Türk dünyasının yalnızca büyüyen bir ekonomik coğrafya olmadığını dile getiren Zorlu, bölgenin küresel üretim, ticaret, enerji ve lojistik dengelerinde ağırlığı giderek artan stratejik çekim merkezlerinden biri haline geldiğini kaydetti. Zorlu, bu yıl ikincisi düzenlenen konferansın ana temasının önemine işaret ederek, 21. yüzyılda kararların sağlam veri ve analizden geçtiğini, konferansta yapılacak değerlendirmelerin gelecek döneme ilişkin önemli bilgiler sağlayacağını söyledi. Türk Dünyası Vizyonu'nun ekonomik sütunlarının güçlendirilmesi ve ticaret hacmi ile potansiyelin en uygun seviyelere taşınması için ortak akla ihtiyaç bulunduğunu belirten Zorlu, şöyle konuştu: "Türk dünyası ülkelerinin kendi aralarındaki ticaretinin toplam ticaretleri içindeki payı bugün hala yaklaşık yüzde 7'nin biraz üzerindedir. Birkaç yıl önce yüzde 3 civarında olan bu oranın yükselmesi elbette kıymetlidir. Ancak mevcut ekonomik kapasitemizi düşündüğümüzde kısa bir sürede bunu yüzde 10'un üzerine çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz ve aslında avantajımız da burada bulunmaktadır. Artık sadece kendi aramızda mal satmak üzerine hedefler koymak yerine, şu an birlikte üretmek, birlikte finanse etmek, birlikte taşımak, birlikte teknoloji geliştirmek ve açıkçası dünyaya birlikte açılmak zamanıdır."
Küresel ticarette giderek daha stratejik hale gelen Orta Koridor'un önemine dikkati çeken Zorlu, bu güzergahın yeni pazarlara ulaşılması ve küresel risklerin azaltılması bakımından önem taşıdığını ifade etti. Hazar geçişli güzergahın Doğu ile Batı arasında güvenli ve hızlı bir taşımacılık hattı sunmanın yanı sıra Türk dünyasının küresel ekonomiye daha güçlü bağlanmasını sağlayacağını belirten Zorlu, lojistik altyapının uyumlu hale getirilmesi, gümrük prosedürlerinin basitleştirilmesi ve tek pencere sistemlerinin yaygınlaştırılmasının önemli olduğunu söyledi. Zorlu, Orta Koridor'un yalnızca Çin'den Avrupa'ya uzanan alternatif bir taşımacılık hattı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek "Çünkü Orta Koridor yalnızca bir demiryolu hattı değildir, yalnızca bir lojistik güzergahı da değildir. Orta Koridor doğru politikalarla bir ekonomik kalkınma kuşağına dönüşebilir" dedi.