AKİT MENÜ

Dünya

Saatler 22.25’te durmuştu! “Batmaz” denilen gemideki 25 kişi nereye kayboldu?

Güncelleme Tarihi:

Samoa’dan Tokelau Adaları’na gitmek için yola çıkan Joyita, haftalar sonra okyanusun ortasında terk edilmiş halde bulundu... Gemi su almıştı, camları kırılmıştı, telsizi yardım frekansındaydı; ancak içindeki 25 kişiden geriye hiçbir iz kalmamıştı.

3

Güney Pasifik’te 1955 yılında bulunan Joyita, denizcilik tarihinin en esrarengiz vakalarından biri olarak biliniyor. “Batmaz” olduğu düşünülen gemi, yan yatmış ve hasar görmüş halde su üstünde kalmayı başardı; fakat gemideki 16 mürettebat ile 9 yolcunun başına ne geldiği hiçbir zaman kesin olarak açıklanamadı.

4

Ticari gemi Tuvalu’nun kaptanı Gerald Douglas, Fiji’nin kuzeyinde ilerlerken uzakta suya gömülmüş gibi duran bir gemi fark etti.

5

Yaklaştığında gövdenin üzerindeki isim dikkatini çekti: Joyita. Haftalar önce aranan kayıp gemi karşısındaydı. Ancak güvertede kimse yoktu. Ne yardım isteyen biri vardı ne de denizde yüzen bir yük ya da enkaz parçası görülüyordu.

6

Joyita, 3 Ekim 1955’te Samoa’daki Apia Limanı’ndan ayrılmıştı. Tokelau Adaları’na yapılacak yolculuğun yaklaşık 48 saat sürmesi bekleniyordu.

7

Gemide 16 kişilik mürettebat, 9 yolcu, yük ve erzak bulunuyordu. Ancak Joyita varış noktasına hiç ulaşmadı. Arama çalışmaları başlatıldı fakat gemiden de içindekilerden de haber alınamadı.

8

Joyita bulunduğunda ağır biçimde yana yatmıştı. Camları kırılmış, kaptan köşkünde hasar oluşmuş, elektrik kesilmişti.

9

En dikkat çeken ayrıntılardan biri ise gemideki saatlerdi. Saatlerin 22.25’te durmuş olması, olayın o dakikalarda kritik bir aşamaya gelmiş olabileceği ihtimalini güçlendirdi.

10

Telsizin uluslararası yardım frekansı olan 2182 kHz’e ayarlı olması da dikkat çekti. Buna rağmen herhangi bir yardım çağrısının ulaştığına dair kesin bir kayıt bulunamadı.

11

Gemide yapılan incelemede can filikalarının ve küçük sandalın kayıp olduğu görüldü. Bu durum, yolcu ve mürettebatın bir noktada gemiyi terk etmiş olabileceğini düşündürdü.

12

Ancak denizde ne canlı birine ne de cesetlere ulaşıldı. Yeni Zelanda Hava Kuvvetleri’nin arama çalışmalarında da kayıp 25 kişiden hiçbir iz bulunamadı.

13

Joyita’nın hikayesini daha da tuhaf yapan şey, geminin tamamen batmasının zor olmasıydı. Başlangıçta lüks yat olarak inşa edilen geminin gövdesinde sedir ağacı kullanılmış, iç bölümlerine ise su üstünde kalmasına yardımcı olan mantar kaplamalar yerleştirilmişti. Bu nedenle Joyita ağır hasar alsa bile tamamen dibe gitmemişti.

14

Yıllar sonra yapılan değerlendirmelerde, gemideki asıl sorunun eskiyen parçalar ve su sızıntısı olabileceği öne çıktı.

15

Araştırmacı David Wright’a göre Joyita’da çürüyen bir boru sızıntıya yol açmış olabilir. Bu sızıntının gece saatlerinde başlaması, mürettebatın durumu geç fark etmesine neden olmuş olabilir.

16

Geminin motorlarında da problem olduğu değerlendiriliyor. Bir motoru çalıştırmak için diğerinden parça alınmış olabileceği, sonunda geminin kontrol kabiliyetini kaybettiği düşünülüyor. Joyita’nın insansız bulunması, farklı iddiaları da beraberinde getirdi. Soğuk Savaş döneminin etkisiyle Sovyet denizaltısı iddiası ortaya atıldı. Bazı teorilerde gemide isyan çıktığı, bazı iddialarda ise başka bir tekneyle karşılaşma sonrası yolcu ve mürettebatın öldürülmüş olabileceği öne sürüldü. Ancak bu senaryoları doğrulayacak güçlü bir kanıt bulunamadı.

17

En güçlü ihtimallerden biri, gemidekilerin Joyita’nın batacağını sanarak sallara binmesi. Fakat eldeki bilgilere göre gemide yeterli can yeleği yoktu. Filikaların ya da salların da 25 kişiyi güvenle taşıyacak durumda olmadığı değerlendiriliyor. Kaptanın seyir defteri, pusula ve bazı eşyaların kayıp olması, geminin panik içinde değil, belirli bir karar sonrası terk edilmiş olabileceğini düşündürüyor.

18

Joyita’nın neden su aldığı ve rotasından yüzlerce mil uzaklaştığına dair güçlü ihtimaller ortaya kondu. Ancak asıl soru halen cevapsız… Gemideki 25 kişi denizde mi kayboldu, sallar parçalandı mı, akıntıya mı kapıldılar, yoksa başka bir şey mi yaşandı? Joyita bulundu, ama içindekilerin akıbeti Güney Pasifik’in karanlık sularında kayboldu.