Bu nedenle sigara kullanan veya düzenli olarak yüksek miktarda alkol tüketen kişilerin çok sıcak çay ve kahveden kaçınması özellikle önem taşıyor. Reflü de yemek borusunun sürekli tahriş olmasına neden olabiliyor. Mide asidinin uzun süre ve sık şekilde yemek borusuna kaçması bazı kişilerde kronik hasara ve Barrett özofagusuna zemin hazırlayabiliyor.
Uzmanlar, reflüsü bulunan kişilerin yemek borusunu hem asit hem de yüksek sıcaklık gibi farklı tahriş edici etkenlere maruz bırakmamasının daha doğru olduğunu belirtiyor.
"6 BARDAK GÜVENLİ, 7 BARDAK TEHLİKELİ"
Uzmanların özellikle dikkat çektiği noktalardan biri de günlük çay miktarıyla ilgili yanlış yorumlar.
"6 bardak güvenli, 7 bardak kanser yapar" şeklinde kesin bir sınır bulunmuyor. Tüketim miktarı önemli olsa da içeceğin sıcaklığı da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir faktör.
Üstelik "çok sıcak" tanımı kişiden kişiye değişebiliyor. Bir kişinin sıcak bulduğu içecek başka biri için ılık olabilir. Bu nedenle araştırmalardaki kişisel sıcaklık değerlendirmeleri de kesin bir ölçüm olarak kabul edilmiyor. Uzmanlar, 65 derecenin üzerindeki içeceklerden kaçınılmasını öneriyor. Daha temkinli olmak isteyenlerin ise yaklaşık 60 derece veya daha düşük sıcaklıkları tercih edebileceği belirtiliyor.
Çayı bardağa doldurduktan hemen sonra içmek yerine birkaç dakika beklemek basit bir önlem olabilir.
Termometre kullanmıyorsanız da önemli bir ölçü var. İçecek ağzınızı veya dilinizi yakıyorsa içmek için henüz çok sıcak olabilir.
TÜRKİYE'DE BAZI BÖLGELER DE DİKKAT ÇEKİYOR
Türkiye'de özellikle Erzurum, Van ve Doğu Anadolu'nun bazı bölgelerinde yemek borusu kanseri vakalarının daha sık görüldüğüne ilişkin araştırmalar bulunuyor.