Araştırmacılar, bölgedeki yapıyı incelemek için geçmiş dönemlere ait sismik verileri yüksek çözünürlüklü sismik görüntülerle birleştirdi.
ABD Ulusal Bilim Vakfı tarafından desteklenen CASIE21 çalışması kapsamında araştırma gemisinden okyanus tabanına ses dalgaları gönderildi. Yaklaşık 15 kilometre uzunluğundaki denizaltı kablosu ise bu dalgaların geri dönüşlerini kaydetti.
75 KİLOMETRELİK ÇATLAK TESPİT EDİLDİ
Elde edilen görüntüler, dalma levhasında çok sayıda çatlak bulunduğunu ortaya koydu.
Araştırmacılar tarafından belirlenen çatlaklardan birinin yaklaşık 75 kilometre uzunluğunda olduğu ve bölgede yaklaşık 5 kilometrelik bir yer değiştirmeye yol açtığı belirtildi.
Bölgenin bazı kesimlerinde depremlerin devam ettiği, bazı kesimlerde ise sismik hareketliliğin oldukça düşük olduğu tespit edildi.
Bilim insanları, bu farklılığın levhanın bazı bölümlerinin birbirinden ayrılmaya başladığına işaret edebileceğini değerlendiriyor.
MİKRO LEVHALAR OLUŞUYOR
Araştırmaya göre süreç ilerledikçe büyük tektonik levhanın bazı bölümleri birbirinden koparak daha küçük yapılara dönüşebiliyor.
Bu küçük bağımsız yapılar mikro levhalar olarak adlandırılıyor. Araştırmacılar, transform fayların da bu parçalanma sürecinde adeta birer "jeolojik makas" gibi hareket ettiğini belirtiyor.
Bilim insanlarına göre bu tür kırılmaların tamamlanması milyonlarca yıl sürebiliyor.
Levha parçalandıkça, dalma hareketini sürdüren kuvvetlerde de değişim meydana geliyor. Bu durumun uzun vadede Cascadia bölgesinin jeolojik yapısını ve hareket biçimini değiştirebileceği değerlendiriliyor.
Araştırma, büyük tektonik sistemlerin sabit ve değişmez yapılar olmadığını, milyonlarca yıllık süreçlerde parçalanarak yeniden şekillenebildiğini ortaya koyuyor.