AKİT MENÜ

Gündem

Suriye'de Türkiye'nin hiç içine sinmeyen karar: Herkes 'bu nasıl olur' diye birbirine soruyor

Terör örgütü SDG'nin feshedilmesinin ardından kritik bir göreve getirilen Mazlum Abdi için alınan söz konusu karar kamuoyunda tartışmalara yol açtı.

3

Türkiye Gazetesi'nde yer alan habere göre, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) feshinden sonra SDG yöneticilerinin nerede görev alacak sorusu tartışmaya açılmıştı. SDG Lideri Mazlum Abdi Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara tarafından Cumhurbaşkanlığı danışmanlığı getirilirken, İlham Ahmed ise Suriye Halk Meclisi’nde milletvekili olarak görevlendirildi.

4

Görevlendirmenin uluslararası hukuk ve cezai boyutunu gazetemize değerlendiren Milletlerarası Hukuk Uzmanı Doç. Dr. Hakan Erkiner, “Bir kişinin siyasi sisteme alınması, atanması veya örgütünün feshedilmesi, geçmişte isnat edilen suçları kendiliğinden aklamaz veya ortadan kaldırmaz.

5

Ceza soruşturmaları, yakalama kararları ve uluslararası arama işlemleri kendi hukukları ve usulleri içinde devam eder ya da sona erer. Ancak bence daha önemli olan, uluslararası siyasi mesele. Burada Suriye’de egemen millî bir devletin doğuşuna şahit oluyoruz” dedi.

6

Çerçeve yasa ile birlikte atılan adımlar doğrultusunda artık siyasi taleplerin silahla değil hukukla elde edileceğinin altını çizen Erkiner, “Kurtarılmış ve temizlenmiş bir iç barış zemini de işte burada oluşuyor. Merkezî devlet bu gücü kazandığında artık bu silahlı yapının korunması mümkün olmuyor ve siyasi şartlar entegrasyon istikametinde açılıyor.

7

urada Türkiye’nin Suriye ulus devletine ve millî devlet egemenliğine verdiği katkı tarihe geçecek. O yüzden de Türkiye’nin bu tutumu en çok İsrail’i rahatsız ediyor. Bu da bütün tabloyu zaten olanca çıplaklığıyla bize bir kez daha gösteriyor. Attığımız ok kimi bağırtıyorsa, işte oraya bakıp o istikametin doğru olup olmadığını da biraz böyle değerlendirmek gerekiyor” diye konuştu.

8

Askeri başarının kendiliğinden barış getirmeyeceğini ifade eden Erkiner şöyle konuştu: “Asıl kalıcı sonuç, bu üstünlüğün hukuk, temsil ve devlet kurumlarıyla tamamlanmasıyla ortaya çıkıyor. Suriye’de SDG’nin feshi işte bu bakımdan çok önemli. Devletin karşısında ayrı bir kuvvet unsuru olarak neredeyse ayrı bir egemenlik alanı üretme imkânı ortadan kalkıyor. Silahlı örgütlerin meşru siyasi aktörlere dönüşmesi, kendi örgütsel yapılarını muhafaza etmelerinden değil; bunların tasfiye edilip hukuk düzeni içinde yer almalarından geçiyor. İsrail bakımından mutlaka değerlendirme yapmak lazım. Suriye, İsrail karşısında bu kararla güçlendi. İsrail’in Suriye’ye müdahale alanını genişleten unsurlardan biri uzun süredir ülkenin parçalı yapısı, merkezî devlet dışında silahlı merkezlerin ve silahlı aktörlerin varlığıydı. Kuzeydoğu’daki ayrı askerî ve siyasi yapının ortadan kalkması, Şam’ın ‘ülkede tek egemen kamu otoritesi benim’ iddiasını kuvvetlendirdi.”