AKİT MENÜ

Gündem

Kof kabadayı Miçotakis’ten yeni provokasyon! Yunanistan gerilimi sistemli biçimde tırmandırıyor!

SEBAHATTİN AYAN/İSTANBUL - Arkasına Avrupa ve İsrail’i alarak Türkiye’ye yönelik tehditkâr açıklamalar yapan Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, bu kez gözünü Kaş’ın hemen karşısındaki Meis’e dikti. Türkiye kıyılarına 2,8 kilometre mesafedeki adaya gitmeye hazırlanan Miçotakis’in tartışmalı adacıkları da ziyaret edecek olması, Atina’nın yeni bir fiili durum oluşturma çabası olarak değerlendirilirken Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, gazetemize yaptığı değerlendirmede, “Tek taraflı haritalar sınır çizmez, fiili ziyaretler egemenlik kazandırmaz” dedi.

3

Her fırsatta arkasına aldığı Avrupa ve İsrail’e güvenerek ülkemize yönelik tehditvari açıklamalarda bulunan kof kabadayı Miçotakis, yine boyunu aşan işlere karışıyor. Geçtiğimiz aylarda Eşek Adası’na giderek Yunan bayrağı önünde egemenlik gösterisi yapan Miçotakis, haftasonunu Antalya'nın Kaş ilçesi kıyılarına sadece 2.8 kilometre uzaklıktaki Meis Adası'nda geçireceği açıklandı. Mitoçakis Ayrıca adanın yakınında yer alan ve Atina'nin Hukuk dışı olarak silahlandıracağı adacıklar Karaada ve Çamda'yı da ziyaret edecek. Diğer yandan ziyaretin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yunanistan’ın adaları silahlandırmasına yönelik sert açıklamasının hemen ardından gerçekleşecek olması dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan’ın adaları silahlandırmasına yönelik tepkisini, “Bize düşen gereğini yapmaktır. Kara parçamızdan, şöyle Kaş’tan Yunanistan’a bir ses versek duyarlar değil mi?” sözleriyle dile getirmişti. Söz konusu skandal ziyaret, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarının ardından Miçotakis’in Türkiye kıyılarına yalnızca birkaç kilometre mesafedeki Meis Adası’nı ziyaret edecek olması, Ankara-Atina hattında yeni bir gerilim başlığı olarak değerlendiriliyor.

4

MEİS ADASI KAŞ’A 2,8 KİLOMETRE MESAFEDE: Türkiye kıyılarına son derece yakın konumuyla stratejik önem taşıyan Meis Adası, Yunanistan ana karasına yaklaşık 600 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Buna karşılık ada, Antalya’nın Kaş ilçesine yalnızca 2,8 kilometre mesafede yer alıyor. 1947 Paris Barış Antlaşması kapsamında askerden arındırılmış statüye tabi olduğu belirtilen adalardan biri olan Meis, son yıllarda Türkiye-Yunanistan ilişkilerindeki egemenlik, silahsızlandırma ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Konuyla ilgili gazetemize konuşan Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Yunanistan’ın Türkiye’yi “gerilimi artırmakla” suçlamasına tepki gösterdi. Atina’nın deniz parkları, silahlandırılan adalar ve egemenliği tartışmalı ada, adacık ve kayalıklara yönelik siyasi-askeri ziyaretlerle bölgede yeni oldubittiler oluşturmaya çalıştığını belirten Yaycı, “Tek taraflı haritalar sınır çizmez, fiili ziyaretler egemenlik kazandırmaz” dedi.

5

ÇEVRE BAHANESİYLE DENİZ YETKİ ALANI HAMLESİ: Yunanistan’ın çevre koruma gerekçesiyle Adalar Denizi’nde tek taraflı deniz parkları ilan etmesinin sıradan bir çevre politikası olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Yaycı, Atina’nın bu uygulamalarla deniz yetki alanı ve egemenlik iddialarını fiili hale getirmeye çalıştığını söyledi. Yaycı, deniz yetki alanlarının Türkiye ile sınırlandırılmadığı bölgelerde Yunanistan’ın tek taraflı haritalar ve uygulamalarla tartışmalı deniz alanlarını kendi egemenlik sahası gibi göstermesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, çevre koruma söyleminin egemenlik iddialarını güçlendirmek amacıyla kullanılmasına dikkat çekti. Türkiye’nin ise Yunanistan’ın bu adımlarına karşı kendi Deniz Mekansal Planı ile Fethiye-Kaş ve Kuzey Adalar Denizi’ndeki deniz parklarını ilan ettiğini hatırlatan Yaycı, “Türkiye gerilimi başlatan taraf değildir. Türkiye, Yunanistan’ın oluşturmaya çalıştığı fiili duruma karşı kendi hak ve menfaatlerini korumaya yönelik adımlar atmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

6

MEİS’TE KARŞI KARŞIYA GELDİLER: Bölgede gerilimi artıran son gelişmelerden birinin de TÜBİTAK Marmara araştırma gemisinin Meis’in güneyinde gerçekleştirdiği bilimsel araştırmalar olduğunu belirten Yaycı, Türkiye’nin 1-15 Eylül 2026 tarihleri arasında yapılacak araştırmaları denizcilik duyurusuyla önceden ilan ettiğine dikkat çekti. Yunanistan’ın ise hemen karşı bir duyuru yayımlayarak söz konusu bölgenin kendisine ait olduğunu ileri sürdüğünü belirten Yaycı, Türkiye’nin bu itirazı tanımadığını ve araştırma gemisinin ilan edilen sahada çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Yaycı, gelişmeler sırasında Yunanistan’ın Meis’e Sahil Güvenlik gemisi gönderdiğini ve İsrail yapımı Heron insansız hava aracıyla bölgeyi gözetlediğini, Türkiye’nin de İHA’larla sahayı takip ettiğini ve Kaş açıklarında denizaltı bulundurarak araştırma gemisinin güvenliğinin sağlandığını kaydetti.

7

“MİÇOTAKİS’İN MEİS ZİYARETİ TESADÜF DEĞİL” Yunanistan Başbakanı Kyriakos Miçotakis’in 13 Eylül’de Meis’e yapması planlanan ziyaretin de bölgedeki gelişmelerden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyleyen Yaycı, Karaada ve Fener Adası’na yönelik ziyaret planlarının da ayrıca dikkat çekici olduğunu belirtti. Ziyaretlerin TÜBİTAK Marmara’nın araştırmalarının devam ettiği, Türkiye ve Yunanistan’ın karşılıklı denizcilik duyuruları yayımladığı bir döneme denk geldiğine dikkat çeken Yaycı, söz konusu ziyaretlerin sıradan bir yıl dönümü programı olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Yaycı, Yunanistan’ın egemenliği tartışmalı ada, adacık ve kayalıklara üst düzey siyasi ve askeri yetkililerin ziyaretlerini, bu bölgelerdeki fiili varlığını ileride egemenlik iddiasına dayanak oluşturacak şekilde kullanma çabası olarak değerlendirdi. Özellikle Karaada ve Fener Adası gibi egemenlik tartışması bulunan coğrafi oluşumlar üzerinden Yunanistan’ın fiili durum oluşturmaya çalıştığını belirten Yaycı, hukuki gerçekliğin siyasi ziyaretlerle değiştirilemeyeceğinin altını çizdi. Yaycı, Yunanistan Cumhurbaşkanı, başbakanı, savunma bakanı ve askeri unsurlarının bu tür bölgelere gönderilmesinin hukuken Yunanistan’a yeni bir egemenlik hakkı kazandırmayacağını vurgulayarak, “Fiili ziyaret, hukuken bulunmayan bir egemenlik hakkı oluşturamaz” değerlendirmesinde bulundu.

8

GAYRİ ASKERİ STATÜDEKİ ADALAR SİLAHLANDIRILIYOR: Yaycı ayrıca Yunanistan’ın uluslararası antlaşmalarla gayri askeri statüye tabi tutulan Doğu Ege adalarını silahlandırmasının da bölgedeki gerilimin temel nedenlerinden biri olduğunu söyledi. Yunanistan’ın adalara askeri birlikler, ağır silahlar, hava savunma sistemleri, radarlar ve tahkimatlar yerleştirdiğini belirten Yaycı, Atina’nın bir taraftan bu faaliyetleri “savunma hakkı” gerekçesiyle savunurken diğer taraftan Fransa, ABD, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Türkiye’yi çevreleyen askeri iş birliklerini geliştirdiğine dikkat çekti. Bu durumun Türkiye açısından yalnızca siyasi değil, aynı zamanda güvenlik meselesi olduğunu belirten Yaycı, Ege ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin birbirinden bağımsız ele alınamayacağını kaydetti.

9

“KAŞ’TAN SESLENSEK YUNANİSTAN’DAN DUYARLAR” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce yaptığı, “Kaş’tan seslensek Yunanistan’dan duyarlar” açıklamasının bölgedeki coğrafi gerçekliği ortaya koyduğunu belirten Yaycı, Türkiye’nin hiçbir ülkenin toprağında gözü olmadığını ancak kendi hak ve menfaatlerinin de oldubittilerle ortadan kaldırılmasına izin vermeyeceğini ifade etti. Yaycı, Türkiye’nin kıta sahanlığı ve deniz yetki alanlarının yanı sıra gayri askeri statüye tabi adaların silahlandırılması ve egemenliği antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş coğrafi oluşumlarda fiili durum oluşturulması karşısında sessiz kalamayacağını belirtti. Yunanistan’ın çevre koruma, resmi ziyaret ve yıl dönümü törenleri gibi gerekçeler üzerinden bölgede yeni fiili durumlar oluşturmaya çalıştığını ifade eden Yaycı, Türkiye’nin bu girişimlere karşı uluslararası hukuktan ve kendi meşru haklarından kaynaklanan itirazlarını sürdürmesinin doğal olduğunu söyledi. Yaycı, “Gerilimi artıran Türkiye değildir. Deniz parklarıyla sınır çizmeye çalışan, gayri askeri statüdeki adaları silahlandıran, tartışmalı coğrafi oluşumlara siyasi ve askeri ziyaretler düzenleyen ve Meis üzerinden Anadolu’nun önünü kapatmaya çalışan Yunanistan’dır. Tek taraflı haritalar sınır çizmez, fiili ziyaretler egemenlik kazandırmaz, küçücük bir ada da Anadolu’nun Akdeniz’e açılan kapısını kapatamaz” ifadelerini kullandı.