AKİT MENÜ

Hayat-Aktüel

YKS yerleştirmesi bazı evleri karıştırdı: Çocuğunuz geçmiş kuşakların hikayesini sürdürecek olabilir

Güncelleme Tarihi:

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçları belli oldu. Gündemi meşgul eden YKS ile ilgili o gerçek ortaya çıktı.

3

Ancak bazı gençlerin; anne-babasıyla evde üzerine konuşmadıkları meslekleri tercih etmesi, aile dizilimi kavramını yeniden gündeme getirdi.

4

"Bazı Gençlerin Meslek Seçiminde Aile Hikayesi ve Kuşakların Serüveni Etkili Olur" YKS yerleştirmeleri sonrasında bazı evlerde kavgalar yaşandığını hatırlatan Davranış Bilimi Uzmanı Sinem Genez Turan, "Bazı ailelerde şimdi aynı şaşkınlık var. 'Bu bölüm nereden çıktı, bizim çocuğun aklında böyle bir meslek hiç yoktu ki' tarzında söylemler duyuyorum.

5

Biz seçimlerimizi, karakterimizi, okuyacağımız okulu ve hatta mesleğimizi tamamen bilinçli biçimde belirlediğimizi düşünürüz. Ama gerçek hiç de öyle değildir" dedi. İnsanın kararlarının sandığımızdan çok daha fazla görünmez etkilerden beslendiğini dile getiren Turan, "Örneğin aile ağacında hemşire ya da gemici olabilmek için aylarca çabalamış, ancak olamamış ve bu isteği içinde ukde kalmış birinin hikâyesi olabilir. Belki de bu meslek grubundan birinin bir hedefi yarım kalmış olabilir. İşte bu aile öyküsü, sonraki kuşaklardan birinde kendini gösterebiliyor. Bu çok şaşırtıcı gelebilir. Ancak çok normal bir şey" şeklinde konuştu.

6

"Herkes Aile Dizilimi Kavramını Öğrenmeli. Çocuğunuz Mutluysa Çok Sert Tepki Göstermeyin" "Aile Dizilimi, kişinin bugünkü bazı karar veya davranışlarının kökeninde, geçmiş kuşaklardan aktarılan bilinçdışı etkilerin yattığını savunan bir psikoloji disiplinidir" diyen Davranış Bilimi Uzmanı Sinem Genez Turan, herkesin bu kavrama dair az-çok bir şeyler bilmesinin faydalı olacağını dile getirdi. Meslek seçiminde ailelerin önce çocuğun mutluluğuna odaklanmasını tavsiye eden Turan, "Yıllar sonra aynı aileden bir gencin daha önce hiç düşünmediği hâlde bir mesleğe yakınlık hissetmesi, kuşaklararası örüntüler açısından düşünmeye değer bir çağrışım olabilir. Çünkü beyin, biz farkında olmadan geçmiş deneyim, öğrenme, aileden taşınan anlatı ve duygusal çağrışımlar üzerinden sürekli olasılıklar hesaplar. İnsanı yalnızca bugünkü davranışıyla değil bedensel, zihinsel, ruhsal ve duygusal boyutlarıyla değerlendirdiğimizde çok daha derin bir hikâyeyle karşılaşırız. Bazen hayatımızda tesadüf sandığımız bir yönelim, henüz anlamını bilmediğimiz bir iç çağrının izidir. Ve belki de asıl mesele o sesi hemen susturmak değil, 'Bu seçim bana hangi hikâyeyi anlatıyor?' diye merak edebilmektir" dedi.