AKİT MENÜ

Gündem

ABD itiraf etti, dünya şokta! Türkiye, yaptığı son hamleyle resmen akıllarını aldı

ABD merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi tarafından yayımlanan son analizde, Türkiye'nin "stratejik belirsizlik" doktriniyle küresel bir güç merkezine dönüştüğü açıkça vurgulandı. Yerli savunma sanayii hamleleriyle Batı'ya bağımlılığını azaltan Ankara'nın, eşi benzeri görülmemiş bir hareket özgürlüğü kazandığı ifade edildi. Hazırlanan raporda, Türkiye'nin ABD, Rusya veya Çin arasında tercih yapmak istemeyen Küresel Güney ülkeleri için cazip bir alternatif haline geldiğinin altı çizildi.

2

ABD merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi, Türkiye konulu dikkat çeken bir analiz yayımladı. Analizde Türkiye'nin dünyada hızla artan etkisi ele alınırken, Ankara'nın eskiye nazaran günümüzde dünyanın her noktasında adını duyurduğu ifade edildi. Ankara'nın, NATO'nun güneydoğu kalesi rolünü sürdürdüğü ifade edilen analizde, Türkiye'nin bunun yanında "stratejik belirsizlik" doktrini temelinde hareket ederek, parçalanmış, çok kutuplu bir uluslararası sistem içinde özerk bir güç merkezi olarak ortaya çıktığı dile getirildi.

3

Türkiye'nin Rusya ile ilişkisinin de ele alındığı analizde, belki de Türk dış politikasının en karmaşık olduğu kısmın Rusya ile ilişkiler olduğu ifade edildi. İki devletin jeopolitik alanlarda şiddetli bir şekilde rekabet ettiği ancak en üst düzey liderlikte yakın işbirliği yaptığı klasik bir "işbirliği-rekabet" örneği sergilediği ifade edilen analizde, Türkiye'nin çıkarlarından asla vazgeçmediğinin en güzel örneğinin Ankara-Moskova ilişkisi olduğu vurgulandı.

4

Suriye, Libya ve Dağlık Karabağ'da Türk ve Rus güçlerinin karşı karşıya geldiği dile getirilen haberde, iki ülke arasında herhangi bir çatışmanın yaşanmadığı ve ekonomik işbirliğinin Ukrayna savaşına rağmen sürdürüldüğü belirtildi. Türkiye-Çin ilişkileri hakkında ise Ankara'nın, Pekin ile birlikte "Orta Koridor"u teşvik ederek, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nin Avrupa'ya yönelik gerekli ticaret bağlantısı olmayı hedeflediği ifade edildi.

5

Stratejik özerklik doktrinini desteklemek amacıyla Türkiye'nin, yerli askeri sanayinin geliştirilmesine büyük yatırımlar yaptığı ifade edildi ve Batı silah sistemlerine olan bağımlılığını azaltmasının Türkiye'ye eşi benzeri görülmemiş bir hareket özgürlüğü sağladığı dile getirildi. Bu kapsamda, Bayraktar TB2 insansız hava aracı (İHA) gibi sistemlerin başarısının, diplomatik nüfuz için güçlü bir araç haline geldiği ifade edildi ve Türkiye'nin, Afrika'ya (Mali, Nijer, Somali) ve Orta Asya'ya büyük miktarlarda silah ihraç ettiği vurgulandı.

6

Türkiye'nin güçlenen savunma sanayisi ile ABD, Rusya veya Çin arasında seçim yapmak zorunda kalmadan güvenlik arayan Küresel Güney ülkeleri için cazip bir alternatif ortak olarak ortaya çıktığı belirtildi. Ayrıca Ankara'nın Katar ve Somali'de bulundurduğu askeri üslerin, geleneksel sınırlarının çok ötesine güç yansıtma yeteneğini teyit ettiği ifade edildi. Analizde son olarak, Ankara'nın dünyanın eski Türkiye'den alışkın olduğu düzeni yıktığı ve daha geniş alanlarda faaliyet yürütür hale geldiği dile getirildi.