AKİT MENÜ

Sağlık

Fark edince hemen paniklemeyin! Göz altındaki değişimin nedeni bakın neymiş…

Güncelleme Tarihi:

Hızlı kilo kaybının ardından göz çevresinde görülen çökme, morluk ve torbalanma sosyal medyada 'Ozempic face' söylemiyle gündeme geliyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. İsmail Diri, bu değişikliklerin tek başına görme kaybı anlamına gelmediğini belirtti.

3

Hızlı ve belirgin kilo kaybının ardından yüzde oluşan hacim kaybı, özellikle göz çevresinde kendini gösterebiliyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. İsmail Diri, göz çevresindeki hacim kaybının doğrudan görme fonksiyonunun bozulduğu anlamına gelmediğini belirterek, görünümdeki değişikliklerle yeni başlayan görme şikâyetlerinin birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekti.

4

Son dönemde sosyal medyada zayıflama ilaçlarının kullanımıyla ilişkilendirilen ve kamuoyunda "Ozempic face" (ilaç kullanımına bağlı yüz değişimi) olarak popülerleşen yüz görünümü; özellikle hızlı ve belirgin kilo kaybı yaşayan kişilerde göz altı çökmesi, torbalanma ve yüzde hacim kaybı ile gündeme geliyor. Ancak göz çevresinde ortaya çıkan bu yapısal değişikliklerin, doğrudan görme fonksiyonunda bir sorun olduğu şeklinde değerlendirilmemesi gerekiyor.

5

Sosyal medyada hızlı kilo kaybına bağlı yüz değişimlerini tanımlamak amacıyla yaygınlaşan ifadelerin, tıbbi bir hastalık tanısından ziyade belirgin kilo kaybının ardından yüzde ortaya çıkan hacim değişimini tanımlamak amacıyla kullanılan popüler söylemler olduğunu belirten Op. Dr. İsmail Diri, şunları aktarıyor: “Kilo kaybıyla birlikte yüz bölgesindeki cilt altı yağ dokusunun azalması; yanakların daha çökük görünmesine, göz çevresindeki anatomik yapıların belirginleşmesine ve yüz ifadesinin daha yorgun algılanmasına neden olabilir. Göz çevresinde gördüğümüz değişikliklerin önemli bir bölümü göz küresinden değil; göz çevresindeki cilt, cilt altı yağ dokusu ve destek dokularındaki değişimlerden kaynaklanır. Özellikle belirgin kilo kaybının ardından göz altı olukları ve morluklar daha görünür hale gelebilir, mevcut torbalanmalar daha belirgin fark edilebilir. Bu görünüm tek başına gözün görme fonksiyonunun zarar gördüğünü göstermez.”

6

Göz çevresindeki yağ ve destek dokuları, yüzün anatomik görünümünün oluşmasında rol oynuyor. Yüzdeki hacmin azalmasıyla birlikte gözlerin daha çukurda olduğu izlenimi ortaya çıkabiliyor. Yaşla birlikte cilt ve bağ dokusunda meydana gelen değişiklikler de bu görünümü belirginleştirebiliyor. Görünümdeki değişiklik ile gözün işlevindeki değişikliğin birbirine karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Diri, “Bir kişinin göz altlarının çökmesi ya da torbalanmanın daha görünür hale gelmesi, tek başına retina, göz merceği veya görme sinirinin hasar gördüğü anlamına gelmez. Göz çevresindeki yapısal değişikliklerle görme fonksiyonuna ilişkin belirtileri ayrı değerlendirmek gerekir.” ifadelerini kullanıyor. Hızlı kilo kaybı sonrasında göz çevresinde meydana gelen çökme ve boşalmalar, günümüzde medikal estetik ve cerrahi yöntemlerle yönetilebiliyor. Göz çevresindeki doku kaybının derecesine göre kişiye özel planlamalar yapıldığını belirten Op. Dr. İsmail Diri, tedavi yaklaşımları hakkında şu bilgileri veriyor: “Eğer kişide sadece hacim kaybı ve hafif morluklar mevcutsa, göz altı ışık dolgusu veya hyaluronik asit içerikli dermal dolgu uygulamalarıyla bu boşluklar doldurularak daha dinç bir görünüm elde edilebiliyor. Ancak kilo kaybı çok yüksek miktarlarda olmuşsa, deri elastikiyetini kaybetmiş ve alt göz kapağında belirgin torbalanmalar veya sarkmalar meydana gelmişse medikal dolgular yetersiz kalabilir. İleri derece durumlarda ise alt göz kapağı estetiği (blefaroplasti) ameliyatları veya cerrahi yağ enjeksiyonu yöntemleri tercih edilmektedir. Burada en kritik nokta, bu tarz estetik veya cerrahi müdahalelere başlamadan önce kişinin hedef kilosuna ulaşmış ve kilosunun tamamen sabitlenmiş olmasıdır.”

7

Göz çevresinde kilo kaybıyla birlikte ortaya çıkan çökme, belirginleşen göz altı olukları veya torbalanma çoğunlukla çevre dokulardaki hacim değişikliği ile ilişkilidir. Görmede meydana gelen değişikliklerin ise aynı kapsamda değerlendirilmemesi gerekiyor. Op. Dr. İsmail Diri, “Göz çevresinin daha çökük ya da yorgun görünmesi ile görme fonksiyonunda ortaya çıkan bir değişiklik birbirinden farklı durumlardır. Bulanık görme, görme düzeyinde belirgin azalma, ani görme kaybı veya görmede hızlı bir değişiklik yaşanması halinde bunun yalnızca kilo kaybına bağlı olduğu düşünülmemelidir. Bu tür belirtilerin göz hastalıkları açısından değerlendirilmesi önemlidir.” diyor. Kısa sürede belirgin kilo değişimi yaşayan kişilerde aynada fark edilen değişiklikler çoğunlukla yüzün çevre dokularıyla ilişkili olabilir. Buna karşılık yeni başlayan görme şikâyetlerinin farklı nedenleri bulunabileceğinden, görünümdeki değişikliklerle görme fonksiyonundaki değişikliklerin birbirinden ayrılması önem taşıyor. Sosyal medyadaki popüler söylemlerin göz sağlığı açısından zaman zaman yanlış yorumlanabildiğine dikkat çeken Op. Dr. İsmail Diri sözlerini şöyle tamamlıyor: “Göz çevresindeki çökme veya torbalanma çoğunlukla çevre dokuların görünümündeki değişikliklerle ilişkilidir. Burada önemli olan, görünüm değişikliği ile görme fonksiyonundaki değişikliği birbirinden ayırt etmektir. Bulanık görme, görme düzeyinde belirgin değişiklik, ani görme kaybı veya hızla kötüleşen görme gibi yeni bir şikâyet ortaya çıktığında bunun yalnızca kilo kaybının doğal sonucu olduğu düşünülmemeli ve tıbbi açıdan değerlendirilmelidir.”