1940 yılında kurulan Yalova Restoran 3. Kuşak İşletmecisi Ertuğrul Sürgit, ailesinin Girit’ten Çanakkale’ye uzanan yolculuğunu ve restoranın kuruluş öyküsünü paylaştı. Girit mutfağının izlerini taşıyan aile mirasının zaman içinde Çanakkale mutfağıyla bütünleştiğini belirten Sürgit, kentin mutfak kültürünü bir “göç mutfağı” olarak tanımladı. Çanakkale’nin denizle olan güçlü bağının ise bu mutfağı farklılaştıran en önemli unsurlardan biri olduğunu söyleyerek Akdeniz ve Ege mutfağını çok kullandıklarını dile getirdi.
Ertuğrul Sürgit, Çanakkale’nin coğrafi işaretli Ezine peyniri, domatesi, sardalyası, Bayramiç beyazı, Umurbey kirazı, Umurbey şeftalisi ve peynir helvası gibi pek çok ürünüyle öne çıktığını belirtti. Sürgit, mevsimsel ürünlerin mutfaktaki önemine dikkat çekti. Restoranlarında yaklaşık 30-35 kilometrelik çevreden temin edilen ürünleri kullanmaya özen gösterdiklerini söyleyen Sürgit, böylece hem yerel üreticileri desteklediklerini hem de Çanakkale’nin kendi ürünlerini mutfakta yaşattıklarını ifade etti. Sardalya, Yeniköy barbunu, Bozcaada kalamarı ve ahtapot gibi deniz ürünlerinin de kentin lezzetlerinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.