AKİT MENÜ

Gündem

İran'dan Türkiye'ye hedef alan kumpas: İstihbaratı alıp vurdular, şimdi 'hadi hepiniz cevap verin' diyorlar

Güncelleme Tarihi:

Mekke İttifakı'na davet edilen İran, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan anlaşmayı hedef almaya başladı. Sinsi bir oyunun parçası olan İran, birkaç ay önceye kadar bomba yağdırdığı BAE ile anlaşırken kritik noktaya saldırı düzenledi. Saldırının istihbari bilgileriyle ilgili tartışmalar alevlendi. Yeni Şafak yazarı Yahya Bostan söz konusu gelişmelerle ilgili olarak, "Bu Mekke İttifakı’na açık bir kumpastır" başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...

2

Bir. ABD Irak’ı işgal edip sonra İran nüfuzuna bırakarak Tahran’ın bölgesel güç olmasının yolunu açmıştı. Şimdi paralel bir süreç izliyoruz. Karabağ zaferiyle Kafkaslarda stratejik zemin kaybeden, Esad rejiminin devrilmesiyle bölgesel derinliği zayıflayan İran; ABD-İsrail saldırılarının ardından bu kez güneyde genişliyor. Trump’ın amacı elbette bu değildi. Ancak İran’ı askeri yöntemlerle yenemedi. İran ise Hürmüz’ün statükosunu değiştirerek savaştan stratejik bir kazançla çıkmaya çalışıyor. Bununla da kalmıyor.

3

Dünya ekonomisi üzerinde belki de Hürmüz’den daha fazla etkiye sahip Babülmendeb’i (Boğazın Yemen tarafına bakan kıyılarını ve Perim adasını) ele geçiriyor. Deniyor ki: Husiler de Babülmendeb’den geçen gemilerden ücret almak istiyor. İran; Hürmüz ve Babülmendeb’de de yeni bir rejim oluşturabilirse bu ABD-İsrail saldırılarından elde edeceği en büyük tazminat olacak.

4

İki. İsrail, Mekke İttifakı’ndan rahatsız oldu. Sebebi sadece çıkarlarını tehdit edebilecek bir karşıt bloğun doğması değil. S. Arabistan, hayal edilen İsrail merkezli bölgesel mimari senaryosunun (İbrahim Anlaşmaları) önemli sac ayaklarından biriydi. İsrail, Riyad’la normalleşerek Arap dünyasına ulaşmak istiyordu. Dahası… Tel Aviv’i “bölgenin çekim merkezi” yapacak IMEC (Hindistan-Orta Doğu- Avrupa Ekonomik Koridoru) projesinde Riyad önemli bir rol oynayacaktı. İsrail Körfez petrolünün de kendi üzerinden dünyaya açılmasını istiyordu. Ancak Gazze soykırımı ve sonrasında kurulan Türkiye teşvikli diplomatik ağ Riyad’ı İbrahim Anlaşmaları’ndan uzaklaştırdı. Mekke İttifakı’yla ilgili İsrail medyasında çıkan analizlerde “Riyad’ı yeniden bizimle konuşacak pozisyona çekmeliyiz” yaklaşımı bir hayli baskın.

5

Üç. Savaş sırasında Tahran’ın en çok hedef aldığı Körfez ülkesi BAE’ydi. Ancak dengeler hızla değişiyor. Uzun bir süredir BAE’ye göze çarpan bir saldırı düzenlenmiyor. İran ve BAE liderleri BRICS Zirvesi’nde bir araya geldiler. “Geçmişi geride bırakıp geleceğe bakmaktan” bahsettiler. BAE’nin sorunu şu sıralar daha çok S. Arabistan (Mekke İttifakını da homurtuyla karşıladılar.) Riyad, 2025 sonunda Yemen’de Aden merkezli BAE destekli gruplara hava saldırısı düzenlemişti. Husiler Babülmendeb’i ele geçirirken, BAE destekli bu gruplar kıllarını kıpırdatmadı.

6

Dört. İran, Babülmendeb’i ele geçirerek, kendisine ekonomik abluka uygulamak isteyen ABD’ye karşı çok esaslı bir kart daha elde etmiş oldu. Ama bu hamle tek başına ABD’yi hedef almıyor. Son tahlilde, Mekke İttifakı’nın nüvesi Bölgesel Dörtlü (R4) çalışmalara başladıktan sonra Irak ve Yemen’deki İran yanlısı grupların S. Arabistan’daki sivil ve enerji alt yapısına saldırıları yoğunlaştı. Husiler Babülmendeb’de sadece Riyad’a blokaj uyguluyor. İran’ın da İttifak’a (Riyad’a) ilk tepkisi “Güvenliği başkalarından bekleyeceğine politika değiştir” şeklindeydi.

7

Kritik gelişme şudur… Basına yansıyan kısmı: İran’ın Irak’taki vekil güçleri S. Arabistan’ın Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı altı ayrı noktadan vurdu. Basına yansımayan kısmı: Tamiri en az bir ay sürecek. İki aya da taşabilir. Hat bu süre zarfında kapalı kalacak. Bu hat Hürmüz blokajı nedeniyle Riyad’ın can damarıydı. Büyük hamledir.

8

Beş. Riyad’ın saldırı altında kalması, doğal olarak Mekke İttifakı’nı tartışmaların merkezine koyuyor. Bir ABD’li senatörün “İttifak harekete geçmeyecek mi?” diye sorduğunu okudum. İsrail medyasında da benzer analiz ve sorular var. Bu soruların bir kısmı bilgi eksikliğiyle donanmış merakı yansıtıyor. Bir kısmı da kağıt üstünde kalacağını ima ederek İttifak’ın itibarını hedef alıyor.

9

Şöyle izah edeyim: Mekke İttifakı, ilk toplantısını geçtiğimiz günlerde İstanbul’da yaptı. Gündem, kurumsallaşma ve yol haritasıydı. Üç üye önce kurumsallaşmanın tamamlanması kararı aldı (Bu yaklaşık bir yıl sürebilir. Bu aşamada yeni üye kabulü olmayacak.) Bu arada; anlaşmanın faal olabilmesi için gerekli iç hukuk yollarının tamamlanması, ayrıca orduların birbirini tanıması, bu kapsamda ortak tatbikatlar, eğitim faaliyetleri yürütülmesi gerekiyor. Bunlar savunma ittifakının hayata geçmesi için gerekli olan aşamalar. Yani henüz başlangıç evresindeyiz.

10

Ayrıca; ortak savunma demek illa kara, deniz, hava unsurlarının bizzat katılacağı operasyonlar anlamına gelmez. Yelpazesi daha geniştir: Kimi zaman diplomatik desteği, kimi zaman istihbarat paylaşımını, kimi zaman askeri danışmanlığı ya da savunma sanayii tecrübe paylaşımı ve alışverişini içerir. Bu konularda basına yansımayan çok sayıda gelişme yaşandığını düşünüyorum.

11

Altı. Şimdi toparlayalım: İsrail, Riyad’ın İttifak’tan uzaklaşıp kendisine yaklaşmasını istiyor (Jerusalem Post’a göre Netanyahu, Veliaht Prens Selman’ın destek talebini reddeden Trump’ın aksine, resmi talep gelmesi halinde Husilere karşı yürütülecek geniş çaplı askeri harekata katılmaya hazır olduğunu bildirdi.) İran, Babülmendeb’de ABD’ye karşı ikinci kozunu konsolide ederken Riyad’ı sıkıştırıyor. BAE, İran’la el sıkışırken Suud’un Yemen’de cezalandırılmasını izliyor. O halde “Daha neler!” diyeceğiniz şu soruyla bitireyim: Suud petrol boru hattıyla ilgili istihbaratı İran’a İsrail mi verdi?