AKİT MENÜ

Gündem

Çin’den sonra tarihi adım: Nükleer yarışa girdik, Türkiye toryum teknolojisinde dünyaya meydan okuyor

Güncelleme Tarihi:

Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu'nun (TENMAK) Danimarkalı Copenhagen Atomics ile toryum kullanımı üzerine imzaladığı stratejik mutabakat zaptı Yunan medyasında geniş yankı uyandırdı. Newsbeast'te yer alan analizlerde, Ankara'nın erimiş tuz reaktörü teknolojilerinde hazır alıcı olmak yerine şimdiden yerli altyapı kurarak küresel üretim zincirinde kritik bir konuma ulaştığı vurgulandı. Rezerv sahibi olmanın ötesine geçerek toryum bileşiklerini sertifikalı nükleer malzemeye dönüştürme yetkisi kazanan Türkiye'nin, geleceğin enerji yarışında rakipsiz bir aktör haline geldiği ifade edildi.

2

Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu'nun (TENMAK) Copenhagen Atomics ile toryum kullanımına yönelik imzaladığı mutabakat zaptı Yunanistan'da gündem oldu. Yunanistan merkezli Newsbeast, gelişmeyi "Çin yolu açtı ve Türkiye de yarışa katılıyor: Toryum ve yeni nesil nükleer enerji yarışı" başlığıyla okuyucularına duyurdu.

3

Haberde, Ankara'nın henüz ticari olgunluğa ulaşmamış yeni nesil nükleer teknolojilerde erkenden bilgi birikimi ve sanayi altyapısı oluşturmayı hedeflediğine dikkat çekildi. Newsbeast analizinde Çin'in toryum teknolojisindeki çalışmalarına da geniş yer verdi. Çin'in deneysel Toryum Erimiş Tuz Reaktörü'nde toryumu uranyum-233'e dönüştürerek gerçek işletme verileri elde ettiği belirtilirken, Pekin'in bu alanda dünyanın en ileri operasyonel deneyimlerinden birine sahip olduğu kaydedildi. Çin'in çalışan deneysel reaktörü, uzun yıllara dayanan araştırma programı ve yakıt döngüsüne yönelik çalışmalarıyla toryum teknolojisinde önemli bir aşamaya ulaştığı ifade edildi.

4

Yunan gazetesi, Türkiye'nin hamlesini Çin ile doğrudan bir teknolojik rekabet olarak değil, aynı alanda geleceğe yönelik kapasite oluşturma çabası olarak değerlendirdi. Newsbeast, 7 Eylül'de imzalanan anlaşmanın yeni nesil nükleer teknolojilerde toryum kullanımına ve Türkiye'de yerli imkanlarla toryum bileşiklerinin üretilmesine yönelik araştırmaları kapsadığını aktardı. Çalışmalara Türk sanayi ve teknoloji şirketleri ile araştırmacıların da dahil edilmesinin planlandığı belirtilirken, iş birliğinin nükleer yakıt gereksinimlerini karşılayabilecek toryum bileşiklerinin üretimine kadar uzanabileceği ifade edildi.

5

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın çalışmalar sonucunda pazarlanabilir ve yüksek katma değerli ürünlerin ortaya çıkabileceğine yönelik beklentisine de haberde yer verildi. Yunan gazetesinin analizinde, Türkiye açısından asıl stratejik değerin yalnızca toryum rezervlerine sahip olmak değil, bu kaynağı işleyerek nükleer standartlara uygun ürünlere dönüştürebilecek teknolojik kapasiteye ulaşmak olduğu vurgulandı.

6

Türkiye'nin toryum bileşiklerini ayırma, saflaştırma, uygun kimyasal forma dönüştürme ve nükleer kullanım için gerekli standartlara ulaştırma konusunda yetkinlik kazanmasının, ülkeyi gelecekte oluşabilecek nükleer yakıt değer zincirinde önemli bir konuma taşıyabileceği belirtildi. Newsbeast, Türkiye'nin Copenhagen Atomics ile yaptığı iş birliğinin yalnızca elektrik üretimine yönelik olmadığını, aynı zamanda geleceğin nükleer yakıt teknolojilerinde yerli malzeme ve üretim kapasitesi oluşturmayı hedeflediğini kaydetti.

7

Analizde, gelecekte toryum tabanlı reaktör teknolojilerinin ticari hale gelmesi durumunda Türkiye'nin hazır teknoloji satın alan bir ülke olmak yerine, araştırmacıları, laboratuvarları ve sanayi kuruluşlarıyla üretim zincirine katılabilecek altyapıya sahip olmayı amaçladığı ifade edildi. Haberde, ticari olgunluğa henüz ulaşmamış teknolojilerde uzmanlığın erken dönemde kazanılmasının önemine de dikkat çekildi.

8

Yunan basını, Türkiye'nin attığı adımın uzun vadeli önemine işaret ederek, erimiş tuz reaktörü teknolojilerinin 2030'lu yıllarda veya daha sonraki dönemde endüstriyel kullanıma geçmesi halinde Ankara'nın sıfırdan başlamak yerine önceden oluşturduğu teknolojik altyapıyla sürece dahil olabileceğini değerlendirdi.

9

Newsbeast, Türkiye'nin toryum hamlesindeki temel hedefin yalnızca yer altındaki rezervleri değerlendirmek olmadığını; bu kaynağı sertifikalı nükleer malzemeye, teknolojik bilgi birikimine ve nihayetinde yerli sanayi kapasitesine dönüştürmek olduğunu vurguladı.