Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu bağırsak mikrobiyotasıyla ilgiliydi.
Prof. Marette, camu camu verilen farelerin bağırsak mikrobiyotasında değişiklikler gözlemlediklerini belirtti. Bunlar arasında A. muciniphila bakterisinin artması ve bazı Lactobacillus bakterilerinin azalması da bulunuyor.
Araştırmacılar daha sonra camu camu tüketen farelerden alınan bağırsak bakterilerini, bağırsak mikrobiyotası bulunmayacak şekilde yetiştirilen farelere aktardı. Benzer metabolik etkilerin geçici olarak ortaya çıkması, araştırmacılara camu camunun gözlenen etkilerinin en azından bir bölümünün bağırsak mikrobiyotası üzerinden gerçekleşebileceğini düşündürdü.
SIRADA İNSANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ VAR
Çalışmanın baş araştırmacısı Prof. Marette, elde edilen sonuçların ardından camu camunun insanlarda da benzer metabolik etkiler oluşturup oluşturmadığını araştırmak istediklerini belirtti.
Dolayısıyla mevcut çalışma, camu camunun insanlarda kilo verdirdiğini ya da obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıklarını önlediğini kanıtlamıyor. Bulgular, meyvenin içerdiği bileşenlerin metabolizma üzerindeki potansiyel etkilerinin daha kapsamlı araştırılması gerektiğine işaret ediyor. Oldukça ekşi olan camu camu doğrudan yenebilse de meyvenin en yaygın tüketim şekillerinden biri toz haline getirilmesi. Camu camu tozu smoothie'lere karıştırılabiliyor, yoğurdun veya salataların üzerine eklenebiliyor.
Yüksek C vitamini ve polifenol içeriğiyle dikkat çeken bu Amazon meyvesinin metabolizma üzerindeki olası faydalarının insanlar için geçerli olup olmadığını ise yapılacak yeni araştırmalar gösterecek.