Bir araştırma için çevre bilimci Marja Roslund, kreş bahçesine orman toprağını getirdi ve çocuklar burada düzenli olarak 28 gün oynadıktan sonra cilt, tükürük ve bağırsak bakterileri üzerindeki etkilerini ölçtü. Bir yıl sonra aynı ölçümleri tekrar yaptı. Asfalt kaplı bir bahçede oynayan çocuklarla karşılaştırıldığında, orman toprağı üzerinde oynayanların ciltlerinde bir yıl sonra daha fazla mikrobiyal çeşitlilik görüldü. Ciltteki bakteri çeşitliliğinin artırılması hastalık yapıcı bakterilerin baskın hâle gelmesini önleyerek mikrobiyal topluluğun dengede kalmasını sağlıyor. Roslund'un araştırması, çocuklar orman zemini üzerinde oynadığında ciltlerinde potansiyel patojenlerin daha az bulunduğunu ortaya koydu. Bunun nedeni muhtemelen diğer mikropların sayı ve çeşitlilik bakımından fazla olması ve bu durumun "kötü" bakterileri geride bırakması. Uzmanlar "Doğayla temas ettiğinizde örneğin astıma yakalanmayacağınızı söyleyemeyiz. Ancak bağışıklık sistemi sorunlarına yakalanma olasılığı önemli ölçüde azalıyor" Roslund, bir grup küçük çocuğun mikrobiyal çeşitliliği yüksek toprakla zenginleştirilmiş bir kum havuzunda, başka bir grubun ise aynı görünen fakat mikrobiyal çeşitliliği daha düşük bir kum havuzunda oynamasını sağladı. Mikrop açısından zengin kum havuzunda oynayan çocukların ciltlerinde belirli bakterilerin çeşitliliği arttı. Ancak bu çocukların kan örneklerinde, bağışıklığı düzenlemeyi destekleyen sitokin adı verilen bağışıklık belirteçlerinde de artışlar görüldü. Bu gelişme sonrası kreşteki bahçe dönüştürüldü; artık çakıl yerine odun parçaları, orman toprağı, daha büyük bir kum alanı ve ahşap yürüyüş yolları inşa edildi. Bir çalışmada yetişkinlerden kış boyunca kapalı ortamda sebze yetiştirmeleri istendi. Bir grup mikrobiyal çeşitliliği yüksek toprak kullanırken diğer grup benzer görünen fakat mikrop bakımından fakir toprak kullandı. Mikrobiyal çeşitliliği yüksek toprağı kullananlarda, kanlarındaki iltihap önleyici sitokinlerin sayısında artış görüldü.