AKİT MENÜ

Gündem

Mete Yarar gemi faciasıyla ilgili o ülkeyi işaret etti: Parmakları olabilir, bunu ihtimaller arasına alıyorum

Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar, Kıbrıs'taki gemi faciasıyla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yarar, yaşanan olayda İsrail'in bir payı olabileceğini söyledi.

2

Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar, TGRT Haber ekranlarında yayınlanan Gündem Özel programında Kıbrıs'ta meydana gelen gemi kazasına ve bölgedeki gelişmelere ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yarar, son dönemde İsrail ile Türkiye arasında yaşanan gerilime dikkat çekerek Kıbrıs konusunda çeşitli senaryolar üzerinde durdu.

3

Kıbrıs meselesini yaklaşık 20 gündür yakından takip ettiğini dile getiren Yarar, bu ilgisinin arka planında İsrail’in Türkiye’ye yönelik tehditlerinin bulunduğunu savundu. Yarar’a göre söz konusu tehditler iki ana başlıkta toplanıyor: Suriye ve Kıbrıs. Son dönemde Avrupa, ABD ve İsrail merkezli yayımlanan çok sayıda rapora da dikkat çeken Yarar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşanabilecek gelişmelere ilişkin farklı senaryoları incelediğini belirtti.

4

Kıbrıs'ta yaşanabilecek olayların doğrudan bir askeri saldırı şeklinde gerçekleşmeyebileceğini savunan Yarar, şu ifadeleri kullandı: "İstanbul'daki gemi kazasının içerisindeki detayı çok fazla bilmiyorum ama ben yaklaşık 20 günden beri Kıbrıs'ı konuşuyorum. Ne zamandan beri Kıbrıs'ı konuşuyorum? İsrail Türkiye'yi tehdit ettiğinden beri. Çünkü İsrail iki konu üzerinden Türkiye'yi tehdit ediyor. Bunlardan bir tanesi Suriye üzerinden tehdit ediyor, bir tanesi Kıbrıs üzerinden tehdit ediyor."

5

Yarar, Kıbrıs'la ilgili son dönemde çok sayıda rapor yayımlandığını belirterek şöyle devam etti: "Belki 10 tane rapor yayımlandı. Avrupa'da rapor yayımlandı, Amerika'da rapor yayımlandı... İsrail'le rapor yayımladı. Kıbrıs'ta ne yapabiliriz? Kıbrıs'ta ne olması gerekiyor? Kıbrıs'ta, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ne yapılabilir? Bir tarafta askeri operasyonlar, bir tarafta istikrarsızlık getirmekle ilgili onlarca senaryo okudum ben..."

6

Yaklaşık 25 gündür bu konuların konuşulduğunu belirten Yarar, daha önceki değerlendirmelerinde de benzer uyarılarda bulunduğunu söyledi. "Yaklaşık 25 gün boyunca tam da bunlar konuşulurken, ki ben de kendi yorumlarımda bunu sıklıkla söylüyorum. Karşınızdaki gruplar böyle şeyli adamlar değil, yani cesaretle karşınıza gelip, 'ben buradayım kardeşim ve ben sizle savaşıyorum' diyecek adamlar değil. İster İran'da, ister Suriye'de olduğu gibi, isterseniz Hizbullah'ta olduğu gibi, isterseniz Hamas'ta olduğu gibi bel altından vuracak.”

7

Yarar, olası saldırıların doğrudan çatışma yerine istihbarat faaliyetleri ve asimetrik savaş yöntemleriyle gerçekleştirilebileceği değerlendirmesinde bulundu. Türkiye ve Kıbrıs’ın bu tür operasyonların hedefi olabileceğini savunan Yarar, saldırıların beklenmedik biçimde “içeriden” gelebileceği uyarısında bulundu.

8

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da dönüş yolunda yaptığı açıklamalarda benzer şekilde tedbir vurgusu yaptığını belirten Yarar, şöyle konuştu: "Sayın Cumhurbaşkanı da bunu dönerken, uçaktayken sıklıkla belirtiyor. ‘Tedbirlerimizi alıyoruz. Bütün istikrarı korumakla ilgili.’"

9

Yarar, istihbarat operasyonlarında kullanılan yöntemlerden birinin olaylara kaza görüntüsü vermek olduğunu ileri sürdü. "Dünyada istihbaratçılarının kullandığı en önemli tekniklerden bir tanesidir biliyor musunuz? Kaza süsü vererek operasyon çekmektir. Dünyanın her tarafında böyledir."

10

Yarar, son dönemde yaşanan bazı olayları örnek göstererek değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Size şimdi yaşanan, kısa dönemde yaşanan iki tane olay anlatacağım. Slovakya Cumhurbaşkanı, arkadan gelen araç... Bir cumhurbaşkanı, koruma araçları var ve diğerleri var. Siz bunların arasında, bakın, geliyorsunuz ve çarpıyorsunuz. Şimdi düşünün bir konvoy var ve siz bu konvoya yani görüyorsunuz şeyi ve size geliyor bir tane araç çarpıyor. Peki bu adamın özelliği ne? İsrail konusundaki en sert söylemlere sahip olan kişi. Sonra İspanya'da sert söylemler başlıyor. Arkasından iki tane önemli tren kazası yaşıyorsunuz. Bakın iki tane önemli tren kazası yaşıyorsunuz. Elektrik kesintisi yaşıyorsunuz. Baktığınızda aslında şey... Bildiğiniz ne diyeyim... Hiç o güne kadar olmamış."

11

Yarar, yaşanan olayların doğrudan İsrail tarafından gerçekleştirildiğini söylemediğini özellikle vurguladı. Ancak bu ihtimalin değerlendirilmesi gerektiğini savundu: "Kardeşim niye bunlar her defasında İsrail'le yaşanan bir olayın arkasından yaşanıyor? Şimdi ben demiyorum ki bu olay direkt İsrail tarafından tezgahlanmıştır. Ama şunu söylüyorum. Ben ihtimallerim arasına alıyorum. Niye? Ben İspanya'da yaşandığında veya bu olay yaşandığında bunu ben İsrail'in yapabileceğini düşünerek kendi notlarımda konuşuyorsam, bu ülkeler bunu tartışıyorsa ben niye bunu ihtimal işine almıyorum?"

12

Programda Kıbrıs'a yönelik olası senaryolara ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Yarar, doğrudan askeri saldırı yerine istikrarı bozabilecek yöntemlerin kullanılabileceğini öne sürdü: Yarar, şu ifadeleri kullandı:

13

"Sebep şu, Kıbrıs'a ne yapabilirler sizce? Kıbrıs'ta ne yapabilirler? Kıbrıs'ta gelip de Türk askerinin olduğu bir yerde gelip de İsrail veya Yunanistan Kıbrıs'taki bizim askerlerimize mi saldıracak veya Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne mi saldıracaklar? Buna yeltenmeye güçleri var mı? Ama ne yapabilirler? İstikrarı bozacak, her türlü sıkıntı oluşturabilecek her türlü konu yapabilirsiniz. Bir, hükümeti zora sokarsınız. İki, ekonomiyi zora sokarsınız. İçeride güveni azaltarak... Yani bir taraftan Türkiye'ye güveni azaltarak, bir taraftan içerideki problemleri artırarak, ekonomik olarak problemleri artırarak..."

14

Yarar, bu tür gelişmelerin art arda yaşanması halinde beklenmedik sonuçların ortaya çıkabileceğini belirterek açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: "Konuları arka arkaya yaşatırsınız ve bir anda hiç beklemediğiniz bir senaryoya gider. Bu adamlar bugüne kadar bütün bulundukları yerde önce istikrarı bozarlar İran olayında olduğu gibi." KAYNAK: TÜRKİYE GAZETESİ