Tıbbi gelişmelerin kronik hastalıkları kontrol altına aldığını belirten Erbaş, "Tıbbi gelişmeler sayesinde artık tansiyon bir problem olmaktan çıktı. Toplumun üçte biri hipertansiyon hastasıyken tansiyon ilaçlarının gelişmesi bu sorunu çözdü. Yine şeker hastalığında insülinin bulunması ömrü uzatan devrimsel bir adım oldu" şeklinde konuştu.Mide hastalıklarındaki değişime de dikkat çeken Erbaş, "Eskiden mide kanaması ve mide ameliyatları vardı, şimdi bunlar neredeyse bitti. Antasitlerin ve mide ilaçlarının çıkmasıyla insanlar rahatladı. Demek ki ilaçlar insan ömrü için çok büyük bir faktördür" ifadelerini kullandı. Yakın geleceğin tıp teknolojileri hakkında öngörülerde bulunan Oytun Erbaş, "İlaçlarla ilk önce 120 yıl yaşayacağız. Sonra böbrek ve kalp nakilleri artacak. Nakli önleyen en önemli şey kan grubu uyumsuzluğuydu ancak hayvanlarda genetik modifikasyonlarla kan grupları siliniyor. Gelecekte hayvanlardan insanlara nakil yapılabilecek. Diyet, nakiller ve bazı ilaçlarla 150 yaşını rahatlıkla bulabiliriz" dedi. Yaşam tarzının biyolojik yaşlanma üzerindeki etkilerini sıralayan Erbaş, "Uzun yaşamda en temel şey çok kalorinin hızlı öldürdüğüdür. Kaloriyi kısınca ömür uzuyor. DNA'nın tamir edildiği dönem olan uykuda iyi dinlenmek, sebze ağırlıklı beslenmek ve özellikle soğan, yoğurt, kefir gibi fermente gıdaları tüketmek gerekiyor" şeklinde konuştu. Fiziksel aktivitenin önemine de değinen Erbaş, "Aktif hayat olmalı. Günde spor da yapabilirsiniz ama merdiven çıkmak ya da cam silmek gibi günlük aktif hareketler spor kadar hatta ondan daha değerlidir. Bugün bir insan çok rahat 100 sene yaşayabilir" ifadelerini kullandı. kaynak: Ahaber