AKİT MENÜ

Aktüel

Dr. Hüseyin Yeltin’den Kazakistan seçimleri analizi: Sandıktan Tokayev çıktı, ancak asıl soru başka

Kazakistan Merkez Seçim Komisyonu, 23 Ağustos’ta gerçekleştirilen Kurultay seçimlerinin kesin sonuçlarını açıkladı. Yeni dönemin 145 sandalyeli tek meclisli yasama organında Adilet Partisi, oyların yüzde 71,17’sini alarak 110 milletvekili çıkardı. Seçimlere katılım oranı yüzde 74,08 olarak gerçekleşirken, beş siyasi parti yüzde 5’lik seçim barajını aşarak Kurultayda temsil hakkı kazandı. Sonuçlara göre Auıl Partisi 10, Respublica Partisi 9, Ak Jol Demokratik Partisi ile Genel Ulusal Sosyal Demokrat Parti ise 8’er sandalye elde etti. Kazakistan Halk Partisi yüzde 3,11, Baytak Yeşiller Partisi ise yüzde 1,07 oy alarak seçim barajının altında kalırken Adilet Partisi, yeni Kurultayda tek başına ezici bir çoğunluk sağlamış oldu. Bu kapsamda Kazakistan’da gerçekleştirilen seçimlerin ardından ortaya çıkan tabloyu değerlendiren Dr. Hüseyin Yeltin, Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in siyasi çizgisini temsil eden Adilet Partisi’nin yüzde 71’i aşan oy oranıyla elde ettiği zaferin, sıradan bir seçim başarısının ötesinde anlamlar taşıdığını belirtti.

3

Dr. Yeltin, seçim sonuçlarının Tokayev’in son yıllarda inşa ettiği yeni siyasal düzenin önemli bir göstergesi olduğunu ifade ederek, “Yaşananları basit bir seçim zaferi olarak değil, Nazarbayev sonrasındaki Kazakistan’ın ‘Tokayev Düzeni’ne evrilme süreci olarak tahlil etmek gerekir” değerlendirmesinde bulundu.

4

Kazakistan’ın Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından uzun yıllar Nursultan Nazarbayev’in güçlü siyasi etkisi altında yönetildiğini hatırlatan Yeltin, Tokayev’in 2019’da göreve gelmesine rağmen asıl siyasi kırılmanın Ocak 2022’de yaşanan kitlesel olaylarla ortaya çıktığını kaydetti.

5

Yeltin, protestoların ardından “Eski Kazakistan” olarak nitelendirilen elitlerin tasfiye edilmesinin, Tokayev açısından sıradan bir iktidar değişiminin ötesine geçtiğini belirterek, bu sürecin yeni iktidar mimarisinin kurulmasında kurucu bir dönem haline geldiğini vurguladı. “Yüzde 71 sadece aritmetik bir veri değil” Adilet Partisi’nin yüzde 71’i aşan oy oranının yalnızca sayısal bir başarı olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Yeltin, seçim sonucunun parlamentodaki dengelerin büyük ölçüde Tokayev lehine konsolide edildiğini gösterdiğini dile getirdi. Barajı aşarak meclise giren diğer siyasi aktörlerin de mevcut yönetimle genel olarak uyumlu bir çizgide bulunduğuna dikkat çeken Yeltin, Kazakistan’daki siyasi tablonun klasik iktidar-muhalefet rekabetinden farklılaştığını savundu. Yeltin, “Ortada merkezinde Tokayev’in yer aldığı, çevresinde ise farklı tonların konumlandığı bir ‘kontrollü çoğulculuk’ görünümü bulunuyor” ifadelerini kullandı. Yeni anayasal düzenin ilk büyük sınavı Dr. Hüseyin Yeltin, Kazakistan’daki dönüşümün yalnızca siyasi kadrolarla sınırlı kalmadığını, kurumsal yapının da köklü biçimde yeniden şekillendiğini belirtti. İki meclisli yapıdan tek meclisli Kurultay sistemine geçişin mart ayında yapılan referandumla kabul edildiğini ve 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe girdiğini hatırlatan Yeltin, 23 Ağustos’taki seçimlerin yeni anayasal düzen açısından da önemli bir meşruiyet sınavı niteliği taşıdığını ifade etti. Sandığın varlığının tek başına rekabetçi demokrasi anlamına gelmediğine dikkat çeken Yeltin, demokratik meşruiyetin sahici siyasi alternatiflerin yarışabilmesine de bağlı olduğunu vurguladı. AGİT gözlemcilerinin değerlendirmelerine de işaret eden Yeltin, seçimde yer alan aktörlerin büyük bölümünün Cumhurbaşkanı Tokayev’in politikalarına destek vermesinin, siyasi rekabet alanının sınırlarını ortaya koyduğunu kaydetti.

6

Tokayev’in siyasi profilinin yalnızca iç politikadaki merkeziyetçilik üzerinden okunamayacağını belirten Yeltin, Kazak liderin dış politikada pragmatik ve çok yönlü bir denge siyaseti yürüttüğünü ifade etti. Rusya’nın doğrudan etki alanına hapsolmayan, Çin ile ekonomik ilişkileri derinleştiren ve Batı ile stratejik temaslarını sürdüren Kazakistan’ın izlediği çizginin, ülkenin bulunduğu jeopolitik konum açısından önemli olduğunu vurgulayan Yeltin, bu politikanın Hazar havzası ve Orta Asya’daki dengeler bakımından bir zorunluluk taşıdığını belirtti. “İstikrar ile durağanlık arasındaki sınır ince” Ancak iç politikadaki merkeziyetçiliğin orta ve uzun vadede bazı riskler barındırdığına dikkat çeken Yeltin, siyasi istikrar ile siyasi durağanlık arasındaki çizginin oldukça ince olduğunu söyledi. Kazakistan’ın bu kırılganlığı 2022’de yaşanan olaylarda tecrübe ettiğini belirten Yeltin, yüksek enflasyon ve ekonomik sorunların yeniden tartışıldığı bir dönemde siyasi alanın aşırı denetlenmesinin, alternatif taleplerin sistem içinde ifade edilmesini zorlaştırabileceği uyarısında bulundu. Yeltin, bu durumun kısa vadede asayiş ve istikrar sağlayabileceğini, ancak uzun vadede toplumsal taleplerin sistem içindeki kanallarının tıkanması halinde yeni gerilimlerin zeminini oluşturabileceğini ifade etti.

7

Dr. Hüseyin Yeltin, yeni anayasal düzen ve 2029 perspektifinin Kazakistan’daki siyasi geleceği daha da önemli hale getirdiğini belirtti. Mevcut görev süresinin ardından Tokayev’in yedi yıllık yeni bir dönem için aday olabilmesinin önünü açabilecek yorumların Astana’daki iktidar denklemini şimdiden şekillendirdiğine dikkat çeken Yeltin, Kazakistan’ın önümüzdeki süreçte siyasi sisteminin dayanıklılığı açısından önemli bir sınavla karşı karşıya kalacağını kaydetti.

8

Analizinin sonunda dikkat çekici bir soruya işaret eden Yeltin, Kazakistan’daki seçim sonuçlarının asıl anlamının bu soruda saklı olduğunu belirtti: “Sandıktan Tokayev çıkmıştır; bu yadsınamaz bir sonuç. Ancak yanıtlanması gereken asıl soru şudur: Tokayev sandıktan çıktığı için mi bu kadar güçlü, yoksa bu kadar güçlü olduğu için mi sandıktan başka bir sonuç çıkamıyor?” Yeltin’e göre, Kazakistan’ın yeni dönemdeki siyasi kaderini ve “Tokayev Düzeni”nin geleceğini, tam olarak bu soruya verilecek yanıt belirleyecek.