Sendikalar ise ek ücretlendirme olmadan çalışma sürelerinin uzatılmasına sert biçimde karşı çıkıyor. İki milyondan fazla üyesi olan IG Metall Sendikası Başkanı Christiane Benner, istihdam kaybı olmaması için son yıllarda milyarlarca euroluk ücret kesintilerini ve başka tavizleri zaten kabul ettiklerini, ancak gelinen noktada bunların da yetersiz olarak lanse edildiği belirtiyor.
Sendikaya göre Alman otomobil üreticilerinin temel sorunu çalışma saati eksikliği değil, düşük talep ve kapasitelerinin altında çalışan fabrikalar. Sendika, "Çalışanlar daha uzun süre mesai yapıyor diye tek bir otomobil daha fazla satılmaz" diyerek işverenin çalışma saatlerinin artırılması fikrine karşı çıkıyor.
IG Metall, otomotiv sektöründeki işten çıkarmaları, çalışma koşullarındaki kötüleşmeyi ve işverenin taleplerini protesto etmek amacıyla 21 Eylül'te ülkede bir eylem haftası başlattı. Sendika, 200'den fazla noktada protestolar düzenliyor.
Daha uzun çalışma saatleri iş kayıplarını önler mi?
Sendikaların protestolarını değerlendiren Dudenhöffer ise eylemleri "20 yıl öncesinin kalıntıları için verilen mücadele" olarak niteliyor ve günümüz gerçekliğiyle örtüşmediğini iddia ediyor. Dudenhöffner'e göre sektöründe haftalık çalışma süresi 35 saatten 40 saate çıkarıldığında personel maliyetleri yaklaşık yüzde 13 düşecek. Uzman, sektörün gözünü çalışanların maaşına dikmediğini, asıl amacın otomotiv alanındaki istihdamın sürdürülebilmesi için gerekli şartların sağlanması olduğunu savunuyor.
Bergisch Gladbach kentindeki Otomotiv Yönetimi Merkezi'nin (CAM) yöneticisi Stefan Bratzel ise 35 saatlik çalışma haftasının sendikaların toplu görüşmeler tarihindeki en önemli kazanımlarından biri olduğunu hatırlatıyor ve işveren tarafıyla sendikalar arasındaki bir çatışmanın da kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.
Aynı ücret karşılığında daha fazla çalışılması, saat başına düşen işçilik maliyetini matematiksel olarak azaltacak. "O halde asıl soru, mevcut dönüşümün yükünün şirketler ile çalışanlar arasında nasıl dağıtılacağıdır" diyerek adil bir paylaşım olup olmayacağı sorusunu dile getiriyor