Meclisteki İzleme Komisyonu ile ilgili Kurtulmuş, “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun oluşmasında nasıl müzakereci bir yöntem izlediysek bunda da aynı yöntemi izleyeceğiz. Orada bir rapor hazırlamak hatta yasal hazırlıkları, teklifleri yapmak gibi bir sorumluluğumuz vardı. Burada Meclis’in sorumluluğu, tabiri caizse bir ‘üçüncü göz’ olarak sürecin nasıl devam ettiğini millet adına takip etmektir, bunun izlemesini gerçekleştirmektir. Bu süreçle ilgili uygulamaya dönük kararlar da bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığındaki Kurul tarafından alınacaktır. Biz komisyonu, ümit ediyorum en kısa süre içerisinde, oluştururuz. Meclis’te grubu bulunan partilerin hepsinin temsil edileceği bir yapının olması, oluşması lazım. Bu süreçte Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında oluşturulan Kurulla da iş birliği halinde, onlarla da temas halinde eğer bir yasal düzenleme ihtiyacı ortaya çıkarsa bunun oluşmasıyla ilgili süreci yönetmek ve hepsinden önemlisi de millet adına bu sürecin sahiplenilmesini temin etmektir. Eskisi kadar böyle yoğun bir çalışma temposu olmayacağı aşikar. Sahada olup biteni izlemek devletin resmi güvenlik kurullarının görev ve sorumluluğu. Bu yasada üç önemli emniyet sibobu var. Bunlardan birisi sahadaki gözlemler sonucu örgütün silah bıraktığı ve kendisini feshettiğinin tespit ve tescili, sonrasında Milli Güvenlik Kurulu kararının ortaya çıkması. Bu karar ortaya çıkmadan Mecliste 467 oyla kabul edilmiş olan yasa yürürlüğe girmeyecektir. Çok net. İkincisi, bu söylediğiniz uygulamaya dönük olan hususların gerçekleştirilmesi, tek tek dosyaların incelenmesi Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında oluşan bakanlarımızın da içinde olduğu, devletin kurumlarının da içinde olduğu bu Kurul tarafından gerçekleştirilecek. Meclis’te oluşacak olan izleme kurulu ise yürütmeye dönük herhangi bir görevi ve sorumluluğu olmayacak, sadece süreci izleyecek, gerekirse yasal düzenleme teklifleri üzerinde çalışacak. Alt komisyonlar, zaten yasal olarak kurula verilmiş yetkilerden birisidir. Kurul dilediği alt komisyonu kurar. Çünkü çok kapsamlı bir iş gerçekleştirilecek. Silahların tespiti bir tarafta, yasal düzenlemeler, infazla ilgili düzenlemeler… Bütün bunlar çok detaylı bir çalışmayı gerekiyor. Bunların hepsiyle ilgili ilk toplantıdan sonra açıklandığı gibi bazı alt kurulların oluşması kaçınılmaz. “Siyaset ağırdan mı alıyor?” meselesine gelince… Sürece ilişkin bir teklifi açık söyleyeyim 467 oyla kabul etmiş olan bir parlamento, Türkiye siyasetinin merkezi, Türkiye siyasetinin kalbi bu konuyu asla ağırdan almayacağını da deklare etmiş demektir. Evet, 467 oy alındı, büyük bir destek var, kamuoyu desteği var… Ama bazı çevrelerin de bu işten hiç hoşlanmadığını, bu işin olmaması için seferber olduklarını gayet iyi biliyoruz. Onların da bu süreci akamete uğratmak için yapacağı, kullanacağı enstrümanlardan birisi de siyaseti itibarsızlaştırmaktır. “Siyaset bu işi yapmıyor, yapmak istemiyor, burada siyasi oyun oynanıyor” gibi birtakım art niyetli dedikodular ortaya çıkarılıyor. Allah aşkına dünyanın hangi yerinde siyaset bu kadar büyük bir sorumluluğu üstüne almıştır. Türkiye’de siyaset üzerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirdi, bundan dolayı katılan siyasi partilerin tamamına bir kez daha çok teşekkür ediyorum. Bir sürü riskler alındı. Rapor hazırlandı, yasa hazırlandı, kabul edildi… Kolaylıkla gelinmedi buralara. Arkasında bir sürü siyasi kararlılık, çok ciddi emek var, çok ciddi çaba var. Bu süreçte Türkiye siyaseti, bir demokratik müzakere ortamını ortaya koydu. Her partinin farklı fikri vardı ama sonuçta partiler ortak noktalarda uzlaşmayı başardılar. Dolayısıyla siyaseti itibarsızlaştırmak için “Kararsızlar, işi zamana yayıyorlar” şeklindeki eleştirilerin tamamının art niyetli olduğunu düşünüyorum. Açıkçası her şey tıkır tıkır kendi süreci içerisinde işliyor. İnşallah örgüt bir an evvel silahları bıraktığını gösterir, bu tespit ve teyit edilir, tabi bundan daha da önemli olan şey zihinlerindeki silahları bırakırlar ve artık silahın olmadığı, sözün olduğu ve insanların birlikte barış içinde yaşadığı bir süreci başlatırız” ifadelerine yer verdi.