AKİT MENÜ

Yaşam

708 çocuğu 18 yıl boyunca takip ettiler!

708 çocuğun doğumdan 18 yaşına kadar takip edildiği araştırma, ebeveynlik tarzı ve çocukluk dönemindeki bazı mizaç özellikleriyle ilerleyen yıllardaki siyasi eğilimler arasında bağlantı bulunduğunu ortaya koydu. Araştırmada, otoriter ebeveynlik tutumlarının 18 yaşındaki daha muhafazakâr siyasi görüşlerle ilişkili olduğu belirlendi. ABD'de 708 çocuğun doğumdan 18 yaşına kadar takip edildiği bir araştırmada, erken dönem ebeveynlik tutumları ve çocukların bazı mizaç özellikleri ile 18 yaşındaki siyasi tutumları arasında ilişki bulunduğunu ortaya koydu. Ancak araştırmacılar, bu bulguların ebeveynlerin çocuklarını doğrudan belirli bir siyasi görüşe yönlendirdiğini kanıtlamadığını özellikle vurguluyor, işte bu şaşırtıcı araştırmanın detayları...

2

Bir insanın siyasi görüşleri ne zaman oluşmaya başlıyor? Bir çocuğun yetiştiği aile ortamı, yıllar sonra topluma ve dünyaya nasıl baktığını etkileyebilir mi? Yoksa siyasi görüşler daha çok ergenlik ve yetişkinlik döneminde yaşanan deneyimlerle mi şekilleniyor? Bu sorular uzun süredir psikoloji ve sosyal bilimlerin araştırma konuları arasında yer alıyor. 2012 yılında Psychological Science dergisinde yayımlanan 'Developmental Antecedents of Political Ideology: A Longitudinal Investigation From Birth to Age 18 Years' başlıklı araştırma da bu sorulara çocukların doğumundan 18 yaşına kadar takip edildiği veriler üzerinden yanıt arıyor.

3

R. Chris Fraley, Brian N. Griffin, Jay Belsky ve Glenn I. Roisman tarafından gerçekleştirilen çalışmada, ABD'de yürütülen NICHD Study of Early Child Care and Youth Development araştırmasının verileri kullanıldı. Araştırmacılar, analizlerinde 708 çocuğun gelişimini doğumdan 18 yaşına kadar takip etti. Çalışmanın dikkat çekici yönlerinden biri, çocukların siyasi tutumlarının yalnızca ergenlik döneminde incelenmemesi oldu. Araştırmacılar, çocukların yaşamlarının çok erken dönemlerinde kaydedilen ebeveynlik tutumlarını ve daha sonraki çocukluk döneminde ölçülen mizaç özelliklerini, aynı çocukların 18 yaşındaki siyasi tutumlarıyla karşılaştırdı.

4

İLK ÖLÇÜMLER BEBEKLİK DÖNEMİNDE YAPILDI Araştırmada ebeveynlerin çocuk yetiştirme anlayışları, çocuklar henüz yaklaşık 1 aylıkken değerlendirildi. Araştırmacılar özellikle ebeveynlerin çocuk yetiştirme konusunda ne kadar otoriter veya ne kadar eşitlikçi bir anlayışa sahip olduklarına baktı. Otoriter ebeveynlik anlayışında çocuğun ebeveynlerine itaat etmesi, otoriteye saygı göstermesi ve doğru davranışların büyük ölçüde ebeveynler tarafından belirlenmesi gerektiği düşüncesi öne çıkarken, eşitlikçi ebeveynlik anlayışında çocuğun kendi fikirlerini ifade etmesine, aile içerisinde görüş bildirmesine ve bazı konularda ebeveynleriyle aynı fikirde olmamasına daha fazla alan tanınması söz konusuydu. Çocukların ebeveynlik tutumlarıyla ilgili bu ilk değerlendirmelerin ardından araştırmacılar, yıllar sonra aynı çocukların siyasi tutumlarını inceledi. Çocuklar yaklaşık 18 yaşına geldiğinde, siyasi tutumlarını değerlendirmek amacıyla çeşitli toplumsal ve siyasi konulara ilişkin görüşleri ölçüldü. Otoriter ebeveynlik daha muhafazakâr tutumlarla ilişkili çıktı

5

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, çocuklar henüz 1 aylıkken ölçülen ebeveynlik tutumlarıyla 18 yaşındaki muhafazakârlık düzeyi arasında görülen ilişki oldu. Daha otoriter ebeveynlik tutumlarına sahip annelerin çocuklarının, 18 yaşına geldiklerinde daha muhafazakâr siyasi tutumlara sahip olma eğiliminde oldukları görüldü. Buna karşılık, çocuğun kendi düşüncelerini ifade etmesine ve aile içerisinde daha fazla söz sahibi olmasına izin veren ebeveynlik tutumları, 18 yaşında daha düşük muhafazakârlık düzeyiyle ilişkili bulundu.

6

Araştırmacılar, elde edilen bu ilişkilerin çocuğun cinsiyeti, etnik kökeni, bilişsel becerileri ve sosyoekonomik durumu gibi bazı değişkenler hesaba katıldığında da devam ettiğini bildirdi. Ancak araştırmanın bu bulgusu, 'otoriter ebeveynler çocuklarını muhafazakâr yapıyor' şeklinde yorumlanabilecek bir neden-sonuç ilişkisi anlamına gelmiyor. Çalışma, erken dönem ebeveynlik tutumları ile ilerleyen yaşlardaki siyasi tutumlar arasında istatistiksel bir ilişki bulunduğunu gösteriyor. Araştırmanın ikinci bölümünde çocukların yaklaşık 54 aylıkken, yani 4,5 yaş civarındaki mizaç özellikleri incelendi. Araştırmacılar çocukların korku düzeyi, dikkatini sürdürebilme becerisi, hareketlilik ve huzursuzluk gibi çeşitli özelliklerini değerlendirdi. Bu değerlendirmeler sonucunda daha korkulu çocukların 18 yaşında daha muhafazakâr siyasi tutumlara sahip olma eğilimi gösterdiği görüldü.

7

Benzer şekilde, çocukluk döneminde dikkatini toplamakta daha fazla güçlük yaşayan çocukların da ilerleyen yıllarda daha muhafazakâr tutumlara sahip olma eğilimi gösterdiği belirlendi. Buna karşılık daha hareketli ve huzursuz çocukların 18 yaşında daha düşük muhafazakârlık puanlarına sahip olma eğilimi bulundu. Ancak bu sonuçlar da kesin bir neden-sonuç ilişkisi ortaya koymuyor. Araştırmacılar, çocuklukta gözlenen belirli bir mizaç özelliğinin doğrudan belirli bir siyasi görüşe yol açtığını ileri sürmüyor.

8

GENETİK FAKTÖRLER GÖZ ARDI EDİLMEDİ Araştırmanın önemli noktalarından biri, çocukların siyasi tutumlarının yalnızca ebeveynlerin davranışlarıyla açıklanamayacağını vurgulaması. Araştırmacılar, genetik özelliklerin de bu ilişkilerde rol oynayabileceğine dikkat çekiyor. Örneğin bir ebeveynin belirli kişilik veya davranış özelliklerine sahip olması hem ebeveynlik tarzıyla hem de çocuğa aktarılabilecek genetik özelliklerle ilişkili olabilir. Bu nedenle çocuk ile ebeveyn arasındaki benzerliklerin tamamını yalnızca yetiştirme biçimiyle açıklamak mümkün olmayabilir.

9

Çalışmanın bir başka önemli sonucu ise erken dönem faktörlerinin siyasi görüşleri tamamen açıklayamaması. Araştırmada ebeveynlik tutumlarıyla oluşturulan model, 18 yaşındaki muhafazakârlıktaki değişimin yaklaşık yüzde 10'unu açıklayabildi. Çocukların mizaç özelliklerine ilişkin modelde ise bu oran yaklaşık yüzde 8 olarak hesaplandı. Bu sonuçlar, araştırmada incelenen faktörlerin dışında siyasi tutumların oluşumunda etkili olabilecek çok sayıda başka unsur bulunduğunu gösteriyor.

10

Bir kişinin siyasi görüşlerinin oluşumunda ailesinin yanı sıra ilerleyen yıllarda karşılaştığı insanlar, arkadaş çevresi, eğitim hayatı, yaşadığı toplum, ekonomik koşullar, medya, kültürel çevre ve kişisel deneyimleri gibi birçok faktör rol oynayabilir. Bu nedenle araştırmanın sonuçları, siyasi görüşlerin bebeklik döneminde kesin olarak belirlendiğini göstermiyor. Çalışmanın en önemli taraflarından biri, araştırmacıların kendi sonuçlarını oldukça temkinli yorumlaması. Elde edilen istatistiksel ilişkilerin arkasındaki mekanizmanın ne olduğu kesin olarak bilinmiyor. Örneğin daha otoriter ebeveynlik ile daha muhafazakâr siyasi tutum arasındaki ilişkinin gerçekten ebeveynlik davranışından mı kaynaklandığı, yoksa bu iki özelliğin başka ortak faktörlerle mi bağlantılı olduğu kesin olarak belirlenmiş değil.

11

Aynı şekilde çocukların mizacı ile siyasi tutumları arasındaki ilişkinin nasıl ortaya çıktığı da bu araştırmayla açıklanamıyor. Bu nedenle araştırma, 'siyasi görüşler çocuklukta belirlenir' şeklinde bir sonuç ortaya koymuyor. Daha sınırlı ve bilimsel olarak savunulabilir sonuç, erken çocukluk döneminde gözlenen bazı ebeveynlik tutumları ve mizaç özelliklerinin kişinin 18 yaşındaki siyasi tutumlarıyla istatistiksel olarak ilişkili olabileceği yönünde.

12

Araştırmanın dikkat çeken yönlerinden biri de uzun süreli olması. Çocukların siyasi görüşleri ile çocukluk dönemindeki özelliklerini aynı anda ölçmek yerine araştırmacılar, yaklaşık 18 yıllık bir zaman aralığını değerlendirdi. Bu tür uzunlamasına araştırmalar, bir kişinin gelişimini zaman içerisinde takip etmeleri açısından önemli bilgiler sağlayabiliyor. Ancak uzun süreli takip çalışmaları bile tek başına neden-sonuç ilişkisini kanıtlamıyor. İnsan gelişimi, aynı anda çok sayıda faktörün etkili olduğu karmaşık bir süreç. Bu nedenle çalışmanın sonuçları, erken çocukluk deneyimleri ile siyasi tutumlar arasındaki ilişki konusunda önemli veriler sağlasa da siyasi görüşlerin nasıl oluştuğu sorusuna tek başına kesin bir cevap vermiyor.

13

Yaklaşık 18 yıllık veriye dayanan bu çalışma, bu nedenle siyasi görüşlerin çocuklukta 'belirlendiğini' değil, erken yaşamda gözlenen bazı özelliklerin yetişkinliğin başlangıcındaki siyasi tutumlarla bağlantılı olabileceğini gösteriyor. Araştırmanın ortaya koyduğu en temkinli sonuç ise şu: Bir insanın siyasi görüşlerinin oluşumunda çocukluk önemli bir dönem olabilir, ancak tek başına belirleyici değildir.

14