Aktüel
Deprem tahmininde yeni dönem diyerek duyurdular! Tüm dünya bu konuya kilitlendi...
Deprem tahmininde yeni dönemin işaret fişeği yakıldı.
Aktüel
Deprem tahmininde yeni dönemin işaret fişeği yakıldı.
Depremlerin gününü ve saatini önceden öğrenmek hâlâ mümkün değil. Ancak bilim insanlarının geliştirdiği yeni yöntem, büyük bir depremin fay hattının hangi bölümünde meydana gelebileceğini gösterebilir. Kamçatka'daki 8,8 büyüklüğündeki deprem üzerinde sınanan model, afetlere hazırlıkta yeni bir dönemin kapısını araladı.
Popular Mechanics'ın aktardığına göre Kaliforniya Üniversitesi Riverside'dan jeofizikçiler Axel Periollat ve Gareth Funning, faylarda biriken gerilimi ölçen bir model geliştirdi.
Araştırmacılar, deprem öncesinde toplanan verileri geriye dönük inceleyerek sistemin 30 Temmuz 2025'te Rusya'nın doğusundaki Kamçatka Yarımadası açıklarında gerçekleşen depremin konumunu doğru biçimde işaretlediğini belirledi.
8,8 büyüklüğündeki Kamçatka depremi, 2011'de Japonya'da meydana gelen Tohoku depreminden bu yana kaydedilen en güçlü sarsıntılardan biri oldu. Deprem, Pasifik Ateş Çemberi üzerindeki Kuril-Kamçatka dalma batma bölgesinde, Pasifik ve Okhotsk levhalarının sınırında gerçekleşti.
Aynı fay hattında 1952 yılında da büyük bir deprem meydana gelmişti. Bilim insanları, aradan geçen yaklaşık 73 yılda fay üzerinde biriken gerilimi inceleyerek hangi bölgelerin kilitlendiğini ve enerjinin nerelerde yoğunlaştığını haritalandırdı.
Yeni yöntemde GPS ölçümleri ile InSAR adı verilen radar görüntüleme tekniği birlikte kullanılıyor.
Uydular tarafından elde edilen veriler, yeryüzündeki milimetre ölçeğindeki değişimleri tespit ederek levhaların hareketini ve fay çevresindeki gerilim birikimini ortaya çıkarıyor.
Araştırmacıların modeli, bu ölçümlerden yararlanarak büyük kırılma potansiyeli taşıyan fay parçalarını belirliyor. Kamçatka depreminden önceki verilerle yapılan geriye dönük testte, modelin sarsıntının gerçekleştiği bölgeyi başarılı şekilde göstermesi dikkat çekti.
Bilim insanları, çalışmanın depremin kesin tarihini, saatini veya büyüklüğünü tahmin etmediğinin altını çiziyor. Yöntem yalnızca büyük bir depremin gelecekte hangi fay bölümünde yaşanma ihtimalinin daha yüksek olduğunu göstermeyi amaçlıyor. Tsunaminin büyüklüğünü öngörmek de mevcut modelin sınırları dışında.
Aynı fayda gerçekleşen 1952 ve 2025 depremlerinin farklı tsunami etkileri oluşturması, deniz tabanına yakın kesimlerdeki kırılma biçiminin önemini ortaya koyuyor. Yöntemin geliştirilmesiyle riskli bölgelerde yapıların güçlendirilmesi, tahliye planlarının hazırlanması ve kritik altyapının korunması mümkün olabilir.
Araştırmacılar, deniz tabanından alınacak daha ayrıntılı ölçümlerin modeli geliştireceğini belirtirken, en güçlü korunma yönteminin hâlâ depreme hazırlık olduğunu vurguluyor.