HSL, sözleşmenin sıradan bir ticari alım olmadığını, doğrudan Hindistan Deniz Kuvvetleri’nin savunma kapasitesi ve milli güvenliği ile ilgili olduğunu savunurken, Hindistan hükümeti ise fesih kararının doğrudan Hindistan Hükümeti ve Kabine Komitesi tarafından alınan “egemen bir karar” (sovereign decision) olduğunu, Vidya Drolia içihadına da dayanarak özel bir tahkim heyetinin milli güvenlik kararlarını denetleyemeyeceğini ileri sürdü.
Anadolu Shipyard ise, sözleşmenin Visakhapatnam’da imzalandığını, işin orada yürütüldüğünü ve sözleşmedeki tahkim şartının (Madde 25.1) yetkili mahkeme ve merkez olarak Visakhapatnam’ı işaret ettiğini belirterek Delhi Yüksek Mahkemesi’nin yetkisiz olduğunu ifade etti.
Davanın hükümetin kararını iptal ettirmeye yönelik değil, haksız fesihten doğan maddi zararların tazminine yönelik olduğunu, dolayısıyla mali alacakların tahkime tabi olduğunu vurgulayan Anadolu Shipyard, Tahkim Yasası’nın 16. maddesi uyarınca, mahkemenin değil, oluşturulacak tahkim heyetinin kendi yetkisini değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.