AKİT MENÜ

Gündem

Şamil Tayyar'ın Öcalan iddiası akıllara Gürlek'in açıklamasını getirdi! 'Öyle bir şey yok'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, “Öcalan’a ev yapıldı” sözünün ardından Şamil Tayyar detaylı bir açıklama yaparak “eve ilişkin” çeşitli iddialarda bulundu. Tayyar’ın sözleri akıllara, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Nisan’da yaptığı bilgilendirmeyi getirdi.

2

Nagehan Alçı'nın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye atfettiği açıklama büyük ses getirdi. Alçı, Bahçeli'nin "Abdullah Öcalan'a İmralı'da ev yapıldı" dediğini ileri sürdü.

3

İmralı’daki yapı tartışması ilk kez gündeme gelmiyor. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, 17 Aralık 2025 tarihinde yaptığı resmi açıklamada İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda “villa ya da özel konut inşası veya tahsisi” bulunmadığını bildirmişti. Kurum, basında yer alan “İmralı’daki konut bitmek üzere” ve “Öcalan’ın villası bitmek üzere” şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıklamıştı.

4

Adalet Bakanı Akın Gürlek ise 1 Nisan 2026 tarihinde yaptığı açıklamada “özel konut yok” iddiasıyla ilgili, "Orada öyle bir şey yok. Orada bir idari yerleşke var. İdari yerleşke olduğu için muhtemelen yeni binalar yapılıyor olabilir ama özel olarak bir konut yapılma durumu yok." demişti.

5

Öte yandan AK Partili Şamil Tayyar, sosyal medya hesabından konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Madem Devlet Bey, Gazeteci Nagehan Alçı’ya Abdullah Öcalan için İmralı’da bahçeli ev inşa edildiğini açıkladı, biz de biraz açalım. Mevzudan uzunca süredir haberdardık, bilgiyi aktarana sözümüzden hiç gündeme getirmedik. Artık söz hükmünü yitirdi.

6

Devlet Beyin açıkladığı “bahçeli ev” dubleks bir villa. 250 metrekare kapalı alanı var. İki katı kadar bahçesi. Hem barınma hem çalışma ofisi olarak planlanmış. Her türlü teknik altyapısı mevcut, görüntülü telefon ve internet imkanı var.

7

Öcalan henüz yerleşmedi ama villanın ofis şartlarından ihtiyaç halinde yararlanıyor. Öcalan’ın statü konusundaki ısrarlı talebi Cumhurbaşkanımızdan döndü, silah bırakma işlemi kesinleşmeden adım atmak istemiyor. Doğrusu da bu.

8

Başından beri aynı fikirdeyim. Çözüm sürecinde Öcalan ne kadar görünür hale gelirse toplumsal reaksiyon o şiddette artar. Hele silahlar bırakılmadan bu görünürlülük artarsa süreç bile enfekte olabilir. Geniş kitleleri ikna etmek daha da zorlaşabilir. Siyasi maliyeti ağırlaşabilir. Bu uyarım, bir kenarda kalsın."