Çocukken çok şeker yediğimizde dişlerimizin çürüyeceğini söylerlerdi ama dişler için çok daha zararlı bazı yiyecekler vardır. Mesela kraker... Çünkü asit dişler için şekerden daha çürütücü bir etkiye sahiptir. Yediğiniz krakerler çiğnedikçe dişlerinize yapışır ve bakterilerin uzun süre mutlu yaşaması için çok uygun bir ortam oluşturur. İki yemek kaşığından fazla muskat cevizi yerseniz, mide bulantısı, baş dönmesi, yavaşlayan beyin fonksiyonları ve halüsinasyonlarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Acı biber yediğiniz zaman ağzınızın yanması fiziksel değil zihinsel bir reaksiyondur. Biberlerin içinde bulunan kapsaisin maddesi, sinirlerinizdeki acı algılayıcılara yapışır ve acı hissetmenize neden olur. Beyniniz sıcak bir şey yediğinizi zannederek vücut sıcaklığını düşürmek için terleme komutu verir ve yüzünüz kızarır. Aslında ne bir yanma söz konusudur ne de sıcaklık artışı. 2015 yılında Harvard Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre, neredeyse her gün baharatlı ve acı yemekler yiyenlerin ölüm riski, bu yemekleri haftada bir tüketenlerden yüzde 14 daha düşüktür. Ancak bu baharatlı yiyecekler yemek ömrünüzü uzatır demek değil. Sadece baharat tüketmeyenlere kıyasla çeşitli hastalıklar nedeniyle ölme olasılığınız daha az demek. Meyveli buzlu dondurmalar, 11 yaşındaki bir çocuk tarafından tesadüfen keşfedilmiştir. 1905 yılında Frank Epperson isimli bir çocuk gazoz ve su dolu bir bardağı yanlışlıkla bir gece dışarıda bırakır. Sabah uyandığında donmuş halde bulduğu bu karışımın çok lezzetli olduğunu fark eder. San Francisco'da yaz aylarında satmaya başladığı bu icat bir süre sonra tüm dünyaya yayılır. Hazır paketli dondurmalar ve benzeri birçok yiyeceğin ambalajlarının üzerinde "doğal meyve aroması, doğal vanilya aroması" gibi ifadeler görürüz. Ancak bu aromalar kunduz gibi bazı hayvanların salgı bezleri kullanılarak üretilmiş ve yediğiniz çilekli dondurmanın içine hiç çilek girmemiş olabilir.