselmesi ve ani seller dünyanın bazı bölgelerinde günlük hayatı şimdiden zorluyor... Bazı şehirler ve kıyı kuşakları için önümüzdeki 50 yılda kalıcı yaşamın neredeyse imkansız hale gelebileceği uzmanlarca belirtiliyor.

3

Dünyanın bazı noktalarında iklim krizi artık uzak bir gelecek senaryosu değil, bugünün gerçeği haline geldi. Bilimsel öngörüler, önümüzdeki yarım yüzyılda bazı bölgelerde insanların uzun süreli yaşamını sürdüremeyebileceğini gösteriyor.

4

İnsan yaşamını tehdit eden tek sorun yüksek sıcaklık değil.

5

Bazı bölgelerde kalıcı kuraklık tarımı bitirirken, bazı kıyı kentlerinde deniz seviyesi ve fırtına kabarmaları mahalleleri yılın büyük bölümünde su altında bırakabiliyor.

6

Bu nedenle “yaşanamaz hale gelme” riski yalnızca çöllerle sınırlı değil. Büyük şehirler, delta bölgeleri, ada ülkeleri ve kıyı ekonomileri de aynı tehlikeyle karşı karşıya.

7

Avustralya’nın iç kesimlerindeki bazı madencilik yerleşimleri, aşırı sıcakla başa çıkmak için sıra dışı yöntemlere başvuruyor. Coober Pedy gibi kasabalarda insanlar yaz aylarında günün büyük bölümünü yer altında geçiriyor.

8

Yüzey sıcaklıklarının günlerce çok yüksek seviyelerde kalabildiği bölgede yaşam, ancak yer altı yapıları ve özel havalandırma sistemleri sayesinde sürdürülebiliyor. Bu tablo, bazı yerlerde insan yaşamının artık doğrudan iklim koşullarına göre yeniden şekillendiğini gösteriyor.

9

Kuraklığın en ağır sonuç verdiği bölgelerden biri Somali oldu. Yıllarca süren aşırı kuraklık ve bunaltıcı sıcaklar, milyonlarca insanı evinden uzaklaştırdı.

10

Tarım alanlarının yeniden toparlanacağına dair umutların azalması, yerinden edilen kişilerin geçici değil kalıcı bir göç riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Bu durum, iklim krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda insani bir kriz olduğunu da ortaya koyuyor.

11

Pakistan’ın finans merkezi olarak bilinen Karaçi’de ise sorun kuraklık değil, su baskınlarının kalıcı hale gelmesi. Muson yağmurlarıyla ağırlaşan tablo, kentin bazı bölümlerinde günlük yaşamı sürdürülemez noktaya taşıdı.

12

Bazı mahallelerde su baskınları o kadar sık ve uzun süreli hale geldi ki insanlar daha iç kesimlere taşınmak zorunda kalıyor. Bu da kıyı şehirlerinin iklim değişikliği karşısında ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.

13

Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Güney İran ve Basra Körfezi kıyıları, aşırı sıcak ve yüksek nemin birleştiği en riskli bölgeler arasında gösteriliyor.

14

Bu bölgelerde sıcaklık yalnızca yüksek olmakla kalmıyor; nemle birleştiğinde vücudun kendini serinletmesini de zorlaştırıyor. Klimalı alanlar hayati öneme dönüşürken, bu imkana erişemeyen yoksul kesimler için yaşam riski büyüyor.

15

Pakistan, Kuzey Hindistan ve Bangladeş’i kapsayan İndus ve Ganj ovaları, hem aşırı sıcak hem de su krizinin aynı anda yaşanabileceği bölgeler arasında yer alıyor.

16

Himalaya buzullarındaki erime nehir akışlarını değiştirirken, düzensiz muson yağmurları ani ve yıkıcı sellere neden olabiliyor. Bangladeş gibi alçak bölgelerde deniz seviyesinin yükselmesi ve güçlü siklonlar, bazı alanları yılın büyük bölümünde sular altında bırakabilir.

17

Sahra Altı Afrika’daki Sahel kuşağı, kuraklık ve çölleşmenin en sert hissedildiği yerlerden biri. Yağışların çok düşük seviyelere inmesi, yerel tarımı nüfusu besleyemez hale getiriyor.

18

Çad Gölü’nün 1960’lardan bu yana büyük ölçüde küçülmesi, bölgedeki su krizinin boyutunu ortaya koyuyor. Nüfus artışıyla birleşen kuraklık, milyonlarca insan için geçim kaynaklarını tehdit ediyor.

19

Tuvalu gibi alçak ada ülkeleri, Vietnam’daki Mekong Deltası ve Mısır’daki Nil Deltası, deniz seviyesinin yükselmesine karşı en savunmasız bölgeler arasında bulunuyor.

20

Bu alanlarda sorun yalnızca kıyının gerilemesi değil. Tuzlu suyun tarım alanlarına ve içme suyu kaynaklarına karışması da yaşamı zorlaştırıyor. Bu nedenle bazı bölgeler haritada kalmaya devam etse bile, orada yaşamak giderek daha güç hale gelebilir.

21

Jakarta, Lagos, Ho Chi Minh City, Miami ve Houston gibi kıyı kentleri de ani ve ağır su baskınları riskiyle karşı karşıya. Jakarta’da yer altı sularının çekilmesiyle kent zemini çökerken, deniz seviyesi de yükselmeye devam ediyor.

22

Bazı zengin ülkeler mühendislik projeleriyle bu riski azaltmaya çalışabilir. Ancak daha yoksul ülkelerde aynı önlemleri almak çok daha zor. Bu nedenle iklim tehlikesi, ekonomik eşitsizlikle birlikte daha yıkıcı hale geliyor.

23

Phoenix ve Las Vegas gibi şehirler için de en büyük sorunlardan biri su kaynaklarının azalması. Colorado Nehri sistemindeki Lake Mead ve Lake Powell seviyelerinin düşmesi, bölgedeki su ve enerji dengesini tehdit ediyor.

24

Barajlara bağlı hidroelektrik üretiminin azalması, aşırı sıcak dönemlerde evleri serin tutmayı bile daha zor hale getirebilir. Bu da gelişmiş ülkelerdeki şehirlerin bile iklim krizinden muaf olmadığını gösteriyor.

25

Bazı bölgelerde varlıklı kesimler klima, özel altyapı, güvenli konut ve suya erişim sayesinde daha uzun süre kalabilir. Ancak nüfusun büyük bölümü için aynı seçenekler mümkün olmayabilir. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda iklim göçü yalnızca çevresel değil, sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri de büyüten bir kriz haline gelebilir.

26

İklim krizinin etkileri her bölgede aynı şekilde yaşanmayacak. Kimi yerlerde aşırı sıcak, kimi yerlerde susuzluk, kimi bölgelerde ise deniz ve seller hayatı zorlayacak. Ancak ortak tablo değişmiyor: Dünya üzerinde bazı bölgeler, önümüzdeki 50 yıl içinde kalıcı yerleşim için çok daha tehlikeli ve maliyetli hale gelebilir. Bugün sınırda yaşayan yerleşimler, gelecekte tamamen terk edilme riskiyle karşı karşıya kalabilir.