Barel'e göre, YPG'nin devre dışı kalmasıyla İsrail'in stratejisi, yalnızca Süveyda vilayetindeki bazı Dürzilere bel bağlamak durumunda kaldı. İsrail'in açıktan destek verdiği Dürzi lider Hikmet el-Hecri, Süveyda'daki Dürzilerin kendilerini "İsrail'in bir parçası olarak gördüklerini, hatta aynı inancı paylaştıklarını" beyan etti.
Hecri'nin bile ABD'nin İsrail'e, politikasını değiştirmesini ve Suriye'nin bütünleşmesini baltalamayı bırakmasını söylemeyeceğinden emin olamayacağını vurgulayan Barel, ayrıca bu bütünleşmenin, Trump'ın talimatıyla Barrack'ın öncülüğünde, aynı zamanda Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar'ın etkisiyle yürütülen bir süreç olduğuna işaret etti.
Barel, YPG'nin feshinin, yalnızca Suriye içi bir hesabın kapatılması değil, aynı zamanda İsrail için de ciddi bir uyarı işareti olduğunu yazdı.
Barel'e göre, İsrail'in azınlıklara dayanma, Şam'ı engelleme ve bölünmüş bir Suriye hayaline bel bağlama politikası; bölgesel gerçeklikle ve Amerikan politikalarıyla açıkça çatışıyor.
Son olarak Barel; İsrail'in manevra alanını korumak ve oyunun tamamen dışında kalmamak istiyorsa bölünme yanılsamasını terk etmesi, Suriye yönetimini ise yalnızca bir düşman değil, mutabakata varabileceği potansiyel bir muhatap olarak görmeye başlaması gerektiğini yazdı.