AKİT MENÜ

Gündem

Sevda Türküsev’den tesettür defilesine sert tepki: Tesettür farzdan olur, tarzdan olmaz!

Yazar Sevda Türküsev, bir başörtüsü ve şal firmasının düzenlediği defile üzerinden “tesettür modası” anlayışını eleştirdi. Defilede sergilenen kombinlerden baş bağlama biçimlerine, etkinliğin sonunda Hadise’nin sahne almasına kadar dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Türküsev, asıl meselenin sanatçı değil tesettürün anlamının tüketim ve gösteriş kültürü içerisinde aşındırılması olduğunu yazdı. Türküsev, “Tesettür farzdan olur, tarzdan olmaz. Şık olur, güzel olur; fakat cazibeli hale getirildiğinde tesettür olmaktan çıkar” ifadelerini kullandı.

2

SEVDA TÜRKÜSEV'DEN TARTIŞMA YARATACAK ÇIKIŞ Yazar Sevda Türküsev, bir başörtüsü ve şal firmasının gerçekleştirdiği defileyi ve son yıllarda giderek büyüyen “tesettür modası” sektörünü mercek altına aldı. Defilede sunulan kıyafet ve baş bağlama biçimlerinin tesettürün özüyle bağdaşmadığını belirten Türküsev, etkinliğin sonunda Hadise'nin konser vermesinin de tartışmaları büyüttüğüne dikkat çekti. Ancak Türküsev, eleştirisinin merkezinde Hadise'nin bulunmadığının özellikle altını çizdi. Sanatçının davet edildiğini ve işini yaptığını belirten Türküsev, tartışılması gereken asıl konunun defileyi düzenleyen anlayış olduğunu ifade etti.

3

“TESETTÜR MODASI ADI ALTINDA İÇİ BOŞALTILDI” Türküsev'in yazısındaki en dikkat çekici çıkışlarından biri, son 15 yılda yaşandığını söylediği dönüşüme ilişkin oldu. Tesettür modası adı altında birçok kadının yalnızca saçını kapatmasının tesettür için yeterliymiş gibi bir anlayışın yaygınlaştırıldığını belirten Türküsev, başörtüsü ile tesettür kavramlarının birbirine indirgenemeyeceğini vurguladı. Türküsev'e göre tesettür; yalnızca saçın kapatılmasından değil, kıyafetten davranışa, mahremiyetten yaşam biçimine kadar daha geniş bir ölçü anlayışından oluşuyor.

4

BAŞÖRTÜLÜ FENOMENLERE DE ELEŞTİRİ Sosyal medyanın söz konusu dönüşümü hızlandırdığını ifade eden Türküsev, özellikle “başörtülü fenomenler” üzerinden oluşan tüketim ve görünürlük kültürüne tepki gösterdi. Eskiden kıyafet seçiminde “Ne kadar örtüyor?” sorusunun daha belirleyici olduğunu kaydeden Türküsev, bugün marka, trend, sosyal medyada nasıl göründüğü ve ne kadar beğeni aldığı gibi ölçütlerin öne çıktığını belirtti. Türküsev, problemin modanın kendisi olmadığını ise özellikle vurguladı. Ona göre asıl kırılma, “tesettürün moda ile buluşmasında değil, tesettürün modaya teslim olmasında” yaşanıyor.

5

“BENİM BAŞIM AÇIK” ELEŞTİRİLERİNE CEVAP VERDİ Kendisinin de “Senin başın açık” şeklindeki eleştirilerle karşılaştığını aktaran Türküsev, buna dikkat çeken bir benzetmeyle cevap verdi. Başının açık olmasını kendi açısından bir eksiklik olarak gördüğünü ve örtünmenin doğru olduğuna inandığını belirten Türküsev, kişinin bir hükmü yerine getirememesinin o hükmün doğruluğunu söylemesine engel olmadığını ifade etti. Türküsev bunu, “Ben süt de içmiyorum; peki süte su karıştırılmasının yanlış olduğunu söyleyemeyecek miyim?” sözleriyle anlattı.

6

“TESETTÜR FARZDAN OLUR, TARZDAN OLMAZ” Türküsev'in yazısının merkezinde ise şu sözleri yer aldı: “Tesettür farzdan olur, tarzdan olmaz.” Tesettürlü kadınların şık, güzel ve modern giyinmesine karşı olmadığını belirten Türküsev, şıklığın dini ölçünün önüne geçirilmesine itiraz etti. Bir kadının hem modern hem zarif hem de ölçülü olabileceğini ifade eden Türküsev, tesettürün cazip hale getirilmesi ile “cazibeli” hale getirilmesi arasında önemli bir ayrım bulunduğunu kaydetti. “BİR ZAMANLAR GÖRÜNMEMEK, ŞİMDİ DAHA ÇOK GÖRÜNMEK” Yazıda sosyal medya ve tüketim kültürüne de geniş yer ayıran Türküsev, tesettür sektöründeki değişimi çarpıcı bir karşılaştırmayla anlattı. Bir dönem sadelik, mahremiyet ve ölçüyle özdeşleşen tesettür anlayışının bugün daha fazla görünürlük üzerinden pazarlanabildiğine işaret eden Türküsev, sürekli yeni marka, model, kumaş ve kombinlerin sunulmasının tesettürü de bir tüketim kategorisine dönüştürme tehlikesi taşıdığını ifade etti.

7

“BİZ GERÇEKTEN NE İÇİN ÖRTÜNÜYORUZ?” Türküsev, tartışmanın kişilerin inancını yargılamak üzerinden yürütülmemesi gerektiğini de belirtti. Asıl sorgulanması gerekenin tesettür kavramının anlamını koruyup korumadığı olduğunu ifade eden yazar, şu soruyu gündeme taşıdı: “Biz gerçekten ne için örtünüyoruz?” Tesettürün modalaşmasının tek başına problem olmadığını belirten Türküsev, tesettürün yalnızca moda haline gelmesinin ise üzerinde düşünülmesi gereken bir dönüşüm olduğunu kaydetti. Türküsev'e göre çözüm, modern veya güzel giyinmekten vazgeçmek değil; estetik ile tesettürün anlamını yeniden buluşturmak ve gösteriş yerine ölçü, sadelik ve mahremiyeti yeniden hatırlamak.