Geçen yıl yerde bulunan kovanlardan 16’sının ayılar tarafından parçalandığını anlatan Mahmut Baş, bu yıl kovanların çevresinde özel güvenlik önlemleri aldıklarını söyledi. Baş, "Geçen yıl yerde bulunan kovanlarımızdan 16 tanesini ayılar parçaladı. Biz de bu yıl çözümü kovanların etrafını telle çevirmekte bulduk. Işıklar ve hareket sensörleri yerleştirdik, alarm sistemi kurduk. Bir tavşan bile geçse sensörler devreye giriyor, ışıklar yanıyor ve alarm sistemi çalışıyor. Bu yıl bu önlemleri aldığımız için hiç ayı gelmedi" dedi.
"Arıcının işini kolaylaştırmak istedim"
Mobil arıcılık tırının tasarımını ve projesini hazırlayan iş insanı Hüseyin Tepe ise, arıcılığın tüm ihtiyaçlarını tek bir sistem içerisinde toplamayı amaçladığını söyledi. Tepe, "Mobil arıcılığı hayata geçirirken amacım arıcının işini kolaylaştırmak ve arılarımızı daha kontrollü bir sistem içerisinde taşımaktı. Projenin tamamını kendim hazırladım. Tırımızda sağlı sollu toplam 240 kovan bulunuyor. Kovanların tamamı raylı sistem üzerinde. Tırın üst kısmı da açılır kapanır şekilde tasarlandı. Böylece arıcılarımız kovanlara rahatlıkla ulaşabiliyor ve bakım işlemlerini kolaylıkla yapabiliyor" diye konuştu.
Tırın içerisinde arıcıların ihtiyaç duyabileceği yaşam alanı, kamera sistemi, güneş enerjisi sistemi ve tank bulunduğunu ifade eden Tepe, "Biz burada sadece bal üretmiyoruz. Arının doğal yaşamına müdahale etmeden, teknolojiyi arıcılıkla birleştiren bir sistem kurmaya çalışıyoruz. Arılarımız doğadan ne getiriyorsa onu alıyoruz. Şeker, kimyasal veya dışarıdan herhangi bir katkı kullanmıyoruz. Bizim için balın miktarından önce kalitesi ve doğallığı geliyor" ifadelerini kullandı. Bal satışlarının Türkiye genelinde yapıldığını belirten Tepe, ürünlerin analizlerden geçirildikten sonra satışa sunulduğunu söyledi. Tepe, "Ballarımız analiz yapılmadan satışa çıkmıyor. Ürünlerimizi çeşitli yerlerdeki mağazalarımızda tüketicilerle buluşturuyoruz. Türkiye genelinde satışlarımız var. Önümüzdeki yıllarda hedefimiz bu doğal balı yurt dışına da ulaştırmak ve ihracatını gerçekleştirmek" dedi. Kasım ayından sonra arılara herhangi bir işlem yapmayacaklarını belirten Mahmut Baş, şubat ayında ise arıları yeniden uyandırarak, çoğaltma ve bakım çalışmalarına başlayacaklarını söyledi. Baş, "Biz yılda bir defa bal alıyoruz. Bal hasadından sonra arıları kışa hazırlıyoruz. Şubat ayında arıları uyandırıp kovanları dezenfekte ediyor, bakımlarını yapıyor ve çoğaltma çalışmalarına başlıyoruz. Doğal üretim bizim için her şeyden önemli" dedi.
Arıcılar, yüksek rakımlı Bozkır yaylalarında yaklaşık 10 Ekim’e kadar kalacak. Daha sonra mobil tır Manavgat’a götürülerek, arıların kışlık bakımları yapılacak.