AKİT MENÜ

Aktüel

Acı ama gerçek: Okul kantininde kalp krizi riski var

Okullar açıldı ve kantin kavramı yeniden hayatımıza girdi.

3

Evde kahvaltı yapmayan veya daha eğlenceli olduğu için birçok çocuğun kantinden yediğine dikkat çeken Kalp Ve Damar Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Doğaç Okşen, büyük bir tehlikeye işaret etti.

4

"8 Yıl Aynı Sağlıksız Kantin Ürünlerini Yemiş Olmak Kalp Krizi Riskini Artırır" Ülke anlamında beslenme olarak belli yanlış alışkanlıklarımız olduğunu ifade eden Okşen, "Çoğu çocuk 4 yıllık ilkokulu bitirdikten sonra hemen yan binadaki ortaokula geçiyor. 4 yıl da orada okuyor. Kompleksin içindeki kantini 8 yıl boyunca aralıksız kullanmış oluyor. Okul kantinlerimiz de bu olumsuz beslenme alışkanlıklarından çok da uzak değil. Simit, poğaça, açma hala başrolde. Bunun yanına bir de hamburger eklendi. Yanlış yemek alışkanlıklarının kalp ve damar hastalıklarına nasıl kapı araladığını tam olarak kavrayabilmiş değiliz" dedi.

5

Yanlış beslenmenin devam ettiği süre uzadıkça kalp krizi riskinin de arttığına vurgu yapan Kalp Ve Damar Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Doğaç Okşen "Patates kızartması gibi aşırı yağlı veya hamur yoğunluklu yiyecekler belli bir süre sonra kandaki yağ oranını aşırı seviyede artırıyor. Sonrası damarlardaki tıkanma ve sertleşmeyle kendini gösteriyor. Damar tıkanıklığı kalp krizine giden yolun ana kapısı gibidir. İşte beslenme bu yüzden bu kadar önemlidir" şeklinde konuştu.

6

"Ailesinde Kalp Krizi Hikayesi Olan Çocuklara Daha Çok Dikkat Edilmeli" Üzülerek de olsa çocuklarda kalp krizi görülme riskinin arttığını söyleyen Okşen, "Tabii ki genetik faktörler daha ön planda. Fakat beslenme de kalp krizi riskindeki ağırlığını artırıyor. Bu yüzden çocuklarımızı daha çok sebze-meyve ağırlıklı beslenmeye ve spora teşvik etmeliyiz. Tüm dünyada kalp ve damar hastalıklarıyla uğraşan insan hızla çoğalıyor" dedi. Birçok hastalık gibi kalp ve damar hastalıklarında da aile öyküsünün etkisini gösterdiğini hatırlatan Kalp Ve Damar Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Doğaç Okşen "Anne-baba veya dede-ninesinde kalp rahatsızlığı bulunan çocuklar, bulunmayan çocuklara göre daha büyük risk altında. Normalde hiçbir çocuğumuzun sağlıksız beslenmesini istemeyiz. Ancak ailesinde kalp ve damar hastalığı bulunan çocuklarımızda bu tarz beslenmeye karşı çok daha hassas olunmalı" dedi.