Adeta bir tutku haline geldiğini belirten Topaca, çocukluğundan bu yana kaçan arıları dağlarda aradığını söyledi.
Topaca, "Bu bir hastalık. Zaten çocukluğumuzdan beri kaçan arıları her yıl dağ taş demeden arıyoruz. Karış karış geziyoruz. Günlerce arıları takip ediyoruz" diye konuştu.
Gidengelmez Dağları’nın 2 bin-2 bin 200 metre rakımlı yüksek kesimlerinde yaşayan arıların çok sayıda çiçek türünden nektar ve polen topladığını belirten Topaca, arıların doğal ortamda kendi peteklerini oluşturduğunu ifade etti.
Topaca, "Arılar balı doğal ortamda organik kendisi yapıyor. Şeker yok. Fabrika ve egzoz dumanı yok. 2 bin-2 bin 200 metre rakımlı Gidengelmez Dağları’nın çiçek türleri ile dolu yerlerden polen toplayan arılar kendi haline petek yapıyor. Bu dağlar yaban keçilerinin ve kuşların cıvıl cıvıl olduğu muhteşem bir yer. Bulduğunuz balı insan yemeye bile kıyamıyor" dedi. Buldukları balı paketleyerek sattıklarını ve özellikle çeşitli sağlık sorunları bulunan kişilerin talep ettiğini belirten Topaca, balın tamamen doğal olduğunu savundu.
Topaca, "Balı buluyoruz. Bulduğumuz balı paketliyoruz. Bu balı özellikle kanser hastası olan kişiler istiyor. Tamamen doğal. Toros Dağları’nda temiz havada arıların doğal olarak yaptıkları bu ballar tamamen organik bir baldır. Peteklerini bile kendisi yapar. Bu bal her hastalığa şifadır" ifadelerini kullandı.
Topaca, Toros Dağları’nın yüksek kesimlerinde arıların farklı çiçeklerden beslenerek bal ürettiğini belirterek, "Arıların yaptığı ballar tamamen doğal ve şifa kaynağıdır. Toros Dağları’nda egzoz ve fabrika dumanlarının olmadığı yüksek rakımlı bölgelerde, binbir çeşit çiçekten arıların yaptığı bal tamamen doğaldır" dedi.