AKİT MENÜ

Gündem

Arap Birliğinden İran’a tepki İsrail’e ‘Caydırıcı Önlem’ çağrısı

Arap Birliği'nin Kahire'de gerçekleştirilen 166. Bakanlar Düzeyi Toplantısı'ndan bölgedeki gerilime ilişkin dikkat çeken mesajlar çıktı. Arap ülkelerinin dışişleri bakanları İran'ın bazı Arap ülkelerini hedef alan saldırılarına tepki gösterirken, İsrail'in Filistin, Lübnan ve Suriye'deki saldırılarının durdurulmasını istedi. Kudüs'ten Sorumlu Arap Bakanlar Komitesi ise İsrail'in Kudüs ve Mescid-i Aksa'daki uygulamalarına karşı “kısıtlayıcı ve caydırıcı önlemler” alınması için uluslararası baskının artırılması çağrısında bulundu.

3

Ortadoğu'da artan gerilim, Arap ülkelerinin dışişleri bakanlarını Mısır'ın başkenti Kahire'de bir araya getirdi. Arap Birliği'nin 166. Bakanlar Düzeyi Toplantısı, birliğin Kahire'deki genel merkezinde gerçekleştirildi. Dönem başkanlığını Tunus Dışişleri Bakanı Muhammed en-Nefti'nin üstlendiği toplantının ana gündemini bölgedeki son gelişmeler oluşturdu.

4

İRAN'A TEPKİ, İSRAİL'E SALDIRILARI DURDURUN ÇAĞRISI Toplantıda Arap dışişleri bakanları, İran'ın bölgede tansiyonu yükselten adımlarına ve bazı Arap ülkelerini hedef alan saldırılarına tepki gösterdi. Bakanlar aynı zamanda İsrail'in Filistin, Lübnan ve Suriye'deki saldırı ve ihlallerinin durdurulması çağrısında bulundu. Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati de ülkesinin bazı Arap devletlerini hedef alan İran saldırılarını kesin bir dille kınadığını açıkladı. Abdulati, Arap ülkelerinin egemenlik, güvenlik ve toprak bütünlüğüne yönelik ihlallerin kabul edilemeyeceğini vurgularken, çatışmaların daha geniş bir coğrafyaya yayılmasının önlenmesi için yeniden diplomasiye dönülmesini istedi.

5

ABD İLE İRAN'A ANLAŞMA MESAJI Mısır Dışişleri Bakanı, ABD ile İran arasında haziran ayında varılan mutabakat zaptının nihai ve sürdürülebilir bir anlaşmaya dönüştürülmesi temennisini de dile getirdi. Bölgedeki diğer çatışmaların Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria'da yaşanan insani felaketi gölgelememesi gerektiğini belirten Abdulati, Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesine, yasa dışı yerleşimlere ve ilhak girişimlerine karşı olduklarını yineledi. Abdulati ayrıca İsrail'in Gazze'den çekilmesini sağlayacak yol haritasının tamamlanması, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve Gazze'nin yeniden imarı için çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

6

İSRAİL'E KARŞI “CAYDIRICI ÖNLEM” ÇAĞRISI Kahire'deki toplantının en dikkat çekici kararlarından biri ise Kudüs'ten Sorumlu Arap Bakanlar Komitesinden geldi. Komite, İsrail'in işgal altındaki Kudüs'teki uygulamalarına karşı uluslararası baskının artırılmasını istedi. Arap ülkelerinin, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarının ve İslami kutsal mekanlara yönelik ihlallerin durdurulması amacıyla “kısıtlayıcı ve caydırıcı önlemler” alınması için etkili uluslararası aktörlerle diplomatik temaslarını yoğunlaştırması konusunda mutabakata varıldı. İsrail'in Kudüs'teki ihlallerinden dolayı hesap vermesini sağlayacak uluslararası bir tutum oluşturulması çağrısı da yapıldı.

7

İSRAİL İHLALLERİ İÇİN ÖZEL PLATFORM Toplantıda Katar'ın önerisiyle gündeme gelen yeni mekanizmaya da destek verildi. İbadet edenlere ve kutsal mekanlara yönelik İsrail ihlallerinin belgelenmesi ve takip edilmesi amacıyla bir medya platformunun da içerisinde bulunacağı sürdürülebilir kurumsal mekanizmanın hayata geçirilmesi memnuniyetle karşılandı. Arap Birliği Genel Sekreterliğine, üye ülkelerle koordinasyon içerisinde sistemin çalışma yöntemini ve finansman kaynaklarını belirleme görevi verildi. Bunun yanında Kudüs ve işgal altındaki Filistin topraklarında gerçekleştirilen ihlallerin dünya kamuoyuna aktarılması amacıyla ortak bir Arap ve uluslararası diplomasi ve medya kampanyası yürütülmesi istendi.

8

TÜRKİYE'NİN DE KATILDIĞI GİRİŞİM İLERLİYOR Söz konusu mekanizmanın temelleri, 5 Ağustos'ta Ürdün'ün ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda gündeme gelmişti. Türkiye, Pakistan, Endonezya ve Malezya'nın da aralarında bulunduğu İslam ülkelerinin katıldığı toplantıda İsrail'in ihlallerinin belgelenmesini sağlayacak kurumsal bir yapı ve medya platformu kurulması çağrısı yapılmıştı. Kahire'deki toplantıyla birlikte bu girişimin hayata geçirilmesi yönündeki çalışmaların sürdürülmesi kararlaştırıldı. ARAP BİRLİĞİ VE İİT NEW YORK'TA BULUŞACAK İsrail'in Kudüs ve kutsal mekanlardaki uygulamalarına karşı Arap ve İslam ülkeleri arasındaki koordinasyonun da artırılması kararlaştırıldı. Bu kapsamda İslam İşbirliği Teşkilatı ile iş birliği güçlendirilecek. Eylül ayında New York'ta gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Haftası sırasında Arap Birliği ile İİT'nin Kudüs gündemiyle ortak bakanlar toplantısı düzenlemesi kararlaştırıldı.

9

E1 PROJESİNE SERT TEPKİ Komite ayrıca İsrail makamlarının Doğu Kudüs'ün doğusundaki E1 planı kapsamında 1.234 yeni yerleşim biriminin inşası için ihaleye çıkmasını sert biçimde kınadı. Yaklaşık 3 bin 400 yerleşim birimini kapsayan E1 planının Batı Şeria'nın kuzeyi ile güneyi arasındaki coğrafi bütünlüğü parçalayacağı ve Doğu Kudüs'ü Filistin topraklarından koparacağı belirtildi. Planın bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını da ciddi biçimde tehlikeye attığı vurgulandı. UNRWA MERKEZİNE BASKIN DA GÜNDEMDE İsrail güçlerinin işgal altındaki Kudüs'te bulunan UNRWA'ya ait Kalendiya Eğitim Merkezi'ne düzenlediği baskın da Arap ülkelerinin tepkisini çekti. Komite, merkezin boşaltılmasını uluslararası hukukun ihlali ve Birleşmiş Milletler kuruluşlarının dokunulmazlığına yönelik saldırı olarak değerlendirdi. İsrail'in UNRWA'nın faaliyetlerini hedef alan uygulamalarına son vermesi istendi.

10

MESCİD-İ AKSA İÇİN NET MESAJ Toplantının önemli gündem maddelerinden biri de Mescid-i Aksa oldu. Komite, İsrailli yetkililer ve Yahudi yerleşimcilerin Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları ile burada gerçekleştirilen Yahudi ayin ve dualarına tepki gösterdi. Mescid-i Aksa'nın bütün alanlarıyla yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğu vurgulanırken, Kudüs'teki İslam ve Hristiyan kutsal mekanlarının korunmasında tarihi Haşimi Vesayetinin öneminin altı çizildi. Komite ayrıca İsrail'in Kudüs ve kutsal mekanlar üzerinde egemenliği bulunmadığını belirterek, Doğu Kudüs'ün 1967 sınırları temelinde kurulacak bağımsız Filistin devletinin başkenti olması gerektiğini yineledi.