İstihdam veya enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi, faiz artırımına yönelik beklentileri güçlendirebilir. Böyle bir tablo, yüksek faiz ve güçlü dolar üzerinden BIST 100 dahil gelişen ülke piyasalarında baskı yaratabilir.
Analistler aynı fikirde değil
Eylül ayına ilişkin beklentiler analistler arasında farklılaşıyor. Truist Wealth CIO'su Keith Lerner, oynaklığın artabileceğini ancak geri çekilmelerin alım fırsatı yaratabileceğini düşünüyor.
Fundstrat Araştırma Direktörü Tom Lee ise Fed'in eylülde faizleri değiştirmemesi halinde riskli varlıklarda güçlü bir yükseliş görülebileceği görüşünde.
Tarihsel veriler de eylül ayının piyasalar açısından kolay geçmediğini gösteriyor. Eylül, 1950'den bu yana S&P 500'ün ortalama getirisinin en zayıf olduğu ay olarak öne çıkıyor. Carson Group Baş Piyasa Stratejisti Ryan Detrick ise mevsimsel verilerin tek başına piyasanın yönünü belirlemek için yeterli olmadığına dikkat çekiyor.
BIST 100 için hangi riskler öne çıkıyor?
ABD tahvil faizlerinin yüksek kalması, küresel sermayenin gelişen ülke varlıkları yerine dolar cinsi sabit getirili araçlara yönelme riskini artırıyor.
Kur hareketleri de BIST 100'ün özellikle dolar bazındaki performansı açısından önem taşıyor. Bununla birlikte kurdaki yükselişin ihracatçı, döviz geliri yüksek veya ithal girdiye bağımlı şirketler üzerindeki etkisi farklılık gösterebilir.
Petrol fiyatları ise Türkiye açısından bir başka risk oluşturuyor. Brent petrolün 95 dolar civarında seyretmesi, enerji ithalat maliyetleri üzerinden cari denge ve enflasyon beklentilerini olumsuz etkileyebilir.