AKİT MENÜ

Teknoloji-Bilişim

Türkiye ile imzalanan 2,3 milyar dolarlık gemi anlaşmasını iptal ettiler: Skandal karar açıklandı

Hindistan'ın Türkiye ile imzalanan 2.3 milyar dolarlık beş gemi siparişini iptal etmesi sonrası flaş bir gelişme yaşandı. Konu yargıya taşındı, skandal karar açıklandı.

2

Hindistan'ın Türkiye ile imzalanan 2.3 milyar dolarlık beş Flotilla Destek Gemisi projesini iptal etmesi bu ülkede yargıya taşındı.

3

TAIS üyesi Anadolu Shipyard’ın Hindistan’ın 2.3 milyar dolarlık Flotilla Destek Gemisi projesini iptal etmesi üzerine bu ülkede başlattığı hukuk mücadelesinde ilk karar geldi.

4

Hindistan Savunma Bakanlığı ve Hindustan Shipyard Limited (HSL) şirketinin, Hindistan Deniz Kuvvetleri için inşa edilecek beş Flotilla Destek Gemisi (FSS) projesinde Türk yüklenici Anadolu Deniz İnşaat Kızakları (TAIS) ile olan iş birliğini feshetmesi üzerine başlayan hukuki süreçte önemli bir gelişme yaşandı.

5

Delhi Yüksek Mahkemesi, Hindistan Hükümeti’nin milli güvenlik gerekçesiyle aldığı kararların “tahkim edilemez” (non-arbitrable) olduğuna hükmederek, Türk şirketinin başlattığı tahkim sürecini geçici olarak durdurdu.

6

indistan Savunma Bakanlığı, Türk tersaneler konsorsiyumu TAİS ile Mart 2020’de 2.3 milyar dolarlık beş adet Flotilla Destek Gemisi’nin (FSS) tasarımı, ana ekipman tedariki, teknik destek ve uygulanması için sözleşme imzaladı. 16 Ağustos 2023’te ise Hindistan Güvenlik Kabine Komitesi (CCS), projenin yabancı ortak olmadan, yerli olanaklarla yürütülmesine karar verdi. Savunma bakanlığının talimatı doğrultusunda HSL, 24 Ağustos 2023 tarihinde sözleşmenin 23.8 maddesine dayanarak TAİS ile yaptığı anlaşmayı feshetti. Türk şirketi, dostane çözüm çabalarının sonuçsuz kalmasının ardından 2026 yılının Temmuz ayında Hindistan Tahkim Konseyi (ICA) nezdinde tahkim sürecini başlattı. ICA’nın HSL’ye savunma yapması ve hakem ataması yönündeki bildiriminin ardından HSL, tahkim sürecinin durdurulması talebiyle Delhi Yüksek Mahkemesi’ne başvurdu.

7

HSL, sözleşmenin sıradan bir ticari alım olmadığını, doğrudan Hindistan Deniz Kuvvetleri’nin savunma kapasitesi ve milli güvenliği ile ilgili olduğunu savunurken, Hindistan hükümeti ise fesih kararının doğrudan Hindistan Hükümeti ve Kabine Komitesi tarafından alınan “egemen bir karar” (sovereign decision) olduğunu, Vidya Drolia içihadına da dayanarak özel bir tahkim heyetinin milli güvenlik kararlarını denetleyemeyeceğini ileri sürdü. Anadolu Shipyard ise, sözleşmenin Visakhapatnam’da imzalandığını, işin orada yürütüldüğünü ve sözleşmedeki tahkim şartının (Madde 25.1) yetkili mahkeme ve merkez olarak Visakhapatnam’ı işaret ettiğini belirterek Delhi Yüksek Mahkemesi’nin yetkisiz olduğunu ifade etti. Davanın hükümetin kararını iptal ettirmeye yönelik değil, haksız fesihten doğan maddi zararların tazminine yönelik olduğunu, dolayısıyla mali alacakların tahkime tabi olduğunu vurgulayan Anadolu Shipyard, Tahkim Yasası’nın 16. maddesi uyarınca, mahkemenin değil, oluşturulacak tahkim heyetinin kendi yetkisini değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

9

Davaya bakan Yargıç Tushar Rao Gedela ise, savunma tedariki ve stratejik askeri projelerde yabancı aktörlerin katılımına ilişkin hükümet kararlarının, devletin devredilemez egemenlik alanına girdiğini belirterek bu tür kararların doğası gereği tahkim yoluyla yargılanamayacığını bildirdi. Hükümet kısıtlamalarını içeren 23.8 maddenin, yalnızca resmi bir yasaklama ile sınırlı olmadığı; jeopolitik gelişmeler (HD notu : Türkiye’nin Pakistan ile yaptığı askeri gemi inşa sözleşmeleri) ve hükümet talimatlarını da kapsayacak genişlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gedela, ana uyuşmazlığın tahkimin denetimi değil, egemen bir milli güvenlik kararının tahkime götürülüp götürülemeyeceği olduğunu, geçici tedbir aşamasında kararın alındığı yer olan Delhi mahkemelerinin başvuruyu inceleyebileceğine karar verdi.

10

Delhi Yüksek Mahkemesi, Hindistan Hükümeti’nin fesihe dayanak oluşturan kararını “egemen devlet kararı” olarak nitelendirirken, Hindistan Tahkim Konseyi’nin (ICA) 19 Ağustos 2026 tarihli tahkim bildirimi geçici olarak askıya alındı. Bu karanın nihai bir hüküm olmayıp geçici tedbir niteliğinde olduğu, esas dava ve tarafların savunmalarına ilişkin yargılamanın devam ettiği öğrenildi. KAYNAK: HABERDENİZDE