Beyaz ekmek gibi lif oranı daha düşük seçeneklerin fazla tüketilmesi bazı kişilerde öğünden kısa süre sonra yeniden acıkma hissine yol açabiliyor.
Ekmek yerine yumurta, yoğurt, sebze, baklagil, yulaf veya farklı tam tahıllar gibi protein ve lif açısından daha dengeli seçeneklerin tercih edilmesi durumunda tokluk süresinde artış hissedilebilir.
Fakat ekmeği kesip yerine şekerli veya yüksek kalorili atıştırmalıklar koymak aynı etkiyi sağlamaz. Bu nedenle asıl belirleyici olan yalnızca ekmeğin çıkarılması değil, yerine ne tüketildiğidir.
BAĞIRSAKLARDA TERSİ DE YAŞANABİLİR
Ekmek tüketimini bırakmanın her etkisi olumlu olmayabilir. Özellikle tam tahıllı ekmekler önemli miktarda lif sağlayabilir.
Günlük beslenmesinde lif ihtiyacının önemli bölümünü tam buğday veya çavdar ekmeğinden karşılayan kişiler, ekmeği aniden bıraktığında yeterince sebze, meyve ve baklagil tüketmezse bağırsak hareketlerinde yavaşlama yaşayabilir.
Bu nedenle ekmek çıkarıldığında lif ihtiyacının başka besinlerden karşılanması önem taşıyor.
Ekmek tek başına "zararlı" veya kilo aldıran bir besin olarak değerlendirilmemeli. Burada ekmeğin çeşidi, porsiyonu ve günlük beslenmenin bütünü önem taşıyor.
Özellikle tam tahıllı ekmekler lif, vitamin ve mineral açısından dengeli bir beslenmenin parçası olabilir. Kilo kontrolü hedefleyen kişiler için de ekmeği tamamen ortadan kaldırmak yerine porsiyon miktarını ve tercih edilen ekmek çeşidini düzenlemek daha sürdürülebilir bir yaklaşım olabilir.
Bir hafta boyunca ekmek tüketmemek bazı kişilerin kendi beslenme alışkanlıklarını fark etmesini sağlayabilir. Ancak uzun vadeli ve sağlıklı sonuç için asıl önemli olan tek bir besini yasaklamak değil, toplam beslenme düzenini dengeli hale getirmektir.