AKİT MENÜ

Kadın - Aile

Sağlığınız için çok önemli: Uzun süre yüksek sesle kulaklık kullanımı tehdit ediyor! Kalıcı işitme kaybına yol açabilir

Günlük yaşamın vazgeçilmez duyularından biri olan işitme, çevremizle iletişim kurmamızdan sosyal hayatımıza kadar pek çok alanda önemli bir rol oynuyor. Ancak farkında olmadan yaptığımız bazı alışkanlıklar işitme sağlığını tehdit ediyor. Kulaklıklarda yüksek sesle kulaklık kullanımı, gürültülü ortamlarda uzun süre bulunmak ve kulağı yanlış şekilde temizlemek, uzmanların dikkat çektiği riskler arasında yer alıyor.

3

İşitmenin çevremizle iletişim kurmamızı sağlayan, günlük hayatta en sık kullanılan duyulardan biri olduğunu belirten Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Zeki Özsoy, "Bir sesi veya konuşmayı duyabilmek, öğretmenimizi dinlemek, sohbet edebilmek ve gündelik hayatın akışını duymak işitme duyumuz sayesinde gerçekleşir. Bu yüzden işitme kaybı, sosyal yaşamın tüm basamaklarını sekteye uğratabilecek kritik bir problemdir" dedi.

4

İşitme kaybının dünya üzerinde milyonlarca insanda farklı derecelerde görüldüğünü ifade eden Dr. Zeki Özsoy, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre doğuştan kalıcı işitme kaybının her bin doğumdan 2-3 bebekte görüldüğünü ve bu oranın Türkiye'de de benzer düzeyde olduğunu belirtti. Dr. Özsoy, bu sebeple Türkiye'de doğan tüm bebeklere Yenidoğan İşitme Tarama Programı uygulandığının altını çizdi.

5

Konuşmayı öğrenebilmenin ilk şartının duyabilmek olduğuna dikkat çeken Dr. Zeki Özsoy, konuşma gelişimi ile ilgili şu bilgileri verdi: "Dışarıdaki sesler ve kelimeler beyne işitme duyusu sayesinde ulaştığında beyin tarafından hafızalanıp daha sonra tekrar edilerek konuşulur. İşitme kaybı olan kişilerde konuşma bozukluğunun görülmesi bu yüzdendir. İşitme taramasının önemi de bir işitme kaybını erken teşhis edip tedavi ve rehabilitasyonu planlamaktır. Erken teşhis alan bebekler; uygun bir medikal tedavi, işitme cihazı kullanımı, biyonik kulak (koklear implant) ve özel eğitimlerle akranlarına yakın bir işitme ve dolayısıyla konuşma gelişimine sahip olabilirler."

6

İşitme kaybının genetik sebepler, gebelik esnasındaki enfeksiyonlar, doğum sorunları, orta kulak enfeksiyonları, kulak zarı hastalıkları, travmalar, bazı ilaçların yan etkileri, yaşlanma ve uzun süre gürültüye maruz kalma gibi birçok sebepten kaynaklanabileceğini söyleyen Dr. Zeki Özsoy, özellikle yüksek gürültülü ortamlarda çalışanları ve gençleri şu şekilde uyardı: "Yüksek gürültülü fabrikalarda veya müzik sektöründe çalışanlarda, ateşli silah kullananlarda ve son yıllarda sıkça gördüğümüz kulaklıkla yüksek sesli müzik dinleyenlerde gürültüye maruziyet (akustik travma) kalıcı işitme kaybı riskini artırmaktadır. İşitme kaybı tedavisinde tıkayıcı problemler medikal tedavi veya ameliyatlarla düzeltilebilir. İşitme sinirini içeren kalıcı durumlarda ise işitme cihazı ve koklear implantasyona başvurulmaktadır." Dr. Zeki Özsoy, toplumda her bireyin dikkat etmesi gereken hususlar olduğunu söyleyerek şu şekilde sıraladı: "Gürültülü ortamlarda koruyucu ekipman kullanılmalı. Müzik dinleme kulaklıklarındaki ses, duyabileceğimiz kadar kısık tutulmalı. Kulak temizliğinde pamuklu çubuk ve yabancı cisim kesinlikle kullanılmamalı. Kulak ağrısı, uğultu ve çınlama gibi şikayetler önemsenip bir an önce KBB uzman hekimine başvurulmalı." İşitme engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıracak adımların önemli bir fırsat olduğunu belirten Dr. Zeki Özsoy, "İşitme engelli bireyler için yüzlerine dönerek ve dudak okuyanlar için anlaşılır ve net bir vurgu ile konuşmak, yazılı iletişim veya işaret dili desteğini kullanmak iletişimi güçlendirir. Kamu alanlarında alt yazı ve görsel uyarılar engelli bireylerin günlük yaşamını kolaylaştırmaktadır. Unutulmamalıdır ki, işitme sadece doğadaki sesleri duymak değil; sevdiklerimizin de sesini, şen kahkahalarını ve bazen bir bebeğin ilk kelimelerini duyabilmektir. Erken tanı ve doğru tedavi modaliteleri ile kişilerin sağlıklı bir iletişim yaşamını sürdürmesi sağlanmaktadır" diye konuştu.