AKİT MENÜ

Gündem

Türkiye’de hiçbir başarı cezasız kalmazdı! Mustafa Armağan’dan Vecihi Hürkuş yazısı

Tarihçi-yazar Mustafa Armağan, Akit’te bugün yayımlanan yazısında Türk havacılık tarihinin öncü ismi Vecihi Hürkuş’un hatıralarından dikkat çekici bölümleri gündeme taşıdı. Türklerin uçma merakının yüzyıllar öncesine uzandığını aktaran Armağan, Hürkuş’un kendi imkânlarıyla yaptığı uçakla gerçekleştirdiği başarılı uçuşun ardından ödül yerine hapis cezasıyla karşılaşmasını hatırlattı. Armağan, Türkiye’nin havacılık ve uzay çalışmalarında neden geciktiğinin izlerinin Hürkuş’un yaşadıklarında aranabileceğini yazdı.

2

Tarihçi-yazar Mustafa Armağan, bugün Akit Gazetesi’nde yayımlanan köşe yazısında Türk havacılık tarihinin unutulmaz isimlerinden Vecihi Hürkuş’un “Bir Tayyarecinin Anıları” adlı hatıratını mercek altına aldı. Armağan, Hürkuş’un Türk havacılığının başlangıcını yalnızca Cumhuriyet dönemine veya Batı’daki havacılık çalışmalarına bağlamadığına dikkat çekti. Hürkuş’un hatıratında Semerkant’taki uçuş denemesinden Of’ta martıların kanatlarını taklit ederek uçmaya çalıştığı aktarılan Molla Uzun Hasan’a, Hezarfen Ahmed Çelebi’den Lagarî Hasan Çelebi’ye kadar uzanan örnekleri sıraladığını yazdı.

3

Vecihi Hürkuş’un dikkat çeken “Of” hikâyesi Armağan’ın aktardığı en dikkat çekici bölümlerden biri, Hürkuş’un hatıratında yer verdiği Molla Uzun Hasan anlatısı oldu. Hatıratta, Of’ta yaşayan bu gencin martıları gözlemleyerek yaptığı kanatlarla Of Çayı’nın yamaçları arasında uçmayı başardığı, ancak daha sonra öldürüldüğü anlatılıyor. Armağan, bu hikâyenin tarihsel doğruluğunun kesin olmadığının altını çizerken, Hürkuş’un söz konusu kişinin soyundan gelenlerin Of’ta yaşadığını kaydettiğini aktardı.

4

Hezarfen ve Lagarî’yi de hatırlattı Yazıda Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sindeki Hezarfen Ahmed Çelebi ve Lagarî Hasan Çelebi anlatıları da yer aldı. Vecihi Hürkuş’un, Hezarfen’in Galata Kulesi’nden Üsküdar’a uçtuğu anlatısına büyük önem verdiğini belirten Armağan, Hürkuş’un Türk havacılığına yerli bir tarihsel temel oluşturma çabasına dikkat çekti. Armağan’a göre bu yaklaşım, bugün Türkiye’nin geliştirdiği savunma sistemlerine KAAN, Sungur ve Bozdoğan gibi tarih ve kültürle bağ kuran isimlerin verilmesiyle aynı özgüven arayışının bir parçası olarak okunabilir.

5

Kendi uçağını yaptı, uçtu, ceza aldı Mustafa Armağan, yazısının devamında Vecihi Hürkuş’un hayatındaki en çarpıcı olaylardan birini hatırlattı.

6

Tarih 28 Ocak 1925... Hürkuş, Seydiköy Tayyare Meydanı’nda kendi imkânlarıyla geliştirdiği uçağıyla saat 15.00 sıralarında havalandı. Yaklaşık 15 dakika süren başarılı uçuşun ardından meydana indiğinde arkadaşları tarafından omuzlara alındı. Vecihi Hürkuş o günü, hizmet hayatının en sevindirici ve en parlak günü olarak kaydetti. Ancak beklediği takdir yerine ceza geldi. Başarısının karşılığı hapis oldu Armağan, Vecihi Hürkuş’un izinsiz uçuş yaptığı gerekçesiyle maaş kesintisi ve hapis cezasına çarptırıldığını hatırlattı.

7

Hürkuş yaşadığı hayal kırıklığını hatıratında şu sözlerle anlatıyordu: “Benim muvaffakiyetim cezayla mükafat görüyordu.” Mustafa Armağan, bu olayın Hürkuş'un askerlikten ayrılarak sivil havacılığa yönelmesinde önemli bir kırılma noktası olduğunu aktardı.

8

“Havacılıkta neden geciktiğimizin hesabını burada arayabilirsiniz” Armağan, Hürkuş’un karşılaştığı engellemeleri Türkiye’nin havacılık ve uzay alanındaki tarihsel gecikmesi açısından değerlendirdi. Vecihi Hürkuş’un, “Milli havacılığımız adına ümitlerimiz hâlâ Türk’ten gayrı milletlerin endüstrilerine bağlıdır” sözlerini hatırlatan Armağan, yerli girişimlerin önünün kesilmesinin ülkeye ağır bedeller ödettiğine dikkat çekti.

10

Yazının finalindeki tarihî tesadüf ise dikkat çekiciydi. Vecihi Hürkuş 16 Temmuz 1969’da hayatını kaybetti. Aynı gün ABD’de Apollo 11, insanlığı Ay’a götürecek tarihî yolculuğuna başladı. Armağan, bu çarpıcı tarih kesişiminden hareketle Türkiye’nin havacılık ve uzay alanında neden geç kaldığının hesabının, Vecihi Hürkuş’un yaşadığı engellemeler üzerinden de okunabileceğini ifade etti.

11