AKİT MENÜ

Dünya

Çöle öyle bir şey ektiler ki... 72 yılda koskoca ülke kurudu

Nikita Kruşçev hayata geçirdiği Bakir Topraklar Kampanyası, Orta Asya'nın kurak coğrafyasını ülkenin ana buğday üretim merkezine dönüştürmeyi amaçlıyordu. Bu kapsamda 1954 ile 1963 yılları arasında 45 milyon hektarlık bakir bozkır alanı sürülerek tarım için kullanıma açıldı. Girişimin en ağır yükünü ise 23 milyon hektarlık arazisini kaybeden Kazakistan'ın kuzey bölgesi üstlendi. Ancak bu kampanyanın etkileri Kazakistan için hiç sağlıklı olmadı. Kontrolsüz tarımsal faaliyetler toprak yapısını tahrip ederek şiddetli erozyon süreçlerini tetikledi.

2

Başlangıçta yüksek rekorlar getiren bu strateji sayesinde 1956 senesinde bölgeden 64 milyon ton civarında tahıl elde edildi. Ancak kontrolsüz genişleme, 1950-1965 yılları arasında yaklaşık 1,6 gigaton tutarında devasa bir karbon emisyonunun atmosfere salınmasına yol açtı. 1991 yılında Sovyet rejiminin çöküşüyle birlikte bakımsız kalan arazilerin büyük bölümü kaderine terk edildi ve süreç içerisinde kendiliğinden doğal çayır yapısına döndü.

3

Bölgede yıllar boyu sürdürülen yoğun ve bilinçsiz tarımsal baskı, toprak bütünlüğüne onarılması güç zararlar verdi. Resmi veriler Kazakistan sınırları içindeki 30 milyon hektarlık tarım arazisinin erozyon tehdidi altında bulunduğunu gösteriyor. Bu alanın 24 milyon hektarlık kısmında rüzgar erozyonu etkili olurken, 5 milyon hektarlık bölümünde ise su erozyonu yıkıcı tahribat yaratıyor. Üst verimli katmanın kaybolması arazinin üretim gücünü zayıflatırken çölleşme sürecini de ivmelendiriyor.

4

Topraktaki fiziksel bozulma doğrudan üretim rakamlarına olumsuz yansıyor. Kazakistan Devlet Toprak Araştırmaları Enstitüsü verilerine göre arazilerin potansiyel verimliliği oranında azalırken, sulanan alanlardaki tuzlanma oranı 5 ile 7 bandına tırmanıyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) raporları ise ülkedeki işlenen toprakların yaklaşık u’inde erozyon, aşırı tuzlanma ve besin kaybı gibi ciddi deformasyonlar meydana geldiğini doğruluyor.

4

6

Gelişmelerin çevresel faturası yalnızca tarım yapılan alanlarla sınırlı kalmıyor. UNDP raporları, Kazakistan'ın toplam yüzölçümünün f'sına denk gelen 180 milyon hektarlık devasa bir coğrafi alanın bozulmaya uğradığını belgeliyor. Bu alanın 18 milyon hektarlık kısmında ise aktif rüzgar ve su erozyonu tahribatını sürdürüyor.