AKİT MENÜ

Gündem

Bungalovlarda ölüm tuzağı!

Sapanca’da ailesiyle tatil yaptığı bungalov tesisindeki havuza düşen 4 yaşındaki Muhammed Alpaslan Çelikler’in hayatını kaybetmesiyle, bu yıl bungalov havuzlarında ölen çocukların sayısı 4’e yükseldi. Peş peşe yaşanan çocuk ölümleri, olayların basit birer “kaza” olarak geçiştirilemeyeceğini ortaya koyarken, uzmanlar bungalov havuzlarındaki güvenlik eksikliklerine dikkat çekti.

3

Sakarya'nın Sapanca ilçesinde bungalov turizminin büyümesiyle birlikte özel havuzların güvenliği de tartışma konusu oldu. Bu yıl bungalov tesislerinin havuzlarında 29 Ocak'ta 3 yaşındaki Sena Yazıcı, 16 Haziran'da 5 yaşındaki Miraç Akdeniz, 5 Temmuz'da 5 yaşındaki Evla Güneş ve son olarak 3 Ağustos'ta 4 yaşındaki Muhammed Alpaslan Çelikler hayatını kaybetti.

4

Yaşanan çocuk ölümleri, gözleri tesislerdeki güvenlik ve denetim eksikliklerine çevirdi. Uzmanlar, özel havuzlarda çocukların kontrolsüz erişimini engelleyecek fiziksel önlemler, yeterli kurtarma ekipmanı ve düzenli denetimlerle güvenli hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor. Yaşanan çocuk ölümlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Bronz Cankurtaran Eğitmeni Yasin Cömert, özel havuzlu bungalovlarda güvenlik sorunlarına dikkat çekti. Uzman Psikolog Merve Tekin ise, çocuklara tehlike öğretilse bile tehlikeden korunma görevi verilmemesi gerektiğini vurguladı.

5

"ÇOCUK HAVUZA ULAŞMAMALI" En kritik noktanın çocuğun havuza kontrolsüz biçimde ulaşmasının engellenmesi olduğuna dikkat çeken Cömert, "Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın konuya ilişkin getirdiği güncel yönetmelikte, özel mülk havuzlarda her bir bungalovun başına ayrı bir cankurtaran dikilmesi yasal olarak zorunlu değildir. Fakat cankurtaran zorunlu değil demek, güvenlik önlemlerine gerek yok demek değildir. Aksine cankurtaran yoksa, güvenlik sistemi daha da önemli hale gelir. Havuza çocukların kontrolsüz ulaşmasını engelleyecek fiziksel bariyer, güvenli ve kaymaz havuz çevresi, yeterli aydınlatma, görünür derinlik işaretleri, acil durumda kullanılabilecek telefon ve kurtarma ekipmanları bulunmalıdır." diye konuştu.

6

"KATMANLI GÜVENLİK ŞART" Çocuğun güvenliğini sağlamak için yalnızca ebeveyn gözetiminin yeterli olmadığını savunan Cömert, "Tüm güvenlik önlemlerinin oluşturduğu bir sistem olması gerekir. Ben buna "katmanlı güvenlik" diyorum. Bir katman başarısız olduğunda diğer katman çocuğun hayatını koruyabilmelidir. Çünkü boğulma çoğu zaman filmlerde gördüğümüz gibi yüksek sesli bağırma ve çırpınma şeklinde gerçekleşmez. Boğulma saniyeler içinde gerçekleşebilir ve çoğu zaman sessizdir. Bu nedenle 'Çocuk bağırır, biz de fark ederiz' düşüncesi son derece tehlikelidir. Boğulmada saniyeler bile çok değerlidir. Beyin oksijensizliğe karşı son derece hassastır. Bu nedenle "birkaç dakika bekleyelim, belki çıkar" gibi bir yaklaşım kesinlikle kabul edilemez." dedi.

7

"BOĞULMA KADER DEĞİL" Alınan önlemlerin birbirinin alternatifi olmadığını, birbirini tamamlayan güvenlik katmanları olduğunu belirten Cömert, "Havuz güvenliği bir lüks değil, özellikle çocukların bulunduğu ortamlarda temel bir yaşam güvenliği meselesidir. Çocuk, havuza ulaşmadan önce güvenliğin sağlanması gerekir. Boğulma kader değildir, büyük ölçüde önlenebilir bir kazadır. Çünkü boğulmada bize çoğu zaman ikinci bir şans tanınmıyor." ifadelerini kullandı.

8

"TEHLİKEYİ ÖĞRETİN AMA SORUMLULUĞU YÜKLEMEYİN" Uzman Psikolog Merve Tekin ise, dört yaşındaki bir çocuğa havuza yaklaşmamasını söylemenin onu korumaya yetmediğini vurgulayarak, "Çocuk bir kuralı öğrenebilir, fakat o kuralı tehlike anında bir yetişkin gibi değerlendirecek risk algısına ve dürtü kontrolüne henüz sahip değildir. Onun gözünde havuz çoğu zaman bir tehlike değil, merak ettiği ve oynamak istediği bir yerdir. Bu nedenle çocuklara su güvenliğini mutlaka öğretmeliyiz. Ancak güvenliğin sorumluluğunu hiçbir zaman çocuğun öğrendiklerine bırakamayız. Çocuğa tehlikeyi öğretin ama tehlikeden korunma görevini ona vermeyin. Özellikle havuzlu tatil alanlarında yetişkin gözetiminin kesintisiz olması ve fiziksel güvenlik önlemlerinin alınması gerekir. Çünkü küçük çocuklarda "Bir dakika gözümü ayırdım" dediğimiz süre, bizim için çok kısa; bir çocuk için ise hayatını değiştirebilecek kadar uzun olabilir." dedi.

9

10