Araştırmanın başındaki Profesör Lu Qi, bunun kalbin yapısının ve işlevinin zaman içinde değiştiğini gösteren ilk çalışmalardan biri olduğunu belirtti.
Araştırmacılara göre söz konusu değişiklikler, vücudun uzun süreli stres veya kalp üzerindeki baskıya verdiği uyum tepkisinin bir sonucu olabilir.
Profesör Qi, kalpte meydana gelen bu yeniden yapılanmanın başlangıçta vücudun strese uyum sağlamasına yardımcı olsa da zaman içinde kalbi zayıflatabileceğini ve kalp yetmezliği riskine katkıda bulunabileceğini ifade etti.
Ancak araştırmanın gözlemsel olduğunu ve gece ışığı ile kalpteki değişiklikler arasında doğrudan neden-sonuç ilişkisini tek başına kanıtlamadığını da belirtmek gerekiyor.
Uzmanlar, uyku sırasında mümkün olduğunca karanlık bir ortam oluşturulmasını öneriyor. Araştırmada genel olarak bir lüksün altındaki ışık seviyeleri ideal kabul edilirken bazı katılımcıların üç lüks veya daha yüksek ışığa maruz kaldığı görüldü.
Çalışmaya eşlik eden değerlendirmede ise yatak odasında karartma perdeleri kullanılması, gece lambalarında daha sıcak tonların tercih edilmesi ve elektronik cihazların küçük ışıklarının kapatılması önerildi.