Çekirgelerin insanlara veya bitkilere zarar verdiği yönündeki endişelerin yersiz olduğunu ifade eden Prof. Dr. Taylan, "Özellikle çiftçi arkadaşlarımızın bu canlıyla ilgili 'İnsana zarar verir, bitkilere zarar verir' gibi düşüncelerden uzaklaşmalarını öneriyorum. Bu canlı tamamen avcı, yani predatör bir canlıdır. Tarım alanlarındaki zararlı böceklerle beslendiği için ekosistem açısından önemli ve faydalı bir role sahiptir" dedi.
Canlıları 'yararlı' veya 'zararlı' şeklinde sınıflandırmanın biyolojik açıdan doğru bir yaklaşım olmadığını da vurgulayan Prof. Dr. Taylan, "Her ne kadar biyolojik açıdan 'Bu canlı yararlıdır, şu canlı zararlıdır; bu iyidir, şu kötüdür' şeklindeki ifadeler ve sınıflandırmalar doğru bir yaklaşım olmasa da canlıları insan merkezli değerlendirdiğimizde, bu türün tarım alanlarındaki zararlı böceklerle beslenmesi nedeniyle yararlı olduğunu söyleyebiliriz" diye konuştu.
Söz konusu çekirgelerin Batı Palearktik coğrafi bölgenin en büyük böcek türlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taylan, "Boyları yaklaşık 12-15 santimetreye kadar ulaşabilmektedir. Dişilerin arka kısmında yumurta bırakmaya yarayan bir yapı bulunmaktadır. Buna ovipozitör diyoruz. Ovipozitör de hesaba katıldığında toplam boyları 20 santimetreye yaklaşabilmektedir. İlk etapta ürkütücü görünebilirler. Ancak bulundukları ekosistem ve habitat açısından oldukça önemli ve yararlı canlılardır. Bu nedenle vatandaşlarımızın bu tür çekirgeleri gördüklerinde zarar vermemelerini, aksine doğal yaşam alanlarında korumalarını rica ediyorum" ifadelerini kullandı.