Kelimenin tam anlamıyla yeşil beslenin. Vücudunuz ve beyniniz yapraklı yeşilliklere ihtiyaç duyar. Pahalı takviyeleri unutun ve yapraklı yeşillikleri düzenli olarak diyetinize dahil etmeye çalışın. Nörolog, yapraklı yeşilliklerin lif, folat, lutein ve beta-karoten açısından iyi kaynaklar olduğunu açıklıyor.
Lahana, kuşkonmaz, brokolini onun favorilerinden bazıları. Nörolog ayrıca en iyi besin değerini elde etmek için ideal tüketim şeklini de paylaşıyor: buharda pişirilmiş, haşlanmış veya sotelenmiş. “Zeytinyağı, biraz tuz ve kavrulmuş sarımsakla karıştırın. Tuzu pişirmenin sonunda kullanmayı unutmayın,” diyor.
Domates, güçlü bir antioksidan olan likopen açısından zengin bir besin olarak öne çıkıyor. Likopenin yanı sıra beta-karoten içeren domates, antioksidan özellikleri sayesinde oksidatif stresle mücadeleye katkı sağlayabiliyor.
Uzmanlar, domatesin salatalarda tüketilebileceği gibi balık veya tavuk yemeklerinin yanında sos olarak da kullanılabileceğini belirtiyor. Domatesin mozzarella peyniri, fesleğen ve zeytinyağıyla birlikte tüketilmesi de alternatifler arasında gösteriliyor.
KAHVE VE ÇAY
Günlük yaşamın vazgeçilmez içecekleri arasında yer alan kahve ve çay da beyin sağlığı açısından dikkat çekiyor.
Nörolog Dr. Lord, çayın fitobesinler açısından iyi bir kaynak olduğunu ve bu bileşenlerin beyin metabolizmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Kahve ve çayın aynı zamanda flavonoidler içerdiği ve bu bileşenlerin glisemik kontrol üzerinde olumlu etkiler gösterebildiği ifade ediliyor.
Kahve ve çayda bulunan kafein, konsantrasyonun artırılmasına yardımcı olabilir. Ancak uzmanlar, kafein tüketiminin de ölçülü olması gerektiğine dikkat çekiyor.