AKİT MENÜ

Doğa

Buzulların altında dev kayıp dağlar var!

Antarktika’nın kilometrelerce kalınlıktaki buz örtüsünün altında, bir dönem Himalayalarla yarışacak büyüklükte olduğu düşünülen kadim sıradağların izleri bulundu. Zirkon kristalleri üzerinde yapılan araştırma, yüz milyonlarca yıl önce aşınan bu dağların okyanuslara taşıdığı minerallerin oksijen artışına ve karmaşık yaşamın gelişmesine katkı sağlamış olabileceğini ortaya koydu.

2

Antarktika’nın altında yüz milyonlarca yıllık sır Dünyanın en büyük buz kütlesinin altında yalnızca kayalar değil, gezegenin yaşam tarihini değiştirmiş olabilecek devasa bir jeolojik geçmiş yatıyor. Avustralya Ulusal Üniversitesi'nden araştırmacılar, Antarktika kaynaklı tortularda bulunan zirkon kristallerini inceleyerek kıtanın yüz milyonlarca yıl önceki jeolojik yapısına ilişkin önemli bulgular elde etti. Araştırmada yeni analiz edilen 1.712 zirkon kristalinin verileri, daha önce incelenen binlerce örnekle karşılaştırıldı. Sonuçlarda özellikle 650 ila 450 milyon yıl öncesine uzanan güçlü bir jeolojik iz tespit edildi.

3

Himalayalar büyüklüğünde sıradağlar oluşmuş olabilir Bu dönem, bugünkü Antarktika, Hindistan, Avustralya ve Kalahari'yi meydana getiren kara parçalarının birbirleriyle çarpışarak Gondvana süperkıtasını oluşturduğu jeolojik süreçle örtüşüyor. Zirkon kristallerinin kimyasal yapısı, bu dev kıtasal çarpışmalar sırasında günümüz Himalayalarına benzer ölçekte sıradağların yükselmiş olabileceğine işaret ediyor. Milyonlarca yıl süren aşınma sonucunda dağların yüzeydeki bölümleri ortadan kalktı. Ancak araştırmacılara göre bu kadim dağ kuşaklarının derin kökleri ve onlardan taşınan tortuların izleri bugün hâlâ Antarktika buz tabakasının altında bulunuyor olabilir.

4

Dağlardan okyanuslara hayat taşıyan mineraller Araştırmanın dikkat çeken bölümü ise bu dev sıradağların yalnızca Dünya'nın yüzeyini değil, yaşamın gelişimini de etkilemiş olabileceği ihtimali. Dağların aşınması sırasında fosfor ve demir gibi önemli besin maddelerinin okyanuslara taşındığı değerlendiriliyor. Bu minerallerin algler ve siyanobakteriler gibi fotosentez yapan canlıların çoğalmasına katkı sağlayarak oksijen üretimini artırmış olabileceği belirtiliyor. Aynı süreçte ortaya çıkan yoğun tortuların organik karbon ve piriti gömmesi de üretilen oksijenin yeniden tüketilmesini azaltmış olabilir. Böylece okyanuslarda ve atmosferde daha yüksek oksijen seviyelerine elverişli şartların ortaya çıktığı düşünülüyor.

5

Karmaşık yaşamın önünü açmış olabilir Bilim insanlarına göre artan oksijen miktarı, zenginleşen besin kaynakları ve canlıların iskelet oluşturmasında kullanılan kimyasal maddelerin çoğalması bir araya geldiğinde, karmaşık hayvan yaşamının gelişip çeşitlenmesine uygun bir ortam meydana gelmiş olabilir.

6

Böylece bugün buzlarla kaplı ve yaşamın en zor olduğu bölgelerden biri olarak görülen Antarktika'nın altında saklanan kadim dağların, yüz milyonlarca yıl önce Dünya'daki yaşamın dönüşümünde önemli bir rol oynamış olabileceği değerlendiriliyor.