"KÖYÜN İÇİNDE DURULMUYOR, KOKUDAN YATILMIYOR"
Topçuoğlu, kimyasal içerikli olduğu değerlendirilen atıkların sadece çevreyi kirletmekle kalmadığını, bölgedeki tarımsal üretime de ağır darbeler vurduğunu ileri sürdü.
Topçuoğlu, tarlalardaki ürünlerin kokudan ve kimyasal reaksiyonlardan zarar gördüğünü ifade ederek, "Atıkların yaydığı koku ve etkiler nedeniyle eylül ayında biçilmesi gereken gündöndüler (ayçiçekleri) henüz ağustosun başında erken biçilmek zorunda kalıyor. Atık alanına yakın tarlalardaki buğday ve gündöndüler koku ve gazlar nedeniyle adeta yanıyor. Rüzgâr ters estiğinde gece köyün içinde dahi durulmuyor, kokudan yatılmıyor." dedi.