Aktüel
Alman arkeologlar 200 yıllık sır perdesini aralıyor: Ağrı Dağı'nda neyi arıyorlar? O ilimizi ilgilendiren keşif
Araştırmacıların Ağrı Dağı'na olan özel ilgisi ne olabilir...
Aktüel
Araştırmacıların Ağrı Dağı'na olan özel ilgisi ne olabilir...
Alman arkeolog ve araştırmacıların Ağrı Dağı’na uzanan ilgisi neredeyse 200 yıllık. Zirvede yıllardır cevap bekleyen soruları araştıran ekipler, geçtiğimiz haftalarda dağın buzullarını radar ve sismik cihazlarla taradı. Resmi hedef geçmiş iklimi ve insanlık tarihini ortaya çıkarmak. Ancak Nuh’un Gemisi anlatısıyla özdeşleşen Ağrı’da yürütülen bu çalışmalar, çok daha gizemli bir soruyu da canlı tutuyor: Buzların altında gerçekten ne aranıyor?
Temmuz 2026’da Türk-Alman araştırma ekibi Ağrı Dağı’nın 5 bin metreyi aşan zirvesinde iki hafta boyunca çalışma yaptı. Münster Üniversitesi öncülüğündeki ekipte arkeologlar, buzul bilimciler ve jeofizik uzmanları yer aldı. Araştırmacılar ilk kez zirvedeki buz örtüsünü yer radarı ve aktif sismik yöntemlerle ayrıntılı biçimde taradı. Amaç, buz tabakasının kalınlığını ve altında bulunan zemini haritalamaktı.
Araştırmanın hedefi yalnızca buz kalınlığını ölçmek değil. Bilim insanları Ağrı’nın buzlarının binlerce yıllık iklim ve insan faaliyetlerini saklayan bir arşiv olabileceğini düşünüyor. Metal üretiminden atmosfere karışan parçacıklar, yangınlar, volkanik faaliyetler ve çevresel değişimler buz katmanlarında iz bırakabiliyor. Ekip bir sonraki araştırmada Ağrı’dan ilk kez sürekli bir buz çekirdeği çıkarmayı planlıyor.
Ağrı Dağı yüzyıllardır Nuh’un Gemisi anlatısıyla özdeşleştirildiği için araştırma doğal olarak bu soruyu da gündeme getirdi. Ancak Alman-Türk ekibinin açıkladığı bilimsel programda Nuh’un Gemisi’ni veya herhangi bir ahşap yapıyı arama hedefi bulunmuyor. Buna rağmen buzlardan binlerce yıllık çevresel kayıt elde edilmesi, dağın geçmişine ilişkin bilinmeyenleri ortaya çıkarabilir. Bu nedenle Ağrı’nın eski anlatılarıyla bilimsel bulguların yeniden karşı karşıya gelmesi mümkün.
Almanların Ağrı Dağı’na ilgisi yeni değil. Alman doğa bilimci Friedrich Parrot, 1829’da Ağrı’nın kayıtlara geçmiş ilk zirve çıkışını gerçekleştiren ekibin başındaydı. Ardından Alman jeolog Hermann Abich 1845’te dağa çıkarak volkanik yapı ve jeoloji üzerine incelemeler yaptı. Böylece Alman bilim çevrelerinin Ağrı’ya yönelik araştırmaları yaklaşık iki yüzyıllık bir geçmişe uzanıyor.
2026’daki araştırmanın en kritik sonucu, gelecekte buz çekirdeği alınabilecek noktanın belirlenmesi oldu. Bilim insanları buz tabakalarının yıllar boyunca üst üste biriken bir kronoloji oluşturabileceğini düşünüyor. Münster Üniversitesi’nden proje yöneticisi Achim Lichtenberger’e göre buz, toprakta bulunan arkeolojik kalıntılardan farklı olarak insan faaliyetlerinin kesintisiz kaydını saklayabilecek yeni bir kaynak olabilir. Ağrı’daki bir sonraki bilimsel operasyonun asıl hedefi de bu kaydı ortaya çıkarmak olacak. (Foto-Animasyon:YZ)