AKİT MENÜ

Kadın - Aile

Bunu yapanlar dikkat: Uyurken kalp sağlığınızı mahvediyor! Araştırmada bir hafta boyunca takip ettiler

Uyurken odada ışığı açık bırakmak masum bir alışkanlık gibi görünse de yeni bir araştırma dikkat çeken sonuçlar ortaya koydu. Bilim insanları, gece daha fazla ışığa maruz kalan kişilerin kalbinin yapısında ve çalışma biçiminde değişiklikler görülebildiğini belirledi. Özellikle kalbin önemli bölümlerinden birinde meydana gelen kalınlaşma araştırmacıları endişelendirdi.

2

ABD'deki Tulane Üniversitesi'nden araştırmacılar, gece ışığa maruz kalma ile kalbin yapısı arasındaki ilişkiyi incelemek için 11 binden fazla İngiltere vatandaşını araştırmaya dahil etti.

3

Katılımcılardan bir hafta boyunca bileklerine ışık ölçebilen sensör takmaları istendi. Böylece uyudukları ortamın ne kadar aydınlık olduğu takip edildi. Yaklaşık üç yıl sonra katılımcılara kalp MR'ı çekildi. Araştırmacılar, gece boyunca daha fazla ışığa maruz kalan kişilerle daha karanlık ortamda uyuyanların kalp görüntülerini karşılaştırdı.

4

Araştırmada gece en fazla ışığa maruz kalan kişilerin kalbinin sol karıncık duvarında kalınlaşma görüldü. Kalbin kanı vücuda pompalamasında önemli rol oynayan bu bölümdeki kalınlaşmanın, kalbin içindeki alanı daraltabileceği belirtildi. Kalp kasının esnekliğinde de erken dönem değişiklikler tespit edildi. Araştırmacılar ayrıca kalbin sağ karıncığında ve sol kulakçığında da bazı yapısal değişiklikler gözlemledi.

5

Araştırmanın başındaki Profesör Lu Qi, bunun kalbin yapısının ve işlevinin zaman içinde değiştiğini gösteren ilk çalışmalardan biri olduğunu belirtti. Araştırmacılara göre söz konusu değişiklikler, vücudun uzun süreli stres veya kalp üzerindeki baskıya verdiği uyum tepkisinin bir sonucu olabilir. Profesör Qi, kalpte meydana gelen bu yeniden yapılanmanın başlangıçta vücudun strese uyum sağlamasına yardımcı olsa da zaman içinde kalbi zayıflatabileceğini ve kalp yetmezliği riskine katkıda bulunabileceğini ifade etti. Ancak araştırmanın gözlemsel olduğunu ve gece ışığı ile kalpteki değişiklikler arasında doğrudan neden-sonuç ilişkisini tek başına kanıtlamadığını da belirtmek gerekiyor. Uzmanlar, uyku sırasında mümkün olduğunca karanlık bir ortam oluşturulmasını öneriyor. Araştırmada genel olarak bir lüksün altındaki ışık seviyeleri ideal kabul edilirken bazı katılımcıların üç lüks veya daha yüksek ışığa maruz kaldığı görüldü. Çalışmaya eşlik eden değerlendirmede ise yatak odasında karartma perdeleri kullanılması, gece lambalarında daha sıcak tonların tercih edilmesi ve elektronik cihazların küçük ışıklarının kapatılması önerildi.