AKİT MENÜ

Aktüel

Şantaj siyasetine geçit yok: Hedef Cumhurbaşkanıysa bu oyunu bozarız...

Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı, kamuoyunda tartışılan fon ve yolsuzluk iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada, meselenin sadece kişiler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Milletin parasına, devletin itibarına ve hukuk düzenine uzanan her elin üzerine gidilmelidir” dedi. Yazıcı, özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik siyasi baskı oluşturulmaya çalışıldığını savunarak, şu ifadeleri kullandı: “Bugün ortaya çıkan tabloya baktığımızda meselenin yalnızca birkaç isimden ibaret olmadığı açıktır. Eğer ortada suç teşkil eden bir yapı, haksız kazanç veya milletin hakkına uzanan bir el varsa bunun üzerine sonuna kadar gidilmelidir. Kim olursa olsun, hangi partiden olursa olsun, hangi makamda bulunursa bulunsun fark etmez. Ancak aynı zamanda şu gerçeği de görmek zorundayız: Bu mesele üzerinden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı köşeye sıkıştırmaya, hükümeti yıpratmaya ve Türkiye’de siyasi bir kaos iklimi oluşturmaya yönelik bir operasyon yürütüldüğüne dair ciddi siyasi tartışmalar bulunmaktadır.”

3

Yazıcı, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve ekibinin, fon soruşturmasıyla ilgili açıklamalarında “başka isimler de var” yönündeki ifadelerine de değinerek, bunun siyasi bir tartışma malzemesi haline getirilmemesi gerektiğini söyledi. Yazıcı şöyle devam etti: “Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve ekibi, ellerinde başka isimlere ilişkin bilgiler bulunduğunu söylüyor. O halde millet adına soruyoruz: Madem başka isimler var, hukuk devletinin gereği bellidir: Bildiğiniz bir suç varsa ilgili mercilere bildirirsiniz. Elinizde somut bilgi ve belge varsa yargının önüne koyarsınız. İsimleri siyasi pazarlık malzemesi haline getirmek yerine hukuk mekanizmasını işletmek gerekir. Millet artık şu sorunun cevabını bekliyor: Eğer elinizde başka isimlere ilişkin somut bilgi ve belge varsa neden bunları açıkça ortaya koymuyorsunuz? ‘Sen benimkine dokunma, ben seninkine dokunmayayım’ anlayışı Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk düzeni olamaz. Bizim anlayışımız nettir: Kim suç işlemişse hesabını versin. Kim milletin hakkına el uzatmışsa hukuk önünde hesap versin. Burada parti ayrımı yapılmaz.

4

Turgay Yazıcı, sürecin hukuk içerisinde yürütülmesi gerektiğini belirterek Adalet Bakanlığına da destek verdi: “Adalet Bakanlığımızın ve Sayın Adalet Bakanımızın bu süreçte hukukun üstünlüğü çerçevesinde atacağı her adımın arkasındayız. Yargının siyasetin günlük tartışmalarından uzak tutulması gerekir. Adalet Bakanlığına düşen görev bellidir: Kim varsa üzerine gidilsin, hangi bağlantı varsa ortaya çıkarılsın, hangi makamın kapısına dayanıyorsa dayansın hukuk işletilsin. Milletin adalet duygusunu ancak böyle koruyabiliriz.”

5

Yazıcı, iddiaların araştırılmasının yalnızca siyasi partilerle sınırlı tutulmaması gerektiğini belirterek, siyasi partiler, STK’lar, vakıflar ve dernekler içerisinde suç teşkil eden yapılanmalar bulunduğuna dair somut deliller ortaya çıkması halinde bunların da araştırılması gerektiğini öyledi. “Her siyasi partide, her sivil toplum kuruluşunda, her vakıfta veya dernekte suç işleyen birileri varmış gibi bir genelleme yapmak doğru değildir. Fakat herhangi bir yapı içerisinde suç örgütlenmesi, menfaat ağı veya hukuka aykırı bir ilişki tespit edilirse bunun üzerine gidilmesi de devletin görevidir. Eğer gerçekten içeriden ve dışarıdan aynı anda düğmeye basan bir organizasyon varsa, bunun bütün bağlantıları ortaya çıkarılmalıdır. Para trafiği nereye gidiyor, kimlerle temas kuruluyor, kim kiminle irtibatlı; bütün bunlar hukuk içerisinde araştırılmalıdır.”

6

Yazıcı, açıklamasının sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a açık destek vererek şöyle konuştu: “Sayın Cumhurbaşkanımızın yıllardır verdiği mücadele ortadadır. Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı vesayet girişimleri, darbe teşebbüsleri ve ekonomik-siyasi operasyonlar milletimizin hafızasındadır. Bugün de kimse milletin iradesini hedef alan bir operasyonu farklı isimler üzerinden yürütemez. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Amaç, Cumhurbaşkanımıza sahip çıkmak, yanlış yapanı korumak değildir. Tam tersine, Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu ‘milletin hakkına, hukukuna, malına ve mülküne el uzatan karşısında bizi bulur’ anlayışının gereği olarak herkesin üzerine gidilmesini istemektir. Bizim çağrımız nettir: Kim varsa ortaya çıkarılsın. Kim suç işlediyse hesabını versin. Kim bağlantılıysa araştırılsın. İçerideki ve dışarıdaki bütün bağlantılar hukuk içerisinde ortaya çıkarılsın. Yargı hiçbir siyasi hesabın aparatı yapılmasın. Bu mesele Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı köşeye sıkıştırma operasyonuna dönüştürülmek isteniyorsa, buna milletin feraseti izin vermeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir devlettir. Devlet aklı, hukuk ve adalet içerisinde hareket edildiği müddetçe hiçbir operasyon milletimizin iradesini teslim alamaz. Şantaj siyasetine de siyasi pazarlıklara da geçit verilmemelidir. Türkiye’nin ihtiyacı açıktır: Daha fazla adalet, daha fazla hukuk ve suç varsa kim olursa olsun hesabının sorulmasıdır.”